10 Şubat 2009 Salı

Nerede kalmıştık!

Şampiyon Galatasaray, açılış maçında Denizli'yi farklı yendi. Futbolu göz doldurmasa da 4 golle kazanmasını bildi. İlk yarı iyi direnen Denizlispor, ikinci devrede 10 kişi kalınca farklı sonuç geldielli ki Galatasaray kazanacak! Hayır; büyük takım olduğu, konuğun hakkının yeneceği, hakemin taraf tutacağı için falan değil. Kalite farkından! Geçen sezonların kime ne zaman patlayacağı belli olmayan 'serseri mayın'ı Denizli gitmiş. Teknik direktör Ali Yalçın'ın sözünü verdiği gibi 'mücadele gücü yüksek, pozisyona giren, çok güzel bir takım' gelmiş. Ev sahibine gelince; 'taşlar' yerine biraz daha oturmuş gibi. Bir kere Kewell eklenmiş takıma. Bir de Skibbe, sağ bek kabul etmediği Sabri'yi yerine; top da dağıtabilen Ayhan'ı ise Topal'ın yanına koymuş. Hal böyle olunca Galatasaray'ın ataklarda 'yarım ay'a dönen 4-4-2'si göz dolduruyor. Özellikle orta sahadaki herkes ve hatta Lincoln bile oyuna katılınca! 13'ten itibaren çalışkan orta sahanın etkisinde gelişen; Lincoln, Nonda ve Kewell'ın son vuruşlarıyla biten bir dünya denemesi oluyor Galatasaray'ın. Bu kadar 'egzersiz' 36'da problemi kolayca çözdürüyor: Şaş'ın asistiyle Kewell ilk golü imzalıyor. Ama konuk 'kaderci' değil. Sınırlı ataklarla da olsa kovaladıkları gol 45'te geliyor: Ceza sahasından açılan top Çağlar'a pas, ondan da Fatih'in imzaladığı gole asist oluyor.

ÜKREŞ'E DUA GEREKİYOR
İkinci yarıda, 47'de Murat Karakoç'un da atılmasıyla, ev sahibi abluka altına alıyor Denizli kalesini. Lincoln'ün kullandığı korneri kaleci çıkartmaya çalışırken Balta'nın 76'da ağlara uçan 'füzesine' asist oluyor. 84'te yine bir Lincoln korneri bu kez de Barış'a bir kafa golü attırıyor. +95'teki son gol ise Kewell'ın asistine Lincoln'den geliyor. Seyirci de, yönetim de, futbolcu da, futbol da mutlu. Peki Bükreş'e yeter mi bu mutluluk? Steaua'nun Denizli kadar 'cici' olmadığı gerçeğinden yola çıkarak, her şeye bir de bolca dua gerekecek, unutmamak gerekiyor...

Hiç yorum yok: