29 Kasım 2008 Cumartesi

İşte Davutpaşa'daki patlamanın sebebi

Uzmanlar açıkladı...Zeytinburnu'nda meydana gelen patlama sonrası İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) talebiyle İstanbul Üniversitesi tarafından oluşturulan bilirkişi heyeti, patlamanın meydana geldiği firmada aşırı oksidan ve yanıcı maddeler kullanıldığını açıkladı.

Prof. Dr. Ahmet Saygun, Prof. Dr. Servet Timur, Doç. Dr. Necmettin Gündüz, Yrd. Doç. Dr. Mecit Çelik, Yrd. Doç. Dr Hasan Yıldırım'dan oluşan heyet, ön raporunu açıkladı. Ön rapora göre yapılan ön tespitler şöyle sıralandı;

Binalarda yapıldığı ön incelemede patlamanın olduğu binanın üst iki kat döşemesi çökmüş vaziyette. Bina tümüyle kullanılamaz durumda. Yıkımının da özenle yapılması lazım. Arka bitişikteki 42 numaralı binada üst katının kolonlarında çok hasar var. Dolayısıyla bu katında yıkılması gerekir. Bu binanın alt katlarında hasar az olup tamiri mümkündür. Karşısındaki iş hanında köşe üst kolonunda ve kirişinde hasar var. Onarılması gerekir. Prestij İş Merkezi binasının 4. normal katında bir kolonda hasar var. Güçlendirilmesi gerekir. Genel olarak bütün binalar için duvarlar bölme duvarlar hasar görmüş durumda, onların yıkılıp tekrar örülmesi gerekiyor. Kapı numarası 45-50 olan binada taşıyıcı sistem hasar görülmedi. Duvarlarda çatlaklar mevcut. Çevrede diğer mevcut binalarda cam ve doğramalarda ciddi hasar var.

Raporda kimyasal maddelerle ilgili ön bilgiler ise şöyle; Söz konusu firmada halk arasında maytap ve fişek olarak tanımlanan malzemeler üretmek üzere çeşitli aşırı oksidan ve yanıcı maddeler kullanıldığı görülmüştür. Bu tür malzemelerin imalatı veya imalatta kullanılması özel izne ve emniyet gerektirir. Söz konusu enkaz alanında bu tip özel önlemler göze çarpmamıştır. Miktar konusunda tespit yapılamamıştır.

Açıklamada ayrıca, esas raporun çalışmaların tamamlanmasının ardından önümüzdeki hafta kamuoyuna sunulacağı belirtildi.

Cihan

Anneye en acı karne

Diyarbakır'da bombalı saldırıda ölen Diyarbakır Fen Lisesi 11'inci sınıf öğrencisi Eren Şahin'in takdir belgeli karnesini, annesi Oya Eronat gözyaşları içinde aldı. Anne Eronat, "O hep takdir alırdı" dedive ortaöğretimde eğitim gören yaklaşık 15 milyon öğrenci 600 bin öğretmen, 4 aylık bir maratonun ardından dün 2 hafta sürecek ara tatile girdi. Yeni eğitim yılının açılışını Ankara'da yapan Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in karne dağıtım töreni için tercihi, terör nedeniyle gergin günler yaşayan Diyarbakır oldu. Çelik, bombalı saldırıda yaşamını yitiren lise öğrencisi Eren Şahin'in karnesini annesi Oya Eronat'a verdi. Hüzünlü karne töreni Eren'in eğitim gördüğü Diyarbakır Fen Lisesi'nde yapıldı. Eronat'a başsağlığı dileyen Çelik'in yaptığı konuşmada verdiği mesaj terörle ilgili oldu:

OMUZ OMUZA
"Farklılıklarımızı zenginlik hale getirerek, etnik köken, dil farkını öne çıkararak, farklılıkları kaşıyıp, birbirimizin gırtlağına sarılmak yerine, ellerimizi kollarımızı birleştirip omuz omuza verdiğimiz zaman bu ülkedeki herkesin yüzü gülecek." Kendi eğitim sürecinden örnekler veren Çelik, Diyarbakırlı çocuklara seslendi. Kendi babasının imam, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün babasının torna ustası, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın babasının taka gemi kaptanı olduğunu hatırlatan Çelik, "Benden ne olur demeyin, kendinizi küçümsemeyin" dedi.

ANILARI YAŞATILACAK
Çelik, Diyarbakır'daki bombalı saldırıda hiç suçları yokken 6 öğrencinin öldüğünü anımsattı ve saldırıda ölen çocukların isimlerinin okullara verilerek yaşatılacağını söyledi. Saldırıda yaşamını yitiren "yavrulardan biri"nin Eren Şahin olduğunu belirten Çelik, "Şu an aramızda değil ama ruhuyla aramızda" dedi. Karne dağıtım töreninde Bakan Çelik, "Aziz bir hatıra olarak saklaması için takdim ediyorum" diyerek, tamamı 5 olan takdir belgesi bulunan karneyi anne Oya Eronat'a verdi. Gözyaşlarına hakim olamayan Eronat, "Oğlum zaten ilkokuldan beri sürekli takdir getiriyordu. Sürpriz değil. Hep başarılıydı" dedi. Çelik, karne dağıtma töreninin ardından Diyarbakır'ın Çermik ilçesine geçti. Çelik, 2003 yılında uçak kazasında yaşamını yitiren Ercan Demirkol adına çalıştığı şirket KVK'nın yaptırdığı Anadolu Lisesi'nin açılışını yaptı, 150 kişilik yurdun da temelini attı. Tören için alana getirilen öğrenciler, Bakan Çelik gelene kadar soğuk havada uzun süre bekletildi. Çelik, geldikten sonra, soğukta bekletildiklerini gördüğü öğrencilerin hemen sınıflara götürülmesini istedi.

23 Nisan'da resepsiyon tartışması

TBMM Başkanı Köksal Toptan, 23 Nisan resepsiyonu ile ilgili olarak ''Herkesin davetimize icabet etmesini gönülden istiyoruz'' dedi. ...TBMM Başkanı Köksal Toptan, 23 Nisan resepsiyonu ile ilgili olarak ''Herkesin davetimize icabet etmesini gönülden istiyoruz'' dedi.

Toptan, Bilkent Üniversitesi'nde düzenlenen ''3. Genç Akademi Toplantısı''na gelişinde gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Toptan, TBMM Genel Kurulu'nda Tunceli Bağımsız Milletvekili Kamer Genç'e yönelik ''şiddet eylemlerini nasıl değerlendirdiğinin'' sorulması
üzerine, ''sadece Türkiye'de değil, başka ülkelerdeki parlamentolarda da zaman zaman tartışmalar yaşandığını'' ifade etti. Bu tür tartışmaları olağan karşılamak gerektiğini belirten Toptan, şunları söyledi:

''Bunun fiili hale dönüşmesini onaylamak, insanın içine sindirmesi mümkün değil. Kürsüde konuşan arkadaşın sözleri güzel değildi, şık
değildi. Ancak şık olmayan sözlere karşın ondan daha kötü bir karşılık vermek ve fiili harekette bulunmak milletvekillerimize yakışan bir
hareket değil. Kesinlikle onaylamıyorum.''

23 NİSAN RESEPSİYONU

Köksal Toptan, bir gazetecinin ''23 Nisan resepsiyonunu askerlerin bu yıl da boykot edeceği haberleri var. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?''
sorusuna karşılık Toptan, ''Boykot sözcüğü askerlere yakışmaz. Boykot etmezler'' dedi.''Askerin bir takım hassasiyetleri olduğunu ve bunları bildiğini'' anlatan Toptan, ''Biz kendilerine, herkese davetiye gönderdik. Herkesin davetimize icabet etmesini gönülden istiyoruz. Bakalım, kim gelir. Hep beraber göreceğiz'' diye konuştu.

301. MADDE DEĞİŞİKLİĞİ

TBMM Başkanı Toptan, Türk Ceza Kanunu'nun 301. maddesi ile ilgili değişiklik teklifinin Meclis'teki seyrinin nasıl olacağına ilişkin bir
soruyu yanıtlarken, uzun zamandır gündemde olan bu konunun TBMM aşamasında da tartışılmasının doğal olduğunu ifade etti. Toptan,
''Türkiye tartışabildiğine göre, TBMM en doğru kararı verecektir. Güvenmek gerekir'' dedi.

Toptan, izin müessesesinin ''kovuşturma'' ya da ''soruşturma'' aşamasında kullanılması ile ilgili farkın hatırlatılması üzerine, ''kovuşturma'' ya da ''soruşturma'' aşamasında izin verilmesinin önemli bir fark olduğunu söyledi. Değişiklik teklifini görüşecek komisyonun bu işlerin uzmanı olarak bir değerlendirme yapacağını belirten Toptan, ''Eksiklik, tamamlanacak bir taraf varsa Genel Kurul'da düzeltilir. Hiç endişe edilmesin'' dedi.

TBMM Başkanı Toptan, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nin AK Parti hakkındaki kapatma davasıyla ilgili bildiri hazırlama tartışmalarına
yönelik soru üzerine şunları söyledi:''Ben açıklama yaptım. Milletvekili arkadaşlarla pazartesi günü toplantı yapıp bilgi alacağım. Yapıldığı iddia edilen toplantıdan ve içeriğinden haberim yok. Benim de Konsey Başkanı'na tebrik mesajı dışında davetim söz konusu değil. Temasım da söz konusu değil...''

AA

Emekli maaşı ne kadar artacak?

DSP İstanbul Milletvekili Jale Ağırbaş, emeklilerin maaşlarına bu yıl yapılan artışı sordu.Ağırbaş, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yanıtlaması ...DSP İstanbul Milletvekili Jale Ağırbaş, emeklilerin maaşlarına bu yıl yapılan artışı sordu.

Ağırbaş, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına sunduğu yazılı soru önergesinde, 2008 yılında emekli maaşlarında gerçekleşen net artışın kaç YTL olduğunun açıklanmasını
istedi.

Yapılan artışın yeterli olup olmadığı sorusunu yönelten Ağırbaş, ''Emeklilerimize 2008 yılının ikinci altı ayı için yapılacak zam
oranının, onları rahatlatacak seviyeye çıkarılması düşünülmekte midir?'' dedi.Emekliler arısındaki maaş farkın ne zaman giderileceğini öğrenmek
isteyen Ağırbaş, bu konudaki çalışmaları sordu.

AA

Hande'ye sevgilisinden sevişme yasağı

Güzel oyuncuya evlenme hazırlığında olduğu sevgilisinden yeni filmindeki cesur sahneler için yasak geldiHande Ataizi, yakında eski partneri Cem Davran’la birlikte İrfan Tözüm’ün Masum Kadınlar filmi için kamera karşısına geçecek.

Ünlü oyuncu uzun bir aradan sonra kamera karşısına geçeceği için çok heyecanlı olduğunu açıkladı.

Yeni filminde  dayısının oğlunun tecavüzüne uğrayan bir kızı canlandıracak olan Ataizi'ne işadamı sevgilisi Philippe Arman ’sevişme sahnesi yasağı’ geldi.

Ataizi'nin ödül almayı hedeflediği projeden vazgeçmemek için, sevişme sahnelerinde dublör kullanacağı öğrenildi
 

PAŞALARIN TAHLİYE TALEBİNE RED

TUTUKLULUKLARI DEVAM EDECEK. SEVİLAY YÜKSELİR BİLDİRİYORTolon ve Eruygur'un tahliye talebi reddedildi.
AYRINTILAR GELİYOR

Talat, BM heyetini kabul etti

Görüşmede Türk tarafının pozisyonunu ve yeni süreçten beklentilerinin aktarıldığı kaydedildiKKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun'un Siyasi İşlerden Sorumlu Yardımcısı Lynn Pascoe başkanlığındaki BM heyetini kabul etti. 
 
Kıbrıs'a dün akşam gelen Pascoe ve heyeti Cumhurbaşkanı Talat ile yaklaşık 1 saat süren bir görüşme yaptı. Görüşmede görüntü alınmasına izin verilmedi.
Pascoe, görüşmeden sonra gazetecilerin sorusuna karşılık, ''verimli bir görüşme'' yaptıklarını söyledi. Pascoe, Lokmacı kapısının açılmasına yönelik tarih belirlenip belirlenmediği sorusuna net yanıt vermeyerek, ''basın bülteninde gerekli açıklamanın yapılacağını'' belirtti.
ERÇAKICA'NIN AÇIKLAMASI
KKTC Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca, gazetecilerin sorusu üzerine yaptığı açıklamada, görüşmede Türk tarafının pozisyonunu ve yeni süreçten beklentilerinin aktarıldığını kaydetti.
Bu sürecin sonunda bir sonuca ulaşma arzu ve kararlılığında olduklarını, BM'nin de sürece aktif olarak dahil olmasını beklediklerini Pascoe'ya ilettiklerini ifade eden Erçakıca, şunları söyledi:
''Görüşme daha fazla Kıbrıs Türk tarafının pozisyonunu aktarmak şeklinde geçti. Kıbrıs Türk tarafı adına Sayın Cumhurbaşkanı, yeni süreçten beklentilerimizi aktardı, bu sürecin sonunda bir sonuca ulaşma arzusunda ve kararlılığında olduğumuzu belirti. Bu sürece BM'nin aktif olarak dahil olmasını beklediğimizi vurguladık.''
Bir soru üzerine, Pascoe'nun bugünkü görüşmede bir şey söylemediğini, daha fazla dinlemeyi tercih ettiğini belirten Erçakıca, ''Bu ilk görüşme yoklama şeklinde oldu diyebiliriz. Bizim bakımımızdan da verimli oldu. Bizim de bu görüşmeye ihtiyacımız vardı. Bir kez daha bu yeni süreci nasıl değerlendirdiğimizi ve Kıbrıs sorununu nasıl değerlendirdiğimizi genel olarak aktardık'' dedi.
Lokmacı kapısıyla ilgili tarih belirlenmediğini ifade eden Erçakıca, Lokmacı'nın mümkün olduğunca çabuk açılmasını istediklerini kaydetti. Kapının açılmasında teknik hazırlıkların da tamamlanması gerektiğine işaret eden Erçakıca, Lokmacı'nın açılışının, Pascoe'nun adadan ayrılacağı çarşamba gününe yetişip yetişmeyeceğini bilmediğini, Pascoe adadayken açılırsa iyi olacağını söyledi.
Pascoe, KKTC Cumhurbaşkanı Talat ile 2 Nisan çarşamba günü yeniden bir araya gelecek.
HRİSTOFYAS İLE GÖRÜŞME
BM Genel Sekreteri Yardımcısı Pascoe, KKTC Cumhurbaşkanı Talat ile görüşmeden önce Kıbrıs Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas ile bir araya geldi.
Hristofyas-Pascoe görüşmesiyle ilgili taraflar açıklama yapmadı.
 

Alemdaroğlu Savcı'ya Perinçek Organize'ye

Ergenekon soruşturmasında, sorguları biten Prof. Kemal Alemdaroğlu ve 4 kişi dün savcılığa sevk edildi. Doğu Perinçek ise Organize Şube Müdürlüğü'ne götürüldüErgenekon örgütüne yönelik operasyonda gözaltına alınan ve dün akşam savcılıkta da susma hakkını kullanarak ifade vermeyen eski İstanbul Üniversitesi Rektörü Kemal Alemdaroğlu "örgüt üyesi olmak, halkı hükümete karşı silahlı isyana teşvik etmek" suçundan tutuklama talebiyle sabaha karşı mahkemeye sevkedildi. Alemdaroğlu ile birlikte savcılığa sevkedilen 4 kişiden 3'ü için de tutuklama istenirken, İbrahim Benli savcılık ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Dün öğle saatlerinde Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne getirilen İP Genel Başkanı Doğu Perinçek ise sabaha karşı ifade için savcılığa sevkedildi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi'ndeki işlemleri tamamlanan Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu, Ulusal Kanal Genel Yayın Yönetmeni Ferit İlsever, Ulusal Kanal Yönetim Kurulu üyesi gazeteci Adnan Akfırat, Aydınlık Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Serhan Bolluk ve Ulusal Sanayici ve İşadamları Derneği (USİAD) üyesi işadamı İbrahim Benli savcılığa sevk edildi. Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'ne ilk olarak 12.40'da Alemdaroğlu, Akfırat, Bolluk ve Benli, bir saat sonra da Ferit İlsever getirildi. Kelepçesiz getirilen sanıklar, adliyeye ön kapıdan alındı. Sanıkların sorguları cumhuriyet savcıları Zekeriya Öz, Mehmet Ali Tekgüzel ve Nihat Taşkın tarafından yürütüldü. Akfırat, Bolluk, Benli ve İlsever'in sorguları dün gece geç saatlere kadar sürdü. Alemdaroğlu susma hakkını kullanarak ifade vermedi. Savcılık, sorgulamanın ardından Benli'yi serbest bırakırken, Alemdaroğlu, Akfırat, Bolluk ve İlsever'i tutuklama talebiyle mahkemeye sevketti.

PERİNÇEK SAVCILIKTA
Doğu Perinçek ise dün sabah saatlerinde Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'nden, Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne götürüldü. Bazı telefon görüşmeleri nedeniyle sorgulandığı iddia edilen Perinçek, sabaha doğru savcılığa sevkedildi.

Dijital parmak izi uygulaması

İngiltere'de İçişleri Bakanı her yıl 500 bin yeni kişinin genetik parmak izinin alındığını belirtirken, 2008 yılına kadar her 14 İngiliz'den birinin ...n class="ver11">İngiltere'de İçişleri Bakanı her yıl 500 bin yeni kişinin genetik parmak izinin alındığını belirtirken, 2008 yılına kadar her 14 İngiliz'den birinin genetik izinin alınmasını amaçladıklarını kaydetti. Bu da nüfusun yüzde 7'sine denk geliyor. Başka bir yasa teklifine göre terör olaylarına karıştığından şüphe edilen kişiler, ev hapsine alınabilecek ve bu kişilerin sokağa çıkması yasaklanabilecek.

Çırağan'ın bin dolarlık keki dünya listesinde

Amerikan Forbes dergisinin seyahat eki, dünyanın en pahalı tatlılarını açıkladı. Çırağan Oteli'nde bin dolara satılan "Sultanın Altın Keki " dördüncü oldu

"Dava Avrupa'yı endişelendiriyor"

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nin (AKPM) Başkanı Puig, Anayasa Mahkemesi'nin Venedik Kriterleri'ne uygun karar almasını istedi

"Türk Ordusu onay istemez"

ABD Harekat Başkanı Korgeneral Ham: "Sadece çokuluslu gücün operasyonlarıyla çakışmaması için bilgi istedik"ABD Genelkurmay Başkanlığı Harekat Başkanı Korgeneral Carter Ham, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, Irak'ın kuzeyinde düzenlediği operasyonlar için ABD ordusundan onay istemesinin söz konusu olmadığını, çünkü iki ülke arasındaki ilişkinin böyle bir nitelik taşımadığını bildirdi.
Korgeneral Ham, Pentagon'da düzenlediği brifingde, ''TSK'nın sınır ötesi operasyonunun zamanlaması konusunda Türkiye ile ABD'nin hemfikir olup olmadığının'' sorulması üzerine, ''bu tip görevler için Türk ordusu onay istemez, ABD ordusu da onay vermez. İlişki böyle değil. Biz, Türk ordusunun harekatının, Irak'taki çok uluslu gücün operasyonlarıyla çakışmaması için onlardan bilgi istedik, Türk ordusu da bunu kabul etti. Dolayısıyla bu, onayın söz konusu olduğu bir durum değil'' dedi.
Türkiye'den, harekatın süresinin ve derinliğinin sınırlı olduğu yönünde bilgi aldıklarını belirten Ham,
gelişmelerin de bununla tutarlılık içinde olduğunu kaydetti. Ham, operasyonun sonuna yaklaşıldığını şu aşamada söyleyemeyeceğini ve harekatın ne zaman biteceğine Türk hükümetinin karar vereceğini söyledi.
ABD'nin Türk ordusuyla istihbarat paylaşımının sürdüğüne işaret eden Ham, ancak bunun ayrıntılarına girmeyeceğini belirtti.
Ham, ''Türkiye'yi, operasyonlarına ilişkin Irak hükümetini de bilgilendirmesi yönünde teşvik ediyoruz. Son zamanlarda bu konuda üst düzey Türk ve Iraklı askeri yetkililer arasında görüşmeler olmasından cesaretlendik. Sanırım bu umut verici'' diye konuştu.
Ham, ''Savunma Bakanı Robert Gates'in de dile getirdiği gibi, PKK sorununun sadece askeri bir problem olmadığını'' sözlerine ekledi.
Operasyonun şimdiye kadarki sonuçlarına ilişkin bir soru üzerine  Ham, ''operasyonlarının başarısı konusunda Türklerin kendilerinin yorumda bulunması daha uygun olur'' dedi.
 

Kenya'da etnik temizlik başladı-GALERİ

İnsan hakları örgütleri, Kenya'da devlet başkanı seçimlerinden sonra çıkan şiddet olaylarında 300'den fazla kişinin öldüğünü bildirdi. ...İnsan hakları örgütleri, Kenya'da devlet başkanı seçimlerinden sonra çıkan şiddet olaylarında 300'den fazla kişinin öldüğünü bildirdi.

Kenya İnsan Hakları Komisyonu ve Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu tarafından yapılan ortak açıklamada, "Farklı bağımsız kaynaklara göre, 27 Aralık 2007'deki seçimlerden bu yana 300'den fazla kişi öldü" denildi.



ABD VE İNGİLTERE'DEN ORTAK UZLAŞMA ÇAĞRISI

ABD ve İngiltere, devlet başkanı seçiminin ardından şiddet olaylarında yüzlerce kişinin yaşamını yitirdiği Kenya'daki liderlerden, yandaşlarına şiddete son vermeleri çağrısında bulunmalarını istedi.

ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice ve İngiltere Dışişleri Bakanı David Miliband, yaptıkları ortak açıklamada, acil önceliklerinin, Kenya'da siyasi uzlaşmayı desteklemek ve şiddeti sona erdirecek bir yol bulmak olduğunu belirttiler.Açıklamada, "oy sayımı sürecinde ciddi usulsüzlükler yapıldığına dair
bağımsız bilgiler bulunduğu", ancak ABD ve İngiltere'nin önceliğinin, seçimi kazandığı ilan edilen Devlet Başkanı Mwai Kibaki ile muhalefetin adayı Raila Odinga arasında uzlaşma sağlamak olduğu kaydedildi.Rice ve Miliband'ın açıklamasında, "Kenya ve bölgedeki bu çok önemli zamanda, ülkelerimiz adına, ulusal birlik ve uzlaşmayı destekleyecek diplomatik ve siyasi çabaları göstermeyi taahhüt ediyoruz" denildi.

Afrika'nın en istikrarlı ekonomisi ve demokrasisi olarak görülen Kenya'da perşembe günü yapılan devlet başkanlığı seçiminin ardından ülkedeki şiddet olayları önce seçim sonuçlarının açıklanmasının gecikmesiyle başlamış, olaylar muhalefet lideri az farkla da olsa önde giderken seçimi Devlet Başkanı Kibaki'nin kazandığının ilan edilmesiyle alevlenmişti. Olaylarda 300'e yakın kişi öldü.

ETNİK ŞİDDET RUANDA'YI HATIRLATIYOR

Kenya'da seçim sonuçlarının açıklanmasından sonra ortaya çıkan etnik şiddet olaylarındaki manzaranın, 1994'teki Ruanda katliamını hatırlattığı belirtiliyor.Sığındıkları kilisenin dün ateşe verilmesiyle yanarak ölen 50 kadar kişinin, Devlet Başkanı Mwai Kibaki'nin de mensubu olduğu Kenya'nın en büyük etnik grubu olan Kikuyulardan oldukları bildiriliyor.Kenya'nın diğer 41 kabilesi, Kikuyuları iktidarı ve ticareti tekeline almakla suçluyorlar. Söz konusu ithamı yapanlar arasında, seçimi az bir oy farkıyla kaybettiği açıklanan muhalefet lideri Raila Odinga'nın mensubu olduğu Luolar da bulunuyor.

Seçimi Kibaki'nin ikinci kez kazandığının açıklanmasından sonra başlayan şiddet eylemlerinde, tüm ülkede Kikuyuların hedef alındığı, bu etnik grubun üyelerinin evlerinin yağmalandığı ve ateşe verildiği bildiriliyor.Eldoret bölgesinde birkaç gündür evleri yakılan binlerce Kikiyu'nun kiliselere, havalimanına sığındığı veya ormana kaçtığı belirtiliyor.

Ancak Kikuyular dün, sığındıkları kilisenin de sabah erken saatlerde saldırganlarca yakıldığına şahit oldular. 2000 kişinin sığındığı kilisedeki yangında, 25'i çocuk 50 kadar kişinin öldüğü bildirildi. Bir kilise yetkilisi BBC'ye, saldırganların kiliseyi ateşe vermeden önce içerideki insanları dövmeye başladıklarını anlattı.

Başkent Nairobi'nin gecekondu mahallerinde rakip grupların bıçak ve sopalarla birbirlerine saldırdıkları, başkentin iki gündür hayalet kente döndüğü, insanların gıda ve su stoku yapıp evlerinden çıkmadıkları belirtiliyor. Yağma olayları yüzünden birçok dükkanın da kepenklerini açmadığı bildiriliyor.

ETNİK TEMİZLİK SUÇLAMASI

Kenya hükümeti sözcüsü Alfred Mutua, Odinga yandaşlarını ''sistematik bir etnik temizlik kampanyası'' yürütmekle suçladı.

Kenya'daki dünkü manzaranın, Ruanda'da, aralarında kiliselere sığınmış olanların da bulunduğu yüzbinlerce kişinin katlediği 1994'deki soykırımı hatırlattığı
belirtiliyor.

Müslüman İnsan Hakları Forumu Başkanı Ali-Emin Kimathi, siyasi protestoların eski meselelerin hıncını çıkarmak isteyenlerce kullanıldığını belirterek ''Yeni bir Ruanda'ya doğru gidiyoruz'' dedi.Kenya'daki şiddetin daha da süreceği tahmin ediliyor. Zira muhalefet lideri Odinga, hükümetin yasakladığı gösteriyi yarın yapacağını açıkladı. Kibaki şiddeti sona erdirmek için Odinga ile görüşmek istediğini söylüyor ancak Odinga, Kibaki Kenya'nın meşru başkanı olmadığını kabul edene kadar kendisiyle görüşmemekte ısrar ediyor.

Kenya'da siyaset her zaman etnik bölünmelerin etkisinde oldu. Hamilik ve yolsuzluğun yaygın olduğu ülkede birçok Kenyalı, kendi tarafından biri iktidara gelirse bundan doğrudan yararlanacağını düşünüyor.Ülkenin batısı ve Nairobi'nin gecekondularında yaşayan Odinga'nın Luo cemaatinin mensupları, "kendi" adamlarından yana olurken, Kenya'nın orta kesimlerindeki Kikiyular Kibaki'yi destekliyor.

RUANDA'DA NELER OLMUŞTU?


Ruanda'da, 1994 Nisanında Tanzanya'daki barış zirvesinden dönen Hutu mensubu Devlet Başkanı Juvenal Habrayimana ile Burundi Devlet Başkanı Cyprien Ntaryamira'yı taşıyan uçak, Kigali'ye inerken pist kenarından atılan roketle düşürülmüştü.

Bu olayın ardından başlayan etnik şiddette, Hutulardan oluşan ordu Tutsileri katletmeye başlamış, ılımlı Hutular da katliamdan kurtulamamıştı.

Ruanda'da 10 Belçikalı barış güçü askerinin öldürülmesinden sonra Belçika ülkedeki askerlerini çekmiş, bu ülkeyi takiben BM barış gücüne katılan diğer ülkeler de askerlerini çekmişlerdi. Barışgücünün ülkeden ayrılması, Hutuların Tutsilere yaptığı 800 bin kişinin öldüğü katliamın yolunu açmıştı. Belçikalı barış gücü askerleri, uçak kazasının ertesi günü öldürülen Başbakan Agatha Uwilingiyimanı'yı korumakla görevliydiler.

"2 İŞÇİ ÖLDÜ, 16 KİŞİ YARALANDI"

KIRIKKALE VALİSİ'NDEN AÇIKLAMAKırıkkale Valisi Mustafa Bahrettin Demirer, Kırıkkale'deki MKE Barut Fabrikasında meydana gelen patlamada 2 işçinin öldüğünü, 16 kişinin yaralandığını bildirdi.
Vali Demirer, patlamanın meydana geldiği MKE Barut Fabrikasında gelerek incelemelerde bulundu.
Demirer, muhabirinin sorusu üzerine, Barut Fabrikasında bir patlama meydana geldiğini belirterek ''Maalesef 2 işçi hayatını kaybetti, 16 yaralı var. Yaralılar, Kırıkkale'deki hastanelerde tedavi altında'' dedi.

İLGİLİ HABERLER

Altın Koza'da 12 film yarışacak

Bu yıl 2-8 Haziran arasında yapılacak ''15. Altın Koza Uluslararası Film Festivali''nde 12 Türk filminin yarışacağı bildirildi

Avrupa Koleji'nden Çanakkale sergisi

Özel Avrupa Koleji 4. sınıf öğrencileri ve öğretmenleri Çanakkale Zaferi'nin 92. yılı anısına özel bir sergi hazırladı. Çanakkale Savaşı'nda gazi ve ...Özel Avrupa Koleji 4. sınıf öğrencileri ve öğretmenleri Çanakkale Zaferi'nin 92. yılı anısına özel bir sergi hazırladı. Çanakkale Savaşı'nda gazi ve şehit olanları anmak amacıyla düzenlenen "Mustafa Kemal ve Çanakkale'nin Mektepli Mehmetleri" adı verilen sergi bir hafta süresince ziyaret edilebilecek.

Cisse&Rüştü derbide sahada

Beşiktaş, sezon başından bu yana ilk kez tam kadro olarak çalışmalarını sürdürürken, uzun süredir sakat olan Cisse'nin de Fenerbahçe maçında oynayabileceği açıklandı. ...Beşiktaş, sezon başından bu yana ilk kez tam kadro olarak çalışmalarını sürdürürken, uzun süredir sakat olan Cisse'nin de Fenerbahçe maçında oynayabileceği açıklandı. Hafta başından bu yana takımla çalışmalara katılan Fransız oyuncunun, tam anlamıyla iyileştiği belirtildi. Teknik direktör Ertuğrul Sağlam'ın da bu oyuncuyla görüşerek, "Sana ihtiyacım var. Uzun zamandır eksikliğini hissediyordum. Artık geride kalan her maçımız bir final ve sana da bu final maçlarında büyük iş düşüyor" dediği öğrenildi. Bu arada dün takımla çalışan Rüştü'nün de iyi olduğu ve maçta görev alabileceği bildirildi.

Başkan'ın gafı Nükhet Duru'yu kızdırdı

Bakın ünlü şarkıcıya kim diye hitap etti...Zonguldak'ın Ereğli ilçesinde, Uluslararası Sevgi, Barış, Dostluk Kültür ve Sanat Festivalinin son günündü, Teoman, Nükhet Duru ve Gülben Ergen sahne aldı.
Ereğli'de 15. düzenlenen Uluslararası Sevgi, Barış, Dostluk Kültür ve Sanat Festivalinin son günü muhteşem bir finalle sona erdi.

Saatler öncesinden konser alanını dolduran seyirciler sanatçıların çıkmasını beklediler. İlk olarak sahneye Rock müziğinin popüler ismi Teoman çıktı. Genç bayan hayranlarının yoğun ilgi gösterdiği konserde Teoman en popüler parçalarını hayranları için söyledi. Teoman'ın ardından sahneye yılların eskitemediği Nükhet Duru aldı. Ereğli'de ilk defa konser veren Nükhet Duru gördüğü kalabalık karşısında şaşkına döndü. Sahne önünde bulunan bayanlara genç kalmak için bazı tiyolar veren Nükhet Duru hayranlarını hareketli parçalarla coşturdu. Nükhet Duruya sahneye hediyelerini vermek için çıkan Ereğli Belediye Başkanı Murat Sesli, Nükhet Duru'yu karşısında görmenin heyecanından Nükhet Duru'ya, Gülben Ergen diye hitap edince seyirciler tarafından uyarılan Başkanı Sesli, "Gülben Ergen bizi andı. Hemen sahneden inmemizi istiyor, herhalde" diyerek durumu kurtarmak istedi.
Gecenin final konserinde Gülben Ergen sahne aldı. Konserde birbirinden hareketli parçalarla hayranlarını coşturan Gülben Ergen, gördüğün yoğun ilgiden dolayı memnuniyetini dile getirdi. Sahnede hayranları Gülben Ergen'in küpelerini istedi. Hayranlarını kırmayan Ergen küpelerini hayranlarına hediye etti. Konser sırasında Türkiye Ampute Milli takımı oyuncularından biri sahneye atlayarak Gülben Ergene Türkiye Milli Takımını formasını hediye etti. Gecede Ereğli Belediye Başkanı Murat Sesli Gülben Ergen'e Osmanlı Çileği reçeli, Elpek bezinden şal, kahve fincanı ve çeşitli hediyeler hediye etti.
15. Uluslararası Sevgi, Barış, Dostluk Kültür ve Sanat Festivali havai fişek gösterileri ile sona erdi.
İHA

76 yaşındaki Taylor yıllar sonra dışarıda

Hollywood'un menekşe gözlü yıldızı Elizabeth Taylor, bir yemek çıkışı köpeğiyle birlikte objektiflere yakalandı. Kemik erimesi yüzünden bel kemiğinde ...Hollywood'un menekşe gözlü yıldızı Elizabeth Taylor, bir yemek çıkışı köpeğiyle birlikte objektiflere yakalandı. Kemik erimesi yüzünden bel kemiğinde sorun yaşadığı için uzun yıllardır tekerlekli sandalyeye bağlı yaşayan 76 yaşındaki yıldız, uzun bir aradan sonra ilk kez dışarı çıktı. Hollywood'daki bir restoranda arkadaşlarıyla yemek yiyen Taylor, köpeğini bir saniye kucağından bırakmadı. Osteoporoz dışında kalp yetmezliği ve beynindeki tümör yüzünden uzun yıllardır çeşitli ilaçlar kullanan Taylor'un çok kilo vermesi dikkat çekti.

İstanbul'da elektrik kesintisi

İstanbul'da Sarıyer ve Bakırköy işletme müdürlüklerinde yapılacak tesis ve trafo merkezi bakım onarım çalışmaları nedeniyle bu ilçelere bağlı bazı semtlerde elektrik kesintisi uygulanacak. ...İstanbul'da Sarıyer ve Bakırköy işletme müdürlüklerinde yapılacak tesis ve trafo merkezi bakım onarım çalışmaları nedeniyle bu ilçelere bağlı bazı semtlerde elektrik kesintisi uygulanacak.

Boğaziçi Elektrik Dağıtım Genel Müdürlüğü Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamaya göre, elektrik kesintisi uygulanacak yerler, tarihleri ve saatleri ile şöyle:

''-18 Temmuz Cuma; saat 10.00-14.00 arasında, Sarıyer ilçesine bağlı Zekeriyaköy Pelikan Park Evleri ve civarı.

-23 Temmuz Çarşamba; saat 01.00-03.00 arasında, Bakırköy ilçesine bağlı C&A Moda Ticaret AŞ, Fahri Korutürk Caddesi'nin bir bölümü, İstanbul Caddesi'nin bir bölümü, Dantelacı Sokak, Hafız Çıkmazı Sokak, İzzet Molla Sokak, Hüsreviye Sokak, Hamam Sokak, Bakırköy Yeraltı Çarşısı, Hatboyu Caddesi'nin bir kısmı, Muhasebeci Sokak, Hallaç Hüseyin Sokak, EVKUR, Adalı Meydan Pasajı, Pelin Pasajı, Marmara Pasajı ve civarı.

-25 Temmuz Cuma; saat 01.00-03.00 arasında, yine Bakırköy'e bağlı C&A Moda Ticaret AŞ, Fahri Korutürk Caddesi'nin bir bölümü, İstanbul Caddesi'nin bir bölümü, Dantelacı Sokak, Hafız Çıkmazı Sokak, İzzet Molla Sokak,Hüsreviye Sokak, Hamam Sokak, Bakırköy Yer Altı Çarşısı, Hatboyu Caddesi'nin bir kısmı, Muhasebeci Sokak, Hallaç Hüseyin Sokak, EVKUR, Adalı Meydan Pasajı, Pelin Pasajı, Marmara Pasajı ve civarı.''

(AA)

İkinci el otomobilde son fiyatlar

Durgunluk arttı...Yaz aylarına girilirken hareketlilik satışlarda artış bekleyen ikinci el otomobil galericileri, umduklarını bulamadı.
Yaz aylarında fiyatların tavan yaptığı ikinci el piyasasında, yaşanan durgunluk nedeniyle fiyatların geçen yıla göre düşük olmasına karşın satışların yok denecek kadar az olması piyasayı durma noktasına getirdi.
Adana Oto Galericileri Derneği Başkanı Ahmet Yüksel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaklaşık 39 yıldır otomobil galericiliği yaptığını, ancak bu sezon ki gibi ikinci el piyasasında durgunluk görmediğini söyledi.
Yüksel, geçtiğimiz yıllarda Nisan ayı sonu itibariyle ikinci el piyasasında hareketliliğin yaşanmaya başladığını ve Ağustos ayı ortalarına kadar satışların artış gösterdiğini hatırlattı. Satışlardaki canlılık nedeniyle fiyatların da yaz aylarında tavan yaptığı anımsatan Yüksel, bu yıl ise tablonun tersine döndüğünü ifade etti.
Yüksel, yaşanan durgunluk nedeniyle fiyatların geçen yıla göre oldukça düşük olmasına karşın satış olmaması nedeniyle galericilerin yaz aylarında da umduklarını bulamadığını belirtti. Piyasanın durma noktasına geldiğini anlatan Yüksel, ''İkinci el sektörü de zor bir dönemden geçiyor. 3 bine yakın aracın geldiği Adana'daki oto pazarında da satışlar bir hayli düşük'' dedi.
Yüksel, bazı otomobil modellerinin ikinci el en düşük ve en yüksek fiyatlarını şöyle sıraladı:

MARKA MODEL EN DÜŞÜK EN YÜKSEK
(YTL) (YTL)
------------ ------- -------------- -----------
Opel Astra 2003 13.000 14.000
Opel Vectra 1.6 2000 11.000 12.000
VW Passat 2002 23.000 24.000
Renualt Clio 2002 10.000 12.000
Renualt Clio 2003 13.000 14.000
Hyundai Accent 2003 11.000 12.000
Ford Focus Full 2002 17.000 18.000
Toyota Corolla 1994 7.000 8.000
Doğan SLX 1998 9.000 10.000
Renualt Brodway 1992 6.000 7.000
Honda 1.6 2001 14.000 15.000
Uno S 1997 7.000 7.500
Şahin 1994 5.000 5.500
Polo Clasic 1999 11.000 12.000

AA

Tek başına tatil

Osman Merzeci ile aşk yaşayan Melis Murathanoğlu Bodrum'da tek başına tatil yapıyor. Murathanoğlu'na tatilde zaman zaman İvana Sert, zaman zaman Saffet-Muzi Karaata çifti eşlik ediyor. ...n Merzeci ile aşk yaşayan Melis Murathanoğlu Bodrum'da tek başına tatil yapıyor. Murathanoğlu'na tatilde zaman zaman İvana Sert, zaman zaman Saffet-Muzi Karaata çifti eşlik ediyor.

Avea'dan ücretsiz 'AcilÇıkış' hizmeti

31 Mart'a kadar sürecek... Avea, abonelerini bulunmak istemedikleri ortamdan bir aramayla kurtaran ''AcilÇıkış'' hizmetini 31 Mart'a kadar ücretsiz sunacak.

Avea'dan yapılan yazılı açıklamada, özellikle gençler tarafından tercih edilen bu hizmetle Avea'nın, abonelerinin istedikleri anda kendilerine çağrı gelmesini sağlayarak, bulunmak istemedikleri bir ortamdan kolayca ayrılmalarına fırsat yarattığı belirtildi.

Açıklamada, bulundukları ortamda sıkılan ve ayrılmak isteyen abonelerin, 9898'e boş bir SMS attıkları veya bu numarayı aradıkları, bunu takiben abonelerin maksimum 1 dakika içerisinde AcilÇıkış tarafından geri arandığı ve bir bant kaydı dinletildiği, bu sayede, kendilerine bulundukları ortamdan ayrılmak için kullanabilecekleri bir bahane sunulduğu kaydedildi.

Verilen bilgiye göre, AcilÇıkış hizmetini ilk defa 2007 yılının Mayıs ayında abonelerine sunan Avea, aynı yılın Ekim ayında da CeBIT fuarı kapsamında hizmeti bir süreliğine ücretsiz sunmuştu.

'Yargıtay konuşmanın bant çözümünü istedi'

Gazeteci Mustafa Balbay, Perde Arkası'nda önemli bir bilgiyi açıkladı..Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay, Habertürk Program yapımcısı Metehan Demir'in sunduğu 'Perde Arkası' Programı'nda önemli bir bilgiyi açıkladı. Balbay, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın İspanya'da türbanla ilgili yaptığı konuşmanın bant çözümünü istediğinin bilgisini verdi.

"Sağlam bilgi olarak söylüyorum. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Başbakan'nın Madrid'deki konuşmasının bant çözümünü incelemek üzere istedi. İsteme gereği duydu.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının açıklamasının hukuki karşılığına bakmak gerekirse bu geçmişte ve şuan da yürürlükteki Siyasi Partiler Yasası'nda bir siyasi partinin yapmaması gereken birşey."

Muz her derde devaymış

Son derece besleyici bir meyve olan muz, birçok hastalığın tedavisinde faydalı oluyor. Özellikle ateş, sindirim bozuklukları, kas krampları ve kas ...derece besleyici bir meyve olan muz, birçok hastalığın tedavisinde faydalı oluyor. Özellikle ateş, sindirim bozuklukları, kas krampları ve kas gevşekliği gibi durumlarda tavsiye edilen muz, içerdiği potasyum sayesinde atıkların vücuttan dışarı atılmasını kolaylaştırıyor. Muz, kan basıncının düşürülmesini de sağlıyor. Kırmızı kan hücrelerinin oluşmasını destekliyor. Bunun yanında vücut sıvıları arasındaki kimyasal dengenin sürekliliğini sağlıyor. Enerji üretimine yardımcı oluyor. Muzun içerdiği B6 vitaminin eksikliğinde ise yorgunluk, şuur bulanıklığı, sinirlilik, uykusuzluk, kansızlık ve cilt dokusunun bozulması gibi durumlar oluşuyor.

Fed şaşırttı, Bush ralli yaptırdı

ABD Merkez Bankası faizleri 0.75 puan düşürerek, % 2.25'e çekti. Son 6 ayda faizi 3 puan indiren Fed, tüketici harcamalarının azaldığına işaret ...ABD Merkez Bankası faizleri 0.75 puan düşürerek, % 2.25'e çekti. Son 6 ayda faizi 3 puan indiren Fed, tüketici harcamalarının azaldığına işaret ederken, enflasyonda da artışa vurgu yaptı

Fed'in açıklamalarının ardından kayıplar yaşayan borsalar ABD Başkanı Bush'un "Acil önlem paketi yetmezse ekonomiye yine destek çıkarız" açıklaması ile rekor üstüne rekor kırdı

ABD Merkez Bankası (Fed) dün faizleri 0.75 puan düşürerek, yüzde 2.25'e çekti. 1 puanlık indirim bekleyen piyasalarda soğuk duş etkisi yaratan bu kararın ardından ABD Başkanı George W. Bush'un açıklamaları ilaç gibi geldi. Öyleki Fed enflasyonda artış, tüketimde daralma söylemleri ile felaket senaryosu çizerken, Bush "168 milyar dolarlık acil önlem paketi yetmezse yeniden ekonomiye destek oluruz" açıklaması yaptı. Ve bu açıklamayla birlikte ABD'de borsalar son yılların en iyi dördüncü çıkışını yaşadı. Dow Jones yüzde 3.5, Nasdaq ise 4.3'lük fırlama yapıp diğer endeksleri de sürükledi. Dün Bear Stearns'ün iflas etmesinden sonra uluslararası piyasaların tedirginlikle beklediği banka bilançoları da yatırımcıların rahat bir nefes almasına neden oldu. Wall Street kulislerinde batak banka adayı olarak isimleri geçen Lehmann Brothers ve Goldman Sachs, 2008 yılı ilk çeyrek karlarını açıkladı. Her iki bankanın da kârının yarı yarıya düşmesine rağmen bankaların beklenenden iyi performans gestermeleri sonrasında uluslararası piyasalar moral kazandı. Ve bu haberlerin ardından piyasa ABD Merkez Bankası'nın açıklamalarına kilitlendi. Ancak Fed'den gelen haberler 0.75'lik faiz indirimine karşın piyasayı mutlu etmeye yetmedi. Nitekim borsalar ABD Başkanı Bush'un açıklamaları ile canlandı. Dow Jones 12 bin 390 puanı aşarken, Nasdaq da 2 bin 260 puanı aştı. ABD'nin 10 yıllık tahvilleri ise yüzde 3.45'e yükselerek Fed'in enflasyona yaptığı vurgunun etkisini gösterdi. Petrol 109 dolar olurken, altın 1003 dolara gerileyerek borsa yatırımcısına moral verdi.

Kabinesinde topuk sesleri çınlayacak

İtalya'da hükümet devrildi, eski Başbakan Berlusconi'ye gün doğdu. Geçici hükümet kurma görevini alamayınca erken seçim baskısı başlattı. Bakanların üçte birinin kadın olacağına dair söz verdibaşbakan, şimdinin ana muhalefet lideri Silvio Berlusconi, erken seçim için dört koldan baskı yapıyor. Romano Prodi hükümetinin koalisyonun dağılmasıyla düşmesi sonucu yeniden ülkenin bir numaralı siyaset adamı haline geldi. Cumhurbaşkanı geçici hükümet kurma görevini meclis başkanına verince biraz olsun hayalkırıklığı yaşadı ancak erken seçim hedefine ulaşacağından emin. Sağ kolu Paolo Bonaiuti, "Bakanların üçte biri kadın olabilir" dedi.

BAKAN SAYISINI AZALTACAK
Manifestosunu açıklayan Berlusconi'nin hedefi, siyasette kadın oranını yüzde 10'dan 30'lara yükseltmek, bakan sayısını 25'ten 12'ye indirmek. Kabine için adı geçenlerden biri eski Miss İtalya finalisti, yeni işkadını Michela Vittoria Brambilla. Berlusconi'nin geleceğin siyasi lideri olarak lanse ettiği Brambilla, bakan olmayı isteyip istemediği sorusuna, "Evet listede ben de varım" dedi. Stefania Prestigiacomo ve Daniela Santanche gibi isimlerin dışında Berlusconi'nin kabinesinde bakanlık vermesi muhtemel isimlerden birinin de geçen yıl "flört ettiği" eski şov kızlarından Mara Carfagna olacağı belirtiliyor.

"Kandil'i temizlemek imkansız"

Safin Dizai: "Türkiye'nin; değil 5 bin, 50 bin askerle bile kontrol etmesi mümkün değil"IRAK Kürdistan Demokrat Partisi (IKDP) lideri Mesut Barzani’nin danışmanlarından, uzun süre Türkiye temsilciliğini yapan Safin Dizai, Alman Deutsche Welle radyosunun sorularını yanıtladı.
Dızai, bu harekata hemen son verilmesini ve Türk askerlerinin en kısa sürede çekilmesini istediklerini anlatırken, ABD yönetiminin Aralık ayında kendilerine, ‘çok kısa süreli' ve ‘çok dar kapsamlı bir operasyon' söylediğini ancak, aradan geçen 2.5 aya rağmen, operasyonların devam ettiğini kaydetti. Dizai, “ABD'nin bu konuda çok daha net bir pozisyon takınmasını bekliyoruz. Savunma Bakanı Gates’in, askerlerin bir an önce çekilmesi yönündeki açıklamalarını memnuniyetle karşılıyoruz. Bunun devamı bekliyoruz” dedi.
KANDİL'İ TEMİZLEMEK İMKANSIZ
Uzun süre Ankara’da görev yapan, Türkiye'yi ve bölgeyi yakından tanıyan Dizayi, “Güneş Harekatı'nın PKK tehdidini ortadan kaldırmaya yetmeyeceğini, terör örgütün karargahının bulunduğu Kandil Dağı'nı kontrol altına almanın, neredeyse imkansız olduğunu savunarak şöyle dedi:        
“Pek çok kişi Kandil hakkında konuşurken yanılıyor. Burası; İran, Irak Türkiye sınır üçgeninde çok geniş bir dağlık alan. Dışarıdan ulaşması çok güç olan son derece engebeli bu bölgeyi Türkiye’nin; değil 5 bin, 50 bin askerle bile kontrol etmesi mümkün değil.
Bir örnek vermek istiyorum. Saddam döneminde Irak peşmerge güçleri, 1991 yılına kadar bu Kandil bölgesinde saklandı. Peşmergeler, Saddam’ın kimyasal silah kullanarak yaptığı saldırılara rağmen ayakta kalmayı başardı. Dolayısıyla, askerlerle Kandil’i kontrol etmek, daha baştan imkansız bir operasyon olur. Ayrıca bu Türkiye’nin, operasyonun başında açıkladığı hedeflerden farklı bir yöne sapması anlamına gelir.”
Barzani’nin temsilcisi Safin Dizai, bölgede süren çatışmanın içine çekilmek istendiklerini ancak, buna karşı dikkatli olduklarını savunurken, denetimleri altındaki bölgede PKK’yı istemediklerini söyledi. Safin Dızai şöyle devam etti:
“PKK’nın anlayışı, hareketleri ve sicili; biz Kürtler’e her şeyden daha çok zarar vermekte. Geçmişte PKK’nın eylemlerinden en çok zarar gören de biz olduk. Şu an bölgedeki varlıkları da bizim için sorunlar yaratıyor. Biz PKK’ya olumlu bakmıyoruz, ancak bu şimdi Türkiye’nin yanında taraf olmamızı ve çatışmaya girmemizi gerektirmiyor. Bu geçmişte yapıldı, başarılı olamadı. Bunu tekrarlamak istemiyoruz. Şu an için, Türk askerleriyle, peşmerge güçlerinin karşı karşıya geleceği endişesini taşımıyoruz. Çünkü operasyonların sürdüğü bölge, peşmerge unsurlarının olmadığı bir bölge. Türk askerleri, operasyonun mevcut alanının dışına çıkarlarsa, güneye, yerleşim bölgelerine doğru ilerlerse, o zaman durum değişir. Ancak şu an için, böyle bir karşı karşıya gelme endişesi taşımıyoruz.”
 

ATO: Hissedilen enflasyon yüzde 49.3

Ankara Ticaret Odası'nın (ATO) araştırmasında, vatandaşın en çok kullandığı 100 kalem mal ve hizmetten 77'sinde yüzde 261'e varan oranlarda artış olduğu belirlendi. ...Ankara Ticaret Odası'nın (ATO) araştırmasında, vatandaşın en çok kullandığı 100 kalem mal ve hizmetten 77'sinde yüzde 261'e varan oranlarda artış olduğu belirlendi. ATO araştırmasında hissedilen enflasyon yüzde 49.3 çıktı.

ATO'dan yapılan açıklamada, halkın günlük yaşamda en çok kullandığı 100 mal ve hizmetin fiyatlarını baz alarak gerçekleştirilen araştırmanın, resmi enflasyon verileri ile piyasadaki gerçek enflasyon arasında adeta "uçurum" bulunduğunu ortaya koyduğu ifade edildi. Araştırmaya göre çoğunluğunu gıda maddelerinin oluşturduğu 100 mal ve hizmetten 77'sinin fiyatları bir yılda yüzde 11 ila yüzde 261 oranında arttı. 16 mal ve hizmetin fiyatı düşerken, 7 mal ve hizmetin fiyatı değişmedi.

ZAM ŞAMPİYONU KIRMIZI MERCİMEK

Dar gelirli vatandaşın bütçesini en çok gıda maddelerine gelen zamlar sarsıyor. 100 kalem mal ve hizmet içinde fiyatı en çok artan yüzde 261 ile kırmızı mercimek olurken, kerevize yüzde 257, can eriğine yüzde 250, limona yüzde 180, ayvaya yüzde 150 oranında zam geldi. Dolmalık biber yüzde 147, pirinç yüzde 141, dökme makarna yüzde 135 oranında zamlandı.

AYÇİÇEK YAĞINA YÜZDE 130 ZAM

Ayçiçek yağına bir yılda yüzde 130, mısır özü yağına yüzde 120, margarin ve tuza yüzde 95, salçaya yüzde 35 zam geldi.

Özellikle yaz aylarında tüketimi artan domates de bir yılda yüzde 115 zamlandı. Aynı dönemde pilavlık bulgurun fiyatı yüzde 113 oranında arttı. Yeşil mercimek, ıspanak, pırasa ve turp ise yüzde 100 oranında zamlandı. Kuru fasulyeye yüzde 97, kabağa yüzde 88, aşurelik buğdaya yüzde 84, beyaz lahanaya yüzde 71, barbunya ve beyaz peynire yüzde 70, elma ve taze fasulyeye yüzde 67, una yüzde 59, siyah zeytine yüzde 55, bala yüzde 54, şehriyeye yüzde 52, nohut, tulum peyniri, kaşar peyniri, çilek, patates, pazı ve koyun etine yüzde 50 zam geldi.

Kuru soğan yüzde 44, semizotu yüzde 43, kivi ve marul yüzde 34, kırmızı lahana ve maydanoz yüzde 31, pirinç unu yüzde 30, tavuk yüzde 27, yeşil soğan yüzde 26, yoğurt, pekmez ve tahin helvası yüzde 25, karnabahar yüzde 22, yer fıstığı ve salatalık yüzde 20, süt yüzde 19, sarımsak yüzde 16, hazır çorba yüzde 15, çay yüzde 11 oranında zamlandı.

ULAŞIMA YÜZDE 13 İLA YÜZDE 20 ZAM

Vatandaşın bütçesi içinde önemli bir kalem olan ulaştırma ücretlerine de Mayıs 2007-Mayıs 2008 döneminde enflasyonun üzerinde zam geldi. Öğrenim çağında çocuğu bulanan ailelerin bütçesine ek yük getiren "servis ücretleri" bir yılda yüzde 20 zam geldi. "Dolmuş ücretleri" de servis ücretleri gibi yüzde 20 oranında zamlandı. Belediye otobüsü ücretleri bir yılda yüzde 13, taksi ücretleri yüzde 16 oranında artış gösterdi.

SAĞLIK HARCAMALARI DA ARTTI

Muayene, ameliyat, doğum ve hastane yatak ücretleri ile ilaç fiyatlarına gelen enflasyonun üzerindeki zamlar vatandaşın sağlık harcamalarını artırdı.

İlaç fiyatlarına bir yılda yüzde 80 oranında zam geldi. Hastane yatak ücreti yüzde 70, doğum ücreti yüzde 62, sağlık araç gereçlerinin fiyatı yüzde 28, ameliyat ücreti yüzde 25, doktor muayene ücreti yüzde 12 oranında artış gösterdi.

Gıda dışındaki mal ve hizmet fiyatlarında da enflasyonu kat kat aşan artışlar yaşandı. Bilgisayar ekipmanlarına yüzde 100, tarımsal girdiler içinde en önemli kalemlerden biri olan gübreye (amonyum nitrat) yüzde 76, mazota yüzde 30, elektriğe yüzde 27, LPG'ye yüzde 25, kömüre yüzde 18, suya yüzde 12, resmi harçlara yüzde 11 zam geldi.

FİYATI DÜŞENLER

Vatandaşların en temel ihtiyaç maddelerine yüzde 261'e varan oranlarda zam gelirken bazı mal ve hizmetlerin fiyatı ise geçen seneye göre düşüş gösterdi. Sigorta ücretleri yüzde 0.8, tuvalet kağıdı ve çift kişilik yatak yüzde 1.3, müzik seti ve deodorant yüzde 2, klima yüzde 2.3, epilasyon aleti yüzde 2.5, cilt ve vücut ürünleri yüzde 2.8, bebek bezi yüzde 3, çamaşır makinesi yüzde 3, kazak yüzde 5, televizyon yüzde 10, araba kiralama ücreti yüzde 14, gazete fiyatı yüzde 33 ucuzladı. Film tab etme ücreti, at yarışı ve sayısal loto ücreti, mektup gönderme ücreti, perdelik kumaş, yünlü kumaş ve eşofman fiyatı ise değişmedi.

AYGÜN: "HALKIMIZ KANDIRILIYOR"

ATO Başkanı Aygün, TÜİK verilerinin gerçeği yansıtmadığını saunarak, "Halkımız resmen kandırılıyor. TÜİK bu hesabı nasıl yapıyor, bizi bize anlatsın. Halk TÜİK'in rakamlarına inanmıyor çünkü gerçek enflasyonu biliyor. Vatandaşın kaşığındaki her lokmanın fiyatı korkunç arttı. Çocuk mu kandırıyorsunuz? Enflasyonun yüzde 9.3 olduğuna çocuklar bile inanmaz" dedi.

Aygün, TÜİK'in TÜFE hesaplamasında baz aldığı enflasyon sepetinde de halkın en çok tükettiği gıda, mal ve hizmetlerin fiyatlarında ortalama enflasyonun üzerinde artışlar olduğunu, ancak sepette yer alan ve tüketimi sınırlı olan mal ve hizmet fiyatlarındaki gerilemenin ortalama enflasyonu düşürdüğünü belirterek şunları kaydetti:

"TÜİK'in enflasyon sepetinde, hacca gidiş ücreti, araba kiralama ücreti, yurtiçi turlar, epilasyon aleti, bulaşık makinası, printer, viski, termosifon, film tab etme ücreti, fotoğraf makinası filmi, çamaşır makinası, kombi gibi mal ve hizmetler de bulunuyor. Türkiye'de kaç kişi araba kiralıyor, kaç kişi printer alıyor? Epilasyon aleti, çamaşır makinası, kombi kaç kez alınır? Bir aile yılda kaç kez film tab ettirir? Televizyonun fiyatının yüzde 10 ucuzlamasından bize ne? Hergün televizyon mu alıyoruz? Nüfusun yarısından fazlasının yoksulluk sınırının altında yaşadığı bir ülkede, bu sepetle enflasyon hesaplamak doğru değil."

ANKA

Mahkumların jiletli kavgası

Cezaevinde çıkan kavgada 1 mahkum hayatını kaybettiİzmir'in Ödemiş ilçesinde, M Tipi Kapalı Cezaevi'nde kavgada boğazından jiletle yaralanan mahkum öldü.

Alınan bilgiye göre, Ödemiş M Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutuklu bulunan M.T. (27) ile aynı koğuştaki Mehmet Salih Semiz (36) arasında çıkan tartışma, kavgaya dönüştü.

İki mahkum, birbirlerini jiletle boğazlarından yaraladı.

Ödemiş Devlet Hastanesi'ne kaldırılan yaralılardan Semiz, burada yapılan ilk müdahalenin ardından İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne getirildiği sırada yaşamını kaybetti.

Ayakta tedavi edilen M.T'nin cezaevine gönderildiği bildirildi.

AA

İspanya'da seçim öncesi 'Bask' alarmı

İspanya, seçim öncesinde Bask bölgesinin bağımsızlığı için çalışan ayrılıkçı ETA örgütünün olası terör eylemlerine karşı kırmızı alarma geçti! ...İspanya, seçim öncesinde Bask bölgesinin bağımsızlığı için çalışan ayrılıkçı ETA örgütünün olası terör eylemlerine karşı kırmızı alarma geçti! İçişleri Bakanlığı, 9 Mart'ta yapılacak genel seçimler öncesi terör alarmı verdi. Polis parti binaları, alışveriş merkezleri ve meydanlarda güvenlik önlemleri aldı. Yetkililer, ETA'nın 2 yıl önce ateşkesi bozmasının ardından "Orta" seviyede terör alarmı vermişti. Seçim döneminde olası tehditlerin arttığını bildiren yetkililer, İslami gruplardan da saldırı olabileceğini bildirdi.

Kamudan özel sektöre bir transfer daha

Kamudaki deneyimli ve başarılı bürokratların özel sektöre transferi sürüyor. Geçtiğimiz hafta sonu itibariyle Aydın, Denizli ve Muğla illerinin ...Kamudaki deneyimli ve başarılı bürokratların özel sektöre transferi sürüyor. Geçtiğimiz hafta sonu itibariyle Aydın, Denizli ve Muğla illerinin elektrik dağıtımı hizmetini Kamudan devralan AYDEM firması; kamudan flaş bir transfer yaptı. İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım A.Ş. (AYEDAŞ)' ın Genel Müdürü Fikret AKBAŞ görevinden istifa (emekli) ederek AYDEM' da Genel Koordinatör olarak göreve başladı.

Kamuda aldığı her görevde imza attığı başarılarla dikkatleri üzerine çeken Akbaş, son görev yeri olan AYEDAŞ' ta özellikle bürokrasiyi ortadan kaldırması ve kuruma kazandırdığı dinamizmle bir kamu kurumunun da özel sektör zihniyetiyle faaliyet gösterebileceğini ispatlayan bürokrat oldu.

Elektrik dağıtım sektöründe birçok uygulamayı ' de ilk kez hayata geçiren Fikret Akbaş Elektrik dağıtım sektöründe ilk Halkla İlişkiler uygulamasını başlatan bürokrat oldu.

Eskinin deneyimli bürokratı bugünün CEO'su Akbaş yeni görevinde de iddialı. Turizmin kalbinin attığı Muğla ve Aydın ile önemli bir sanayi kenti olan Denizli gibi üç önemli ilin elektrik dağıtım görevini en başarılı şekilde yürüterek müşterilerine sektördeki en iyi hizmeti vereceklerini söyleyen Akbaş " hedefinin sadece dağıtım sektöründeki başarı olmadığını, aynı zamanda AYDEM' in bünyesinde bulunduran Bereket Enerji' yi enerji sektörünün en önemli oyuncusu olması için ihtiyaç duyulan revizyonları gerçekleştirmektir" dedi.



Prens Philip hastanede

İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth'in eşi, akciğerlerindeki rahatsızlıktan dolayı hastaneye kaldırıldı.

Sağlık Turu

Menopoz tedavisi inme riskini artırıyor ABD'DE yapılan bir araştırmada menopoz dönemindeki semptomları azaltmak için hormon tedavisi gören orta yaşlı ...Menopoz tedavisi inme riskini artırıyor
ABD'DE yapılan bir araştırmada menopoz dönemindeki semptomları azaltmak için hormon tedavisi gören orta yaşlı kadınların inme geçirme riskinin daha fazla olduğu belirlendi. Araştırma sonunda menopoz döneminde östrojen hormonu alan kadınlarda inme riskinin, hormon almayanlara oranla yüzde 39 yüksek olduğu saptandı.

Emzirmek kanser riskini azaltıyor
DÜNYA Kanser Araştırma Fonu'nun yaptığı araştırmaya göre bebeğini emziren annelerin göğüs kanserine yakalanma riski emzirmeyenlere göre daha az. Bugüne kadar yapılan 100 araştırmanın sonunda değerlendirme yapan uzmanlar, bebeklerin özellikle ilk 6 ay emzirilmesi gerektiğini söyledi. DIŞ HABERLER


Erkek öğrenci tek cins sınıfta başarılı
İNGİLTERE'DEKİ Bristol Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmaya göre, sınıfta kızların olmadığı derse giren erkek çocuklarının sınavda daha başarılı olduğu ortaya çıktı. Uzmanlar buna neden olarak, kızların derslerde daha ön planda olup erkek çocuklarının geri planda kalmasını gösterdi. DIŞ HABERLER

YouTube'a ağustosta 'dünya kadar' tık...

Türkiye'de yargı kararıyla aylardır erişim yasağı bulunan popüler video paylaşım sitesi YouTube, geçen ay neredeyse dünya nüfusu kadar tıklandı. ...'de yargı kararıyla aylardır erişim yasağı bulunan popüler video paylaşım sitesi YouTube, geçen ay neredeyse dünya nüfusu kadar tıklandı. ComScore adlı internet sitesinin haberine göre, ağustos ayında, sitedeki videolar tam 5 milyar kez izlendi. Böylece en yakın rakibine inanılmaz bir fark atan YouTube, video paylaşım pazarının yüzde 98'ini de eline geçirmiş oldu. İkinci en çok izlenen video paylaşım sitesi ise 446 milyon kez tıklanma ile Fox Interactive Media. Sites, 282 milyon tıklanmayla üçüncü, Yahoo sitesi ise 269 milyon tıklanmayla dördüncü sırada yer aldı. 'de YouTube sitesine ancak "www.vtunnel.com3 gibi proxy siteler aracılığıyla girilebiliyor.

'Dev olacağız'

Fenerbahçe Başkanlığı'nda 10. yılını dolduran Aziz Yıldırım'dan iddialı açıklama: "Dev olmaktan bahsetmiyoruz. Dev olacağız"F.Bahçe Başkanlığı'nda 10. yılını tamamlayan Aziz Yıldırım, ümit saçtı. Görevde oldukları süre boyunca çok iş yaptıklarını belirten Yıldırım, "Dev olmaktan bahsetmiyoruz. Dev olacağız" dedi. Öte yandan kulübün resmi internet sitesi www.fenerbahce.org un açılış sayfasına da Aziz Yıldırım'ın resmi konuldu ve şu mesaj yayınlandı: "F.Bahçe'nin kaydettiği aşamaları bu satırlara sığdırmak çok kolay değil ancak bu pencerenin arkasındaki haberlerle Aziz Yıldırım'ın başkanlığında hedeflenmiş ve teker teker hayata geçirilmiş F.Bahçe başarılarını, F.Bahçe istikrarını, F.Bahçe prestijini ve F.Bahçe büyüklüğünü duyurduk. Başkanımız Aziz Yıldırım'ın eli, emeği ve yüreği değmiş F.Bahçe sevdası ile yine duyurmaya devam edeceğiz"

Erdoğan, Ertuğrul Özkök'ü kabul etti

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök'ü kabul etti. İstanbul'da Dolmabahçe Sarayı'ndaki Başbakanlık ...ef">
Başbakan , Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök'ü kabul etti. İstanbul'da Dolmabahçe Sarayı'ndaki Başbakanlık Çalışma Ofisi'nde gerçekleşen görüşme yaklaşık 2 saat sürdü. Görüşmenin Ertuğrul Özkök'ün talebi üzerine gerçekleştiği belirtildi.

Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Erdil tahliye edildi

Tekirdağ Saray ilçe cezaevinde bir yıldır yatan eski Deniz Kuvvetleri Komutanı İlhami Erdil, tahliye edildi.Saray Cezaevine 3 Temmuz 2007'de giren ...Tekirdağ Saray ilçe cezaevinde bir yıldır yatan eski Deniz Kuvvetleri Komutanı İlhami Erdil, tahliye edildi.Saray Cezaevine 3 Temmuz 2007'de giren Erdil, cezasını tamamlamasının ardından, görevlilerin gözetiminde bugün sabah 9.00 sıralarında cezaevinden çıkarıldı.

Cezaevinden çıkışında herhangi bir açıklama yapmayan Erdil, özel otomobile binerek ilçeden ayrıldı.Genelkurmay Askeri Mahkemesi, Erdil'i ''haksız mal edinme'' suçundan 3 yıl hapse mahkum etmişti. Eski Türk Ceza Kanunu'nun 59. maddesine göre, Erdil'in cezası 6'da 1 oranında indirilerek 2 yıl 6 ay olarak belirlenmişti.

Kararın temyiz incelemesini yapan Askeri Yargıtay 1. Dairesi, Erdil'e verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasını onamıştı. Erdil, cezaevinde kaldığı
sürede yasal hakkını kullanarak ''evci izni''ne de çıkmıştı.Erdil'in bulunduğu cezaevinde, daha önce de eski Petrol-İş Sendikası Başkanı Münir Ceylan, ''Banker Kastelli'' olarak tanınan iş adamı Abidin Cevher Özden, gazeteci Ragıp Duran, Işık Yurtçu, yazar ve şair Yılmaz Odabaşı ile futbolcu Tanju Çolak kalmıştı.

AA

IMF: Krize karşı ortak hareket edilmeli

Strauss-Kahn, küresel sorunların çözümü için kamu müdahalesi gerektiğini söylediIMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn, FMI-Dünya Bankası ortak toplantısı öncesi kredi krizinin çözümlenmesi için küresel düzeyde hükümet müdahaleleri istedi.
Fransa eski Ekonomi Bakanı Strauss-Kahn, Financial Times gazetesi ile yaptığı söyleşide kredi krizinin çözümlenmesi için küresel düzeyde hükümetlerin müdahale etmeleri gerektiğini belirterek, “Kamunun müdahalesinin gerektiğinin giderek daha apaçık olduğunu gerçekten düşünüyorum” diye konuştu.

-KONUT VE KREDİ SORUNUNA DOĞRUDAN MÜDAHALE

Menkul değerler piyasası, konut piyasası veya bankacılık sektörüne yönelik hükümet müdahalesinin, “üçüncü bir savunma hattı” oluşturacağını, para ve mali politikalarını destekleyeceğini, ifade eden Strauss-Kahn, kredi krizinin büyük ölçüde ABD’nin sorunu olduğu savını reddetti.
“Kriz küreseldir” diyen Strauss-Khan, krizden Çin ve Hindistan gibi kalkınma olan ülkelerin de etkileneceğini kaydetti.

-“YAYINLAYACAĞIMIZ TAHMİNLER PEK İYİMSER DEĞİL”

Kredilerin yeniden yapılandırılması konusunda çaba gösterilmesini de isteyen Strauss-Kahn, IMF’nin bu hafta küresel ekonomik tahminleri gözden geçireceğini belirterek “Birkaç gün içerisinde yayınlayacağımız tahminler pek iyimser değil” dedi.
IMF Başkanı, yüksek ürün fiyatlarının, merkez bankalarının büyüme riskleri ile mücadele kabiliyetlerini olumsuz etkilediğini de söyledi.

-“STRAUSS-KAHN’IN ÇAĞRISI MALİYE BAKANLARI ÜZERİNDEKİ BASKI ARTIRACAK”

Bu arada, Strauss-Khan’ın açıklamalarını yorumlayan Financial Times de, “Şimdiye kadar başta ABD’de olmak üzere otoriteler, piyasa likiditesini desteklemek için giderek artan agresif önlemleri kullandı ancak geçen aydaki Bear Stearns bankasını kurtarma operasyonunun dışında finansal sisteme müdahale etmekten kaçındı” diye yazdı.
Son aylarda Maliye Bankaları ve Merkez Bankaları’nın kulislerde olası müdahaleler konusunda fikir alış verişinde bulunduğunu kaydeden gazete, euro bölgesi ve ABD’deki siyaset yapıcılarının çoğunun ise, kamunun geniş müdahalesi gerektiğine henüz inanmadığını belirtti.
Ancak Financial Times, Strauss-Khan’ın çağrısının bakanlar ve merkez bankaların üzerindeki baskıları artıracağını da ifade etti.
ANKA

Gemlik Körfezi'nde deprem

Gemlik Körfezi'nde hafif şiddette deprem meydana geldi. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsünden alınan bilgiye ...Gemlik Körfezi'nde hafif şiddette deprem meydana geldi. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsünden alınan bilgiye göre, bugün saat 11.28'de merkez üssü Gemlik Körfezi olan 3.7 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

(AA)

'Podyumlar edepsizlere kaldı'

Ece Gürsel'den meslektaşlarını kızdıracak açıklama..Tuğba Ekinci'yle podyuma çıkan Ece Gürsel "Podyumlar eğitimsiz, edepsiz, kulis adabı bilmeyen isimlere kaldı" dedi..
İstanbul Beylikdüzü'ndeki Migros alışveriş merkezinde düzenlenen defilede Ece Gürsel, İpek Tanrıyar gibi deneyimli mankenlerin yanında podyuma çıkan isimler arasında, şarkıcı Tuğba Ekinci de vardı. Ancak Ekinci'nin gecikmesi yüzünden defile 1.5 saat geç başladı. Seksi şarkıcının çekingen tavırlar sergilemesi ve sürekli yere bakması dikkati çekti. Organizasyonda görev alan manken Ece Gürsel, Tuğba Ekinci yüzünden defilenin geç başlamış olmasını kafasına takmadığını belirterek, "Ben profesyonelim. Podyuma kimin çıktığı önemli değil; ben işimi yapıyorum" dedi.
TEMİZ PODYUM İSTEDİ
Sözlerine "Türkiye'de podyumlar eğitimsiz, edepsiz, kulis adabı bilmeyen kötü isimlere kaldı. Bu yüzden yerimi sağlamlaştırmak istiyorum. Temiz bir podyum istiyoruz" diyerek devam eden güzel manken, podyum ve moda dünyasındaki kirlenmeye de isyan etti. Kendisine oyunculuk teklifi geldiğini anlatan Gürsel "Töre konusu işlenecek bir dizide Avrupai bir ağa kızı olabilirim" diyerek yeni dizisi hakkında ipucu verdi.
SABAH

Ermenistan: Türkiye ile önkoşulsuz görüşmeye hazırız

Ermenistan'ın yeni Dışişleri Bakanı Eduard Nalbantyan, 1915 olaylarıyla ilgili olarak Türkiye ile ortak tarihin karanlık sayfasını birlikte çevirme ...Ermenistan'ın yeni Dışişleri Bakanı Eduard Nalbantyan, 1915 olaylarıyla ilgili olarak Türkiye ile ortak tarihin karanlık sayfasını birlikte çevirme önerisini dile getirerek, "Türkiye ile ilişkilerin normalleştirilmesi için ön koşulsuz görüşmeye hazırız" dedi. Mediamax ajansının haberine göre Nalbantyan, 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarını tekrarlayarak, "Bu karanlık sayfayı birlikte çevirmeli ve güvenli bir geleceği birlikte kurmalıyız" dedi. Güney Kafkasya'nın doğal zenginliklerine değinen ve stratejik önemini vurgulayan Nalbantyan, bölge ülkeleri arasındaki sorunların çözümü ve iyi komşuluk ilişkilerinin herkesin yararına olacağını kaydetti.

Brezilya'da katliam gibi soygun: 6 ölü

Brezilya'nın küçük bir kasabasında düzenlenen silahlı soygunda 6 kişi hayatını kaybetti.ilya'da yayın yapan Globo televizyonu, Ceara eyaletine bağlı Aracoiaba kasabasında meydana gelen olayda bankaya giren yaklaşık 10 silahlı soyguncunun, 3 polis ile yoldan geçen 2 kişiyi öldürdüklerini, polisin açtığı ateş sonucu ise bir soyguncunun öldüğünü duyurdu.

Aracoiaba kasabasındaki polis yetkileri soygun hakkında henüz bir açıklamada bulunmadı.

AA

Belçika Kraliyet Ailesi poz verdi

GENEL seçimlerin üzerinden aylar geçmesine rağmen hâlâ hükümeti oluşturamayan, bu yüzden geçici hükümeti iş başına getiren Belçika'da siyasi kriz, ...ENEL seçimlerin üzerinden aylar geçmesine rağmen hâlâ hükümeti oluşturamayan, bu yüzden geçici hükümeti iş başına getiren Belçika'da siyasi kriz, Kraliyet Ailesi'nin çabaları sayesinde aşılmaya çalışıyor. "Ülke bölündü, bölünecek" tartışmaları üzerine Kraliyet Ailesi'nden Prens Phillip ve eşi Prenses Mathilde, çocuklarıyla poz verdi. Prens Emmanuel, Prenses Elisabeth ve Prens Gabriel'in birlikte görüntülendiği fotoğraflarda, mutlu aile tablosu çizildi. Ülkede şu an yaşanan siyasi krizin geçici olduğunu ve ülkeye hiçbir şey olmayacağını ima edercesine toplu aile fotoğrafı çektiren Kraliyet Ailesi az da olsa halkı rahatlatabildi.

Bahislerde "Mor ve Ötesi" ilk 10'da

Belgrad'da 20-24 mayıs tarihleri arasında yapılacak 53. Eurovision Şarkı Yarışmasında "Deli" adlı parçayla Türkiye'yi temsil edecek olan "Mor ve ...Belgrad'da 20-24 mayıs tarihleri arasında yapılacak 53. Eurovision Şarkı Yarışmasında "Deli" adlı parçayla Türkiye'yi temsil edecek olan "Mor ve Ötesi" grubu, internetteki bahislerde ilk 10 içinde gösteriliyor.

İnternetteki birçok bahis şirketi, Eurovision'da yarışacak şarkılardan hangisinin birinci olacağına ilişkin bahis açarken, şu anda İrlanda başta olmak üzere Rusya, Ukrayna ve Ermenistan'ın şarkıları favori gösteriliyor. "Mor ve Ötesi"nin "Deli" adlı parçası 43 şarkı arasında şimdilik 10 ile 13. sıra arasında yer alıyor. Bahislerde şarkıya 1'e 17 veya 1'e 29 veriliyor.

Bahisçilere göre, Eurovision'da en az şansı olanlar Karadağ, San Marino, Moldova ve Hollanda.

28 Kasım 2008 Cuma

'Eğer öldürmeye gitseydim hepsini öldürürdüm'

Sanığa, 4 kez müebbet hapis cezası verildiİzmir'de oğluna cinsel istismarda bulunduğunu öne sürdüğü yeğeninin anne ve babası ile 2 akrabasını öldüren, bir kişiyi de yaralayan sanığa 4 kez müebbet ve 16 yıl hapis cezası verildi.

İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki karar duruşmasına, 5 kez müebbet hapis cezası istemiyle yargılanan sanık İbrahim V, öldürülen Yusuf Aygör'ün eşi Ayşe Aygör, öldürülen Yumer Yumerov'un babası Şükrü Yumerov ile avukatlar katıldı.

İbrahim V, öldürülmekten korktuğu için cinayeti işlediğini öne sürerek, ''Eğer öldürmeye gitseydim hepsini öldürürdüm'' dedi. İbrahim V, pişman olduğunu da ifade etti.

Ayşe Aygör'ün avukatı Erkan Evren ise sanığın cinayetlerin işlendiği eve tabancasının yanı sıra 2 şarjör kurşun alarak gittiğini ve eylemi tasarlayarak gerçekleştirdiğini öne sürdü.

Yargılama sonunda mahkeme heyeti oy çokluğu ile sanığa işlediği 4 cinayet için 4 kez müebbet hapis cezası verdi. Sanığa ayrıca Elif Yumerov'u yaraladığı için 15 yıl, ruhsatsız tabanca nedeniyle de 1 yıl hapis cezası verildi.

Sanığın eylemini tasarlayarak işlediği yönünde görüş bildiren bir üye karara şerh koydu.

Basın Sitesi 52/12 Sokak'ta geçen yıl kasım ayında İbrahim V, akrabaları Uğur T, eşi Cennet T, Yusuf Aygör ve Yumer Yumerov'u tabancayla öldürmüş, Yumerov'un eşi Elif Yumerov ise yaralanmıştı.

Olayın ardından polise teslim olan İbrahim V, oğlu T.E.V'ye baldızı Cennet T'nin 17 yaşındaki oğlu N.T'nin cinsel tacizde bulunduğunu ve cinayeti bu nedenle işlediğini iddia etmişti.

İbrahim V, çıkarıldığı mahkemece tutuklanmış, hakkında 5 kez müebbet hapis cezası istemiyle dava açılmıştı.

Bu çocuk portakala benziyor

Günde 5 portakal yiyen 4 yaşındaki minik çocuk görenleri şoka sokuyor...Çin'de inanılmaz olay! 4 yaşındaki çocuk, günde 5 portakal yedikten sonra cildinin rengi turuncuya dönüştü! Annesi tarafından acilen hastaneye götürülen minik çocuğun aşırı ölçüde karotenoid (bitkilerin çiçek ve meyve kısımlarında bulunan bir tür pigment) tüketmiş olduğu belirlendi. Aşırı derecede su tüketmesi halinde normal rengine dönecek olan küçük çocuk görenleri şaşırttı.

China Daily

Ünlü yönetmen tanınmayacak halde

Mustafa Altıoklar'ı görenler gözlerine inanamıyorNişanlısı Nehir Erdoğan'dan ayrıldığı iddia edilen yönetmen Mustafa Altıoklar şu sıralar yalnız başına Bodrum'da tatil yapıyor.

Tek başına güneşlenen Altıoklar'ı görenler gözlerine inanamadı. Aşırı kilo aldığı gözlenen Altıoklar'ın stresten kilo aldığı iddia ediliyor. Her zaman bakımlı haliyle dikkat çeken yakışıklı yönetmenin biran önce kendini toparlaması gerekiyor.

Hooijdonk İstanbul'a geliyor

F.Bahçe'nin eski yıldızı Pierre Van Hooijdonk özel maç için İstanbul'a geliyor.Bir dönem Fenerbahçe'de forma giyen ve camianın gönlünde taht kuran Pierre Van Hooijdonk, Hollanda'nın ünlü futbolcularıyla oluşturulan futbol takımı ile yapılacak özel maç için İstanbul'a geliyor.
Türkiye'de Fenerbahçe formasıyla imza attığı sayısız gollerin yanı sıra yurtdışında birçok ülkede ve Hollanda'da da oynadığı futbol takımlarını başarıya taşıyan Pierre Van Hooijdonk, Hollanda'nın başarılı futbol yıldızlarının özel olarak bir araya getirilmesiyle oluşturulan futbol takımı ile Efes Pilsen'in sponsorluğunda yapacakları özel maç için İstanbul'a geliyor.
Efes Pilsen'in gerçekleştireceği "Yılın Futbol Maçı"nda Acun Ilıcalı'nın birçok sürpriz ünlü isimden oluşturacağı futbol takımı ile karşılaşacak olan Hooijdonk ve takımı yarın saat 21.45'te Sabiha Gökçen Havaalanı'na gelecek.
Hooijdonk'un Acun Ilıcalı ve ünlüler takımı 20 Nisan Pazar günü saat 14.00'de Boğaziçi Üniversitesi futbol sahasında karşı karşıya gelecekler.

Beyaz'dan 'pankartlı' davetiye!

Programına gelmeyen Tarkan'ı ikna etmek için ilginç bir yol denediUzun zamandan beri Tarkan'a "Programıma konuk ol" çağrısı yapan Beyaz, önceki cuma akşamı gökyüzünde 'paraşütlü pankart' açtırdı..

Şovmen Beyazıt Öztürk, Sezen Aksu'dan sonra Tarkan'ı da 'ısrarlı davet yöntemi' ile programına konuk almaya kararlı! 'Minik Serçe'yi ekrana çıkarmak için üç yıl uğraşan Beyaz, 'megastar'ı ikna etmek için de ilginç bir yöntem geliştirdi.

İnsanları kırma

Ünlü şovmen, geçtiğimiz cuma gecesi Kadıköy-Bostancı semalarında Tarkan Beyaz Show'a gelsin' yazan paraşütlü bir pankart açtırdı. Uçan pankartı gören vatandaşlar, Beyaz Show mikrofonuna "Tarkan, Beyaz'a konuk olmalısın" dedi. Sokak röportajlarını programında yayınlatan Beyaz, "Tarkan bu insanları kırmamalı ve artık Beyaz Show'da olmalısın" diye Tarkan'a davetini tekrarladı.

Sabah

2007'nin en güzeli

Angelina Jolie, Jessica Alba gibi genç ve güzel isimleri sollayan güzellik ikonu kim sizce?Karayip Korsanları filmindeki performansıyla yükselişe geçen Keira Knightley, 2007 yılının güzellik ikonu seçildi. Birçok kişinin aşırı zayıflığı yüzünden eleştirdiği Knightley, 2 bin 500 kişinin katıldığı ankette oyların çoğunu topladı.
Aralarında Angelina Jolie, Jessica Alba gibi genç ve güzel isimleri de sollayan Knigthley'in birinci seçilmesi şaşkınlık yarattı. Kelly Brook'un ikinci seçildiği listede üçüncülüğü Kate Moss aldı. Futbolcu David Beckham'ın eşi Victoria Beckham dördüncü seçilirken Fearne Cotton beşinci sıraya yerleşti.

'Solcuların kadın adayları çok çirkin'

Üçüncü kez İtalya Başbakanı olabilmek için kıyasıya bir seçim kampanyasına start veren Berlusconi, sol görüşlüleri ayaklandırdı. Kampanya konuşmasında, "Sol, kadın konusunda da zevksiz" diyen eski Başbakan'ı kadın hakları savunucuları ve sol partililer topa tuttu...İtalya bu hafta sonu yapılacak olan seçimlere kilitlendi. Bir kez daha başbakanlık koltuğuna oturmak için seçim kampanyasına ocak ayında start veren Özgür Halk (ÖH) Partisi lideri Berlusconi'nin (71) seçim alanlarında Sol partili rakiplerini eleştirmediği tek bir gün geçmiyor.

'RAKİBİMİZ YOK'
Çapkınlıkları, kadınlara olan düşkünlüğüyle tanınan eski lider önceki Sosyalistlerin politikalarını eleştirirken kadın aday seçmekteki "başarısızlıklarını" dalga konusu yaptı. Berlusconi, "Sol, kadın konusunda da zevksiz. Bizim partinin kadın adayları çok daha güzel. Parlamentoda bu konuda rekabet kabul etmiyoruz. Kazanınca kabinemizde 3 kadın bakanımız olacak" dedi. Bununla da yetinmeyen Berlusconi kadın seçmenlere de "Güzeller bize oy versin, kendini çirkin hissedenler merkez sola" diye konuşunca Sosyalistlerin eleştiri oklarına hedef oldu...

SERT TEPKİ ALDI
Berlusconi'nin bu açıklamasından sonra İtalyan basınında merkez sol ve sağ kadın adayların resimleri güzellik kriterine göre yayınlanırken, eski başbakana en sert cevap da Spor Bakanı Giovanna Melandri'den geldi. "Berlusconi sadece güzel kadınlara değer veriyor, biz tüm İtalyan kadınlarına..." dedi. Solda komunist ve yeşillerin bir araya geldiği "Gökkuşağı" ittifakı üyesi Paola Balducci de Berlusconi'nin milletvekili adaylığını "güzellik yarışması" gibi algıladığını söyledi. Antonio Di Pietro'nun siyasi grubu "Değerler İtalyası" üyesi Silvana Mura da Berlusconi'yi "seks ayrımcılığı" ile suçladı.

Türkiye Medeniyetler Çatışması tezine cevap

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''sermaye, bilgi ve değerlerin hızla küreselleştiği dünyada, maalesef nefret, korku ve hoşgörüsüzlüğün de ...akan Recep Tayyip Erdoğan, ''sermaye, bilgi ve değerlerin hızla küreselleştiği dünyada, maalesef nefret, korku ve hoşgörüsüzlüğün de küreselleştiğini'' belirterek, ''Bu süreçte toplumların birbirini daha iyi tanıması, yanlış anlamaların artık ortadan kalkması beklenirken, önyargı ve çatışmaların derinleşmesi gibi bir tehditle karşı karşıya bulunuyoruz'' dedi.akan Erdoğan, İspanya'da düzenlenen Medeniyetler İttifakı 1. Forumu'nun açılışında bir konuşma yaptı.

2005 yılında BM Genel Sekreterinin himayesinde İspanya ve Türkiye'nin başlattığı Medeniyetler İttifakı girişimin anlamlı kilometre taşlarından
birine daha ulaşmanın mutluluğunu yaşadığını belirten akan Erdoğan, foruma ev sahipliği yapan İspanya akanı Jose Luis Rodriguez
Zapatero'ya ve ''ittifaka sahip çıkan ve her safhasında girişimi yönlendiren'' BM Genel Sekreteri Ban Ki Mun'a teşekkür etti.

2 yıl gibi kısa sürede girişimin belirli bir olgunluğa ulaştığını belirten akan Erdoğan, ittifakın, gün geçtikçe geliştiğini, 80 ülke
ve uluslararası örgütü bünyesinde barındıran Dostlar Grubunun, girişimin evrenselliğinin bir göstergesi olduğunu dile getirdi.

Forumun, yakın geçmişte kaydedilen önemli gelişmeleri değerlendirmek hem de gelecek döneme ilişkin işbirliğini pekiştirmek bakımından önemli bir
imkan sağlayacağını kaydeden akan Erdoğan, şöyle konuştu: ''Sermaye, bilgi ve değerlerin hızla küreselleştiği dünyamızda maalesef
nefret, korku ve hoşgörüsüzlük de küreselleşiyor. Bu süreçte toplumların birbirini daha iyi tanıması, yanlış anlamaların artık ortadan kalkması
beklenirken, önyargı ve çatışmaların derinleşmesi gibi bir tehditle karşı karşıya bulunuyoruz.

Oysa bilginin bu kadar kolay ulaşılabilir olduğu dünyamızda, kültürler ve dinler arasındaki mesafenin de daralması beklenmeli diye düşünüyoruz.
Ancak çok çeşitli sebeplerden dolayı bu mesafenin daralmadığını, tersine daha da açıldığını gözlemliyoruz.Dünya birbirine yaklaşırken ne yazık ki huzur ve barış aynı ölçüde sağlanamıyor. Bugün üzülerek söylüyoruz ki insanlığın müşterek değerleri yerine ayrılıklar ön plana çıkarılıyor. Ayrılıkların yol açtığı bir kör fanatizm dünyanın bir bölgesini acılar içinde bırakırken, başka bölgelerde toplumlar en azından şimdilik refah içinde yaşıyor.Fanatizm, bana göre hayat hakkını sadece kendimizde görmek, bu hakkı başkalarından esirgemek ve farklılıkların özgürce kendilerini dile
getirmelerine fırsat vermemektir. Dünyanın hangi ülkesinde, hangi inanç dairesine mensup olursa olsun dünyaya söyleyecek sözü olan herkes, fanatizmle mücadele etmek durumundadır.Çünkü hepimiz sadece kendimizden değil, herkesten, her canlının hukukundan sorumluyuz. Eğer biz sorumluluk mevkiinde bulunuyorsak, bütün içtenliğimizle, barışın, kardeşliğin, hukuk ve adaletin savunucuları olmak zorundayız.''


akan Recep Tayyip Erdoğan, ''Türkiye'nin AB'ye üyeliği, Medeniyetler İttifakının mümkün olduğunu bütün dünyaya gösterecek, küresel barış ve
refaha eşsiz katkılar sunacaktır'' dedi. akan Erdoğan, Madrid Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen Medeniyetler İttifakı 1. Forumu'nun açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin sahip olduğu konumla birlikte değindiği unsurlar birleştirilince ayrı bir anlam kazandığını belirtti.

Türkiye'nin büyük çoğunluğu Müslüman bir nüfusa sahip, serbest pazar ekonomisini dinamik bir biçimde uygulayan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olduğunu ifade eden Erdoğan, Türkiye'nin hem İslam Konferansı Örgütü'ne hem de NATO'ya üye olan, Avrupa Birliği'ne (AB) katılım müzakereleri yürüten bir ülke olduğunu vurguladı.Bu özellikleriyle Türkiye'nin medeniyetler çatışması tezlerine karşı başlı başına bir cevap teşkil ettiğine işaret eden Erdoğan, bu bakımdan Türkiye'nin AB'ye üyelik sürecinin geniş kitlelerce yakından takip edilen ve küresel planda derin yansımaları bulunan bir konu olduğunu söyledi.

''AB KARARLILIĞINDAN SAPMA YOK''

''Türkiye'nin AB'ye uyum açısından üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirme konusundaki kararlılığından hiçbir sapma yoktur'' diyen Erdoğan,
sözlerini şöyle sürdürdü:''Türkiye, AB'den hiçbir özel kolaylık ya da muamele beklememektedir. Türkiye'nin AB'ye üyeliği, medeniyetler ittifakının mümkün olduğunu bütün dünyaya gösterecek, küresel barış ve refaha eşsiz katkılar sunacaktır. Böylelikle değişik kültür ve dinler arasında hissedilen kutuplaşmanın olağan değil, bazı kesimlerin tahrikleriyle istenen bir durum olduğu ortaya çıkacaktır.
Bu kaçırılmaması gereken tarihi bir fırsattır. Buradan çağrımız, bu eşsiz fırsatın görülmesi ve değerlendirilmesidir. Zira dini ve kültürel saiklerle Türkiye'nin önüne çıkarılacak her bir engel aydınlığa, uyuma ve hoşgörüye giden yolu kapatan bir duvarın taşları olacaktır.''

''KÜLTÜR VE İNANÇ TEMELİNDE TEDBİRLER GELİŞTİRİLMELİ''

akan Erdoğan, dünya genelinde farklı kültürler ve inançlar arasında oluşturulmaya çalışılan kutuplaşma ve çatışmanın taşıdığı risklerin, kendilerini bugün kararlı adımlar atmaya mecbur bıraktığına dikkati çekerek, muhtemel risk ve tehditlerin ortadan kaldırılması için kültür ve inanç temelinde bir kısım tedbirlerin geliştirilmesi gerektiğini belirtti. Türkiye'nin farklı kültürler ve inançlar arasında uyumu sağlamaya, bu alanda duyarlılığı artırmaya çalıştığını, önyargı ve hoşgörüsüzlükle mücadele etmeye yönelik her girişim ve çabayı desteklediğini ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:

''Burada önemli olan sınırlı imkanları en verimli biçimde kullanmak ve rekabet duygusuyla değil, insanlığa hizmet anlayışıyla hareket etmektir.
Bu vesileyle 2 gün önce ziyaret ettiğim Granada ilinde Endülüs mimari mirasının en nadide örneklerini yakından görme fırsatını buldum. Tarihte
Endülüs, İbni Rüşd gibi, İbni Firnas gibi, Muhiddin İbni Arabi gibi Batı dünyasının, bilim, felsefe ve kültür birikiminin oluşumuna özellikle
katkıda bulunan düşünürlere de ev sahipliği yapmıştır. Muasır bilimlerin öncülerinden olan, ömrünün önemli bölümünü 14. yüzyılda Endülüs'te
geçiren ve ölümünün 600. yılı geçtiğimiz yıl İspanya'da geniş biçimde kutlanan İbni Haldun da ortak kültürel mirasımızın bir parçasıdır.
Bizim ortak tarihimiz, çatışmalardan öte bir insanlık medeniyeti kurma mücadelesine sahne olmuştur. Bugün Elhamra Sarayı farklılıklarımızın
değil, ortak mirasımızın somut bir göstergesidir. Bu ortak mirası, ortak medeniyet mücadelemizi bugün de yaşatmak hepimizin sorumluluğundadır.''

akan Recep Tayyip Erdoğan, ''Temel amacımız, medeniyetler, kültürler ve dinler temelinde şekillenen önyargıları ve kutuplaşmaları gidermek, şiddet ve çatışma yerine barış ve işbirliğini hakim kılmaktır'' dedi.

akan Erdoğan, Medeniyetler İttifakı 1. Forumu'nun açılışında yaptığı konuşmada, dinlerin ana mesajının, aslında ortak olduğunu belirterek, bütün semavi dinlerin, yaradılışa uygun değerler bütünü sunduğunu anlattı.

Yaradılışın, yani fıtratın sesine kulak verilmese, değil insanın, hiçbir canlının hakkının, hukukunun korunamayacağını dile getiren akan Erdoğan, ''Yaradılanı yaradandan dolayı seven bir anlayışla hareket etmeli, barış, hoşgörü, sevgi ve saygıyı herkes için geçerli kılmalıyız'' dedi.

''Farklılıkları 'öteki' olarak görerek dışarıda bırakmanın'', ayrışma, çatışma ve bölünmenin başlangıcı olacağını kaydeden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Oysa asıl olan hayata, bütün yaratılmışlara, bir nazarla bakmak, çokluk içinde birliği tesis edebilmektir. Bugün insanlığın su kadar, ekmek kadar, hava kadar ihtiyaç duyduğu sevgi, şefkat, merhamet ve adaletin eksikliğini can yakıcı bir şekilde hissediyoruz.Artık gündelik hale gelen insani trajedilerde, acı bir şekilde tekrar tekrar bunu tecrübe ediyoruz. İşte Medeniyetler İttifakı Projesi, bu acılara son verebilmek, barış içinde bir arada yaşayabileceğimiz bir dünyayı inşa edebilmek umuduyla başlamıştır. Temel amacımız, medeniyetler, kültürler ve dinler temelinde şekillenen önyargıları ve kutuplaşmaları gidermek, şiddet ve çatışma yerine barış ve işbirliğini hakim kılmaktır.Unutmayalım ki Medeniyetler İttifakı, küresel bir soruna verdiğimiz, yine küresel bir cevaptır. Ancak, uzun vadeli, planlı ve kararlı bir çaba ile bu sınavın üstesinden gelebiliriz. Böylelikle sadece görünen sorunları değil, bunlara neden olan temel unsurları ortadan kaldırmaya yönelik adımları da atabiliriz.''

DAYANIŞMA VE İŞBİRLİĞİ

Dayanışmanın ve işbirliğinin öneminin burada kendiliğinden ön plana çıktığını anlatan akan Erdoğan, ''Özellikle bu hedeflerin hiçbirini, kendi kendimize başaramayacağımız gibi, yeterli dayanışmayı sağlayamadığımız takdirde istediğimiz noktaya ulaşamayacağımız da açıktır'' dedi.Bu bakımdan bir taraftan, herkesin, kendi coğrafyasında gerekli duyarlılığı oluşturmaya ve gerekli tedbirleri almaya yönelirken, diğer taraftan da uluslararası düzeyde uyum ve işbirliği içinde hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

''İşte Medeniyetler İttifakı bu noktada devreye girerek, uluslararası alanda önemli bir boşluğu doldurmayı, önyargı, hoşgörüsüzlük ve
kutuplaşma eğilimine karşı ciddi bir dayanışma ağı oluşturmayı amaçlıyor. Girişim giderek daha çok küresel nitelik kazanıyor. Sağladığı
işbirliği ile daha geniş kitlelere uzanıyor. Eyleme ve sonuca yönelik projeler, Medeniyetler İttifakı'nın kapsama alanını ve etkinliğini daha
da artırıyor. Nitekim bu forum sırasında resmen faaliyete geçirilecek olan medya ve gençliğe yönelik projeler önemli birer boşluğu
dolduracaktır.Çağımız bilgi ve iletişime dayalı olduğuna göre, yanlış algılamaların doğruya çevrilmesinde medyaya önemli görevler düştüğünü biliyoruz. Gerek yüksek düzeyli grubun hazırladığı raporlar, gerek uygulama planında bu boyuta ayrıntılı olarak yer verilmiştir.''

UZUN SOLUKLU GİRİŞİM


Medeniyetler İttifakı'nın, ileriye dönük, uzun soluklu bir girişim olduğuna işaret eden akan Erdoğan, ilk hedefin, kitlesel olarak gençler ve hemen bunları izleyen gelecek kuşaklar olduğunu bildirdi. Dolayısıyla genç nesillerin de kültürel farklılıklar karşısındaki uyum duyarlılığını artırmanın öncelikli bir husus olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi:

''Girişimin bu alanda da yapıcı faaliyet ve projeler içine girmesi, geleceğe yönelik olarak umudumuzu ve iyimserliğimizi korumaya yardımcı
olmaktadır. Bu adımlar ancak birer başlangıçtır. Önümüzdeki dönemde, bu projeleri yenilerinin izlemesi gerekecektir. Bu doğrultuda, kültürler
arası diyaloğun geliştirilmesine yönelik olarak katılımcı ülkelerce hazırlanması beklenen ulusal stratejiler şüphesiz önemli birer gösterge
teşkil edecektir.Bunlar bir taraftan yerel düzeyde önemli ihtiyaçlara cevap verirken, diğer taraftan da ortak bir küresel faaliyetin yapı taşlarını oluşturacaktır. Bu vesile ile Türkiye'nin de ulusal stratejisinin hazır olduğunu ve bunu forum sırasında sunacağını belirtmek isterim.
Stratejimiz, çoğulculuk, farklılıklara saygı, işbirliği, diyalog, insan haysiyetine saygı ve kadın-erkek eşitliği ilkelerine dayanmaktadır.
Bakanlıklar ve kurumlardan oluşan bir ulusal eşgüdüm komitesi, stratejinin uygulanmasına nezaret edecektir.Medeniyetler İttifakı Girişimi'nin hedeflerinin en geniş biçimde tanıtılması ve hayata geçirilmesi için hükümet dışı kurumlar yani sivil toplum örgütleri, üniversiteler ve medya ile yoğun bir işbirliğine gidilecektir. Diyalog ve hoşgörü ortamının yerel ve uluslararası planda güçlendirilmesi için çeşitli konferanslara ev sahipliği yapılacaktır.''

akan Erdoğan, konuşmasını, ''Bu yararlı foruma ev sahipliği yapan İspanya'ya, sevgili dostum Zapatero'ya, bu iki gün boyunca sürecek
çalışmalarda özellikle de medeniyetler ittifakının akil adamlar grubuna, yüksek düzeyli gruba şahsım, milletim adına teşekkür ediyor, bundan
sonraki çalışmalarda başarılar dilerken, sizleri önümüzdeki yıl 2. forum vesilesiyle Türkiye'de görmekten duyacağım memnuniyeti ayrıca vurgulamak istiyorum'' sözleriyle tamamladı.

AJANSLAR

Ayı mahkemede yargılandı

Ne yapsın tatlıyı çok seviyor...

Krizi öngören 50 CEO 29 milyar $'ı cebe attı

50 hedge fon yöneticisi 2007'de patlak veren mortgage krizi ve resesyon ihtimalini önceden tahmin ederek yaptıkları yatırımlar sayesinde toplam 29 milyar dolarlık rekor gelire sahip olduBaşta ABD olmak üzere küresel piyasalar milyar dolarlık kayıplar yaşarken bazı hedge fon yöneticileri kriz döneminde servetlerine servet katmayı başardı. Genellikle yatırım stratejilerini ABD ekonomisinin resesyona gireceği veya mortgage bağlantılı yatırım araçlarının zarar edeceği yönünde belirleyen bu yatırımcılar, Institutional Investor's Alpha dergisinin bu yıl hazırladığı zengin hedge fon CEO'ları sıralamada ilk sıralarda yer aldı. Derginin yaptığı araştırmaya göre, sıralamada yer alan 50 hedge fon yöneticisi geçen yıl toplam 29 milyar dolar gelir elde etti. Fon yöneticilerinin listeye girebilmesi için yıllık en az 360 milyon dolar kazanmaları gerekiyor.

SIRADAN ABD'Lİ 60 BİN $ KAZANIYOR
Bu rakamın sıralamaya girebilmek için 2002 yılında alınan ölçünün yaklaşık 18 katına denk geldiği belirtildi. Sıradan bir ABD'li ailenin yıllık kazancının 60 bin dolar olduğu düşünüldüğünde iki gelir dilimi arasında oluşan uçurum daha net hale geliyor. Derginin bu yıl hazırladığı listenin ilk basamağında 3.7 milyar dolarlık gelirle John Paulson bulunuyor. Paulson & Company adlı hedge fon şirketinin yöneticisi olan Paulson piyasaların aksine, mortgage kağıtlarının zarar edeceği yönünde pozisyon alarak rekor gelir elde etti. Paulson, 2006 sonu itibarıyla yönetiminde bulunan 6 milyar dolarlık varlığı, 2007 sonunda 28 milyar dolara çıkarmayı başardı.

SOROS'A EMEKLİ İKRAMİYESİ
Ünlü yatırımcı George Soros ise sıralamada ikinci basamakta yer aldı. Geçen yıl emekli olmaya hazırlanan ancak kredi krizinin patlak vermesi üzerine emekliliğini erteleyen Soros, sahip olduğu Quantum yatırım şirketi üzerinden 2.9 milyar dolar gelir elde etti. Eski bir Pentagon şifre kırıcısı ve matematikçi olan George Simon ise kendi geliştirdiği karmaşık hesap modellemesi yardımıyla 2.8 milyar dolarlık kazanç sağlamayı başardı. Sıralamada dördüncü olan Harbinger Partners adlı hedge fonun sahibi Philip Falcone da aynı John Paulson gibi yatırım konusunda mortgage karşıtı pozisyon alarak 1.7 milyar dolarlık rekor gelirin sahibi oldu.

Barak: Türkiye bölgede daha çok rol oynasın

Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül'ün konuğu olarak Ankara'ya gelen İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak, Türkiye'nin bölgedeki sorunların çözümünde daha ...i Savunma Bakanı Vecdi Gönül'ün konuğu olarak Ankara'ya gelen İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak, Türkiye'nin bölgedeki sorunların çözümünde daha çok rol oynayabileceğini belirtip, istihbarat ve savunma işbirliğini artırmak istediklerini dile getirdi. Barak, Golan tepeleri nedeniyle ilişkisi bulunmayan Suriye ve İsrail arasında kolaylaştırıcı rol oynayan Türkiye'nin girişimlerine hazır oldukları mesajını verdi. Barak, iki ülke arasındaki işbirliğinin PKK'nın yanı sıra İran ve El Kaide'yi de kapsamasını önerirken; Gönül, İsrail'den kiralanan insansız hava aracı Heron ile elde edilen bilgilerin PKK operasyonlarında yararlı olduğunu belirtti. Barak Başbakan Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Ali Babacan ile de görüştü.

Para enerji sektörüne akıyor

Dünyada likidite sıkıntısı yaşanırken, enerji sektöründe 664.7 milyar dolarlık birleşme ve satın alma gerçekleştirildiPricewaterhouseCoopers'ın (PwC) raporlarına göre, elektrik-gaz sektöründe 372,5 milyar dolarlık, petrol ve gaz sektöründe 292,2 milyar dolarlık birleşme ve satın alma işlemi gerçekleştirildi. enerji sektöründeki toplam birleşme satın alma ise 664.7 milyar dolara ulaştı.

PwC Türkiye'den, raporlara ilişkin yapılan yazılı açıklamada, enerji
sektörü birleşme ve satın alma faaliyetleri dünya genelinde yaşanan
nakit sıkıntısından etkilenmezken, özellikle 2007'nin ikinci yarısında
başlayan ve tüm dünyaya yayılan nakit sıkıntısı sorununa rağmen enerji
sektöründe gerçekleşen birleşme ve satın alma işlemlerinin büyük
rakamlara ulaştığı vurgulandı.

Elektrik-gaz sektöründe gerçekleşen birleşme ve satın alma işlemlerinin
ele alındığı rapora göre, 2007 yılında sektörde gerçekleşen işlem
değeri, bir önceki yıla göre yüzde 25'lik artışla 372,5 milyar dolara
ulaşarak yeni bir rekor düzeyi yakaladı.

Elektrik-gaz sektöründe 2007 yılındaki 768 işlemin 441'i (yüzde 57'si)
yılın ikinci yarısında gerçekleşirken, 2007 yılının son çeyreğinde
gerçekleşen işlem sayısı, 2006 yılının son çeyreğine göre yüzde 73 artış
gösterdi. Aynı dönem için işlem değerinde ise yüzde 21'lik bir artış
oldu. Benzer şekilde, petrol ve gaz sektöründe 2007'nin son çeyreğinde
gerçekleşen birleşme ve satın alma işlemlerinin sayısı, 2006'nın son
çeyreğine göre yüzde 7 artış gösterdi.

2007 yılındaki birleşme ve satın alma işlemlerinin büyük kısmı yerel
piyasalarda gerçekleşirken, elektrik sektöründe ülkelerin sınırları
içinde gerçekleşen işlemlerin değeri, 2007 yılında 73,4 milyar dolardan
208,8 milyar dolara yükseldi.

Politik ve mevzuata ilişkin engeller nedeniyle ABD ve Avrupa'da büyük
değerde işlem sayısı düşüş gösterdi. 2006'da değeri 20 milyar doları
aşan işlem sayısı 4 iken, 2007'de 2'ye düştü.

-PETROL VE GAZ SEKTÖRÜ RAPORU-

Petrol ve gaz sektörüne yönelik rapora göre ise, sektörde yaşanan
birleşme ve satın alma işlemlerinin değeri 1 milyar dolarlık küçük bir
artışla 292,2 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Petrol arama hizmetleri sektöründe gerçekleşen birleşme ve satın alma
işlemlerinin değeri, 25,4 milyar dolardan yüzde 165'lik artışla 2007
yılında 67,3 milyar dolara ulaştı.

Petrol arama hizmetleri ile depolama ve dağıtım sektörleri birleşme ve
satın alma faaliyetlerini hızlandıran alanlar olurken, depolama ve
dağıtım alanındaki işlem değeri 2006'da 28 milyar dolar iken, 2007'de
61,7 milyar dolara, arama hizmetleri ise 25,4 milyar dolardan 67,3
milyar dolara yükseldi.

Bu alanda uluslararası düzeyde birleşme ve satın alma işlemleri artış
gösterdi. Sınır aşırı gerçekleşen toplam işlem değeri 2006'da 20,5
milyar dolardan 2007'de yüzde 269'luk artışla 75,8 milyar dolara ulaştı.
İşlem sayısı ise, yüzde 42'lik artışla 42'den 71'e, ortalama işlem
değeri yüzde 160'lık artışla 400 milyon dolardan 1,1 milyar dolara
yükseldi.

-''TÜRKİYE'DE ENERJİ SEKTÖRÜNE TALEP, FİNANSAL KRİZDEN ETKİLENMEZ''-

PwC Türkiye Ülke Enerji Sektörü Hizmetleri Lideri Faruk Sabuncu, enerji
sektöründe yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde, dünyada
2007'de tutsat (mortgage) kredilerinden kaynaklanan krize işaret ederek,
problemin kaynak ülkelerdeki etkilerinin 2007'nin sonlarında görülmeye
başlandığını, resesyon, enflasyon ve stagflasyonun konuşulduğunu
belirtti.

ABD'deki talep daralmasının diğer ülkelerdeki etkilerinin 2008'in ilk
yarısından sonra yaşanacağına, bu durumun da dünya enerji sektörü
üzerinde olumsuz etkileri olacağına dikkati çeken Sabuncu, büyümenin
azalan bir seyir izleyeceği ve bunun da enerji ihtiyacı ile geçen yıl
yapılan projeksiyonları değiştireceğini ifade etti.

Türkiye'de enerji sektörü açısından ''tamamen kayıp'' olan 2007 yılının
ardından 2008 beklentilerinin, doğal gaz-elektrik dağıtım ihaleleri ile
karşılanmasına çalışıldığını belirten Sabuncu, şu görüşleri aktardı:

''Büyümenin düşme eğilimine girmesine rağmen arz açığının olduğu
ülkemizde, enerji sektörüne ve dağıtım ihalelerine olan yurt içi ve yurt
dışı yatırım talebi ile söz konusu yatırımların finansmanının yurt
dışındaki finansal krizden etkilenmeyeceği kanaatindeyim. Dağıtım
ihalelerinden sonra üretimde de yapılması muhtemel özelleştirmelerin,
2009 ve sonrası için satın alma ve birleşmeleri beraberinde getirmesini
çok yüksek bir olasılık olarak görüyorum.''

Ormanı yakarken yakalandı

Antalya Kemer'in Tekirova beldesine bağlı dünyaca ünlü, muhteşem manzaraya sahip Phaselis Antik Kenti'nde dün öğleden sonra saat 14.30 sıralarında çıkan yangın korkuttu. ...

İşsizlik yükselişe geçti

Türkiye İstatistik Kurumu, yeni rakamları açıkladı...

Haber Turu

Şeker Fabrikası için 34 milyon $'lık teklif ADAPAZARI Şeker Fabrikası arazisinin satış ihalesi yapıldı. 200 bin metre karelik araziye, 34 milyon 500 bin dolar teklif verildi. ...Şeker Fabrikası için 34 milyon $'lık teklif
ADAPAZARI Şeker Fabrikası arazisinin satış ihalesi yapıldı. 200 bin metre karelik araziye, 34 milyon 500 bin dolar teklif verildi. Mülkiyeti Asya Katılım Bankasının olan, Borç Tasfiye ve Vefa Sözleşmesi ile satış hakkı Adapazarı Şeker Fabrikası AŞ'ye devredilen Adapazarı'ndaki 200 bin metre kare sanayi imarlı arsanın satış ihalesi yapıldı. Hizmet binaları, lojman, lokanta ve çeşitli tesislerin bulunduğu arazinin ihalesine, GAP İnşaat Akaryakıt Yatırımları Ltd. Şti. ve Boğaziçi İnşaat Akaryakıt Yatırımları Ltd. Şti. katıldı. İhalede Boğaziçi İnşaat Akaryakıt Yatırımları Ltd. Şti., muhammen bedeli 28 milyon 500 bin dolar olarak belirlenen 200 dönüm araziye, 34 milyon 500 bin dolar teklif sundu.

Akın: Ne yazık ki korumacılık bizde yok
AKFEN Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın yararlı veya zararlı da olsa küreselleşmenin önüne geçme imkânının kalmadığını vurgulayarak, Türkiye'nin de buna göre hareket etmesi gerektiğini söyledi. Küreselleşen dünyada, şirketlerin bulundukları ülkeler tarafından korunduğunu ifade eden Akın, şöyle konuştu: "Fakat ne yazık ki ülkemizde korumacılık olduğunu söylememiz mümkün değil. Antalya Havaalanının işletmesini çok ciddi bir rakibimiz olan Alman firmasına verdiler, fakat Avrupa'da bizi büyük havaalanlarına sokmuyorlar. Bu durum, uluslararası platformda aleyhimize oluyor. Sadece referans olması için Avrupa'da küçük havaalanlarını alıyoruz."

Ece Koçal'a Beyaz Kristal turizm ödülü
GELENEKSEL olarak her yıl Türkiye'de kış turizminin gelişmesi ve hak ettiği seviyeye ulaşması amacıyla düzenlenen Beyaz Kristal Turizm Ödülleri 4 ayrı dalda dağıtıldı. SABAH Gazetesi'nden Ece Koçal'ın 'Ulusal Haber Dalı'nda birinciliği aldığı yarışmada, fotoğraf dalındaki birinciliği Milliyet gazetesinden Ercan Arslan kazandı. Aynı yarışmada, 'Yerel Haber Dalı'nda Kocaeli gazetesinden Galip Ataman ve 'Görüntülü Haber Dalı'nda TRT'den Adalet Özkan'ın eserleri birinci oldu. Gazeteciler, ödüllerini, mayıs içinde Green Park Resort Kartepe'de düzenlenecek törende alacak. Yarışmanın birincilik ödülü 3 bin YTL oldu. CİHAN

İşyerinde tacize rekor tazminat

Tazminat davası açan kadın 5 yıldır tacize uğruyorduİşyerinde tacize uğradığını iddia eden Christina Rich, 11 milyon dolarlık dava açtı.
Şirketin anlaşma teklif etmesiyle davayı geri çeken Rich, Avustralya’nın en büyük taciz davasında 3 milyon 150 bin dolar (yaklaşık 4 milyon YTL) tazminat kazandı.
3 yıl önce dava açtı
Avustralya’da uluslararası danışmanlık şirketi Pricewaterhouse Cooper’ın Sydney bürosunda çalıştığı 5 sene boyunca cinsel tacize maruz kaldığını iddia eden İngiliz iş kadını Christina Rich (43), üç yıl önce 11 milyon dolarlık dava açtı. Rich, iş arkadaşının bir defasında sutyenini açıp göğüslerini avuçladığını, bir başkası tarafından da elle taciz edildiğini belirtti.
Kariyerimi mahvetti
Şirket yönetimi, Christina Rich’le anlaşma yoluna giderek 3 milyon 150 bin dolar tazminat vereceğini açıkladı. 20 Mart’taki anlaşma sonucunda davayı geri çeken Rich, mahkeme çıkışı basına yaptığı açıklamada 'Kariyerimi maço kültürü mahvetti. Şimdi bu uzun süreç bittiği için çok memnunum. Beni destekleyen herkese teşekkür ederim' diye konuştu.
Star
 

Uyumlu cinsellik için ne gerekir?

Bu konuda bazı doğru bilinen yanlışlar var.

Dolar ve borsada neler oluyor?

İstanbul serbest piyasada dolar 1,2330 YTL, avro 1,9120 YTL'den güne başladı.Kapalıçarşı'da 1,2290 YTL'den alınan dolar 1,2330 YTL'den satılıyor. ...İstanbul serbest piyasada dolar 1,2330 YTL, avro 1,9120 YTL'den güne başladı.Kapalıçarşı'da 1,2290 YTL'den alınan dolar 1,2330 YTL'den satılıyor. 1,9070 YTL'den alınan avronun satış fiyatı ise 1,9120 YTL olarak belirlendi.Serbest piyasada önceki kapanışta doların satış fiyatı 1,2320 YTL, avronun satış fiyatı ise 1,9080 YTL olmuştu.

İMKB Bileşik Endeksi birinci seansta, dünkü ikinci seans kapanışına göre 60,68 puan artarak 37.644,35 puan seviyesinde açıldı. Hisse senetleri, bu seviyede ortalama yüzde 0,16 oranında değer kazandı.

Haber Turu.

Kamu ihalesi için fiyat farkı verilecek KAMU ihalelerinde fiyat farkı esaslarını yeniden düzenleyen tasarı TBMM Genel Kurul gündeminde bu hafta ön sıralarına çekilerek görüşülecek. ...ef">
Kamu ihalesi için fiyat farkı verilecek
KAMU ihalelerinde fiyat farkı esaslarını yeniden düzenleyen tasarı TBMM Genel Kurul gündeminde bu hafta ön sıralarına çekilerek görüşülecek. Kamu İhale Kanununa göre, ihalesi yapılmış, ancak atıl durumda kalmış kamu yatırımlarının ekonomiye kazandırılmaları hedefleniyor.

35 ilde çiftçiye kuraklık ödemesi
BU yılın ilkbahar döneminde 'de meydana gelen kuraklık nedeniyle zarar gören çiftçilere hibe olarak nakdi destek verilmesi ve bu çiftçilerin Ziraat Bankası ile Tarım Kredi Kooperatiflerine olan tarımsal kredi borçlarının bir yıl süreyle ertelenmesine ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı yürürlüğe girdi. Belirlenen 35 il ve bunlara bağlı toplam 210 ilçede ödemeler yapılacak.

Rüzgarda yatırımın % 90'ı yapılamayacak
YATIRIM için 71 bin megavatı aşkın başvuruda bulunulan rüzgar enerjisinde, iletim hatları yeterli olmadığı için beş yıl içinde yalnızca 7 bin MW kurulu gücünde yatırım için lisans verilecek. Böylece başvuruların yüzde 90'ı değerlendirme dışı kalacak. Arazi ile trafoları çakışanlar arasında ihale yapılarak lisans alacak yatırımlar belirlenecek.

Muhasebe tarihçileri buluşacak
İSTANBUL, bugüne dek gerçekleşen en büyük Muhasebe Tarihçileri Kongresi'ne ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 5 kıtadan toplam 53 ülkenin akademisyen, bilim adamı ve araştırmacılarından oluşan toplam 550 katılımcı, 20-24 Temmuz 2008 tarihleri arasında Marmara Üniversitesi ve Afyon Kocatepe Üniversitesi ile MUFAD'ın ortaklaşa düzenlediği kongrede buluşacak.

Hido'nun sihirli yılı

AP, milli basketbolcumuz Hidayet Türkoğlu'na övgüler yağdırdı: Orlando Magic'in Doğu'da zirveye oynayan takımlar arasına girmesinde en büyük pay onun...anın önde gelen haber ajanslarından Associated Press (AP), dün tüm abonelerine Hidayet Türkoğlu ile ilgili geçtiği uzun bir değerlendirmede "Türkoğlu'nun sihirli yılı" başlığını kullanırken milli basketbolcumuza da övgüler yağdırdı. Haberde şu ifadeler kullanıldı: Hidayet Türkoğlu, NBA'de sekizinci sezonunu yaşıyor. Orlando Magic'in Doğu Konferansı'nda zirveye oynayan takımlardan biri olmasında en büyük pay sahibi. All-Star forvet Dwight Howard'ın ardında ortalama 19.5 sayıyla takımın en skorer ikinci ismi. Orlando'daki üç yılında 14 sayı ortalaması vardı. Diğer istatistikleri de müthiş çıkışta. 6.3 ribaund, 4.5 asist ortalamalarına sahip ve ilk triple- double'ını bu ay yaptı. Orlando Magic Coachu Stan Van Gundy, "Geldiğinden beri ligin en çok yönlü oyuncularından biri. Her zaman büyük oyunlarını, maçlarını görmeye alışığım ama bu sezon bunu en uzun süreye yaydığı dönem oldu. Şut ve yeteneği yüzünden son anlardaki toplar hep onun artık" diyor.

"BÖYLE DEVAM EDECEĞİM"
All-Star'a seçilemeyişine "Orada olmayı istemediğimi söylemek yalan olur" diyerek üzüntüsünü gösteren Hido, "Ama all-star seçilsem de bugün yaptıklarıma devam edecektim" ifadesini kullanıyor. Hido'nun 19.5 sıyılık ortalamasında dördüncü çeyreklerin payı 6 sayı. Bu istatistikte LeBron James (9.1), Dwyane Wade (7.5), Joe Johnson (6.6) ve Kobe Bryant'ın (6.5) ardından ligin beşincisi. Son saniye atışlarıyla maçlar kazandırdı. 27 Ocak'ta Boston'a üçlük, 31 Aralık'ta Chicago'ya ikilik, 1 Şubat'ta Philadelphia'ya serbest atışları sokarak.

Destroyer balıkçı teknesine çarptı

JAPONYA'NIN başkenti Tokyo'nun doğusunda bir destroyer, balıkçı teknesiyle çarpıştı. Parçalanarak batan 12 metrelik teknede bulunan iki kişi tüm aramalara rağmen bulunamadı. ...

Ertuğrul Sağlam'dan kamp değerlendirmesi

Beşiktaş Teknik Direktörü Ertuğrul Sağlam, Avusturya'daki ilk etap kamp döneminin kendileri için son derece olumlu geçtiğini söyledi.Avusturya dönüşünde Atatürk Havalimanı'nda basın mensuplarına açıklamada bulunan Ertuğrul Sağlam, kampın güzel ve verimli geçtiğini kaydederek, ''Futbolda başarıyı getirecek değerlerin üretildiği bir kamp oldu. Hem fiziksel açıdan, hem sistem açısından, hem de mental anlamda çok mesafe kaydettik. İkinci etapta kamp döneminde yaklaşan UEFA Kupası ve lig maçlarına iyi hazırlanmak için biraz daha yoğun bir zaman geçireceğiz'' dedi.

Kampın ilk günlerinde takımın iki kaptanı İbrahim Üzülmez ile İbrahim Toraman arasında yaşanan kavgaya da değinen Sağlam, bu olayın kimseyi memnun etmediğini belirterek, şunları söyledi:''Hepimiz çok üzgünüz. İki tane kaptanımızın bu şekilde takımdan uzaklaşmasına üzüldük. Elimizden yapacak bir şey gelmedi. Bunu yapmak zorunda kaldık. Kampın başında yaşanan tatsızlıktan sonra takımda önemli bir kenetlenme oldu. Gerek futbolculuk, gerek antrenörlük dönemimde hiçbir takımın bu kadar kenetlendiği, arkadaşlığın, dostluğun üst seviyeye çıktığı kamp yaşamadım. Gelecek adına çok umutluyum ve beklentilerim var. Tüm Beşiktaş taraftarlarına şunu söyleyebilirim ki, bu grup onları mutlu edecek.''

''Kadromuz şekilleniyor''

Sağlam, takım kadrosunun yavaş yavaş şekillendiğini belirtirken, bazı genç oyuncuların kendileriyle devam etmeyeceğini kaydetti.PAF takımdan yeni genç oyuncular alabileceklerini vurgulayan Ertuğrul Sağlam, ''Ama kampa katılan herkesin olayı yaşamasından, sahiplenmesinden, antrenman isteği ve arzusundan son derece memnun kaldık. Göndereceğimiz oyuncularımızı da takımımızda oynatamayıp kenarda bekletmektense, kendilerini geliştirebilecekleri kulüplere göndereceğiz'' diye konuştu.

Sezon öncesi kombine kartlara taraftarların yeterli ilgiyi göstermediğiyle ilgili yöneltilen bir soru üzerine Sağlam, ''Ortadaki rakamlar bizi mutlu etmiyor. Diliyorum ki, bundan sonraki dönemde Beşiktaş taraftarları takımına sahip çıkacaktır. Sorumlu Beşiktaş taraftarının bu konuda gerekli fedakarlık ve özveriyi göstereceğine inanıyorum'' cevabını verdi.

Engin: ''Herşey iyi gidiyor''

Beşiktaş Futbol Takımı Genel Menajeri Sinan Engin ise takımları adına her şeyin iyi gittiğini belirtti.

Basın mensuplarına yaptığı açıklamada, teknik, fizik ve kaynaşma açısından güzel bir kamp dönemi geçirdiklerini dile getiren Engin, ''Bir tatsızlık dışında her şey çok güzeldi. İyi yoldayız ve her şey iyiye gidiyor. Gelecek hafta ikinci etap için tekrar Avusturya'ya gidilecek. İkinci kamp daha yüksek seviyede olacak ve maçlar daha ciddi olacak'' ifadelerini kullandı.

Siyah-beyazlı ekibin golcü ismi Bobo'yla ilgili yapılan değerlendirmelere katılmadığını ve bu oyuncunun kesinlikle isteksiz olmadığını da söyleyen Engin, ''Kendisinden çok memnunuz. Ayrıca onun için gelen resmi bir teklif de yok. Kendisinden memnunuz'' dedi.

Öte yandan, siyah-beyazlı futbolculardan Serdar Özkan, takım kaptanlarının kavgasıyla ilgili olarak, ''Tatsız bir olay gerçekten. Olmaması gerekirdi. Kalmalarını isteriz ama gidecekleri takımda da başarılar diliyoruz'' derken, Ali Tandoğan ise takımda defansın eleştirilmesi konusunda, ''Defansta problem olduğu söyleniyor ama ben buna katılmıyorum. Sonuçta takım halinde savunma yapılır. Defansa da takviyeler yapıldı. Futbol takım oyunu ve herkes defans yapmalı. Zaman zaman hatalar oluyor. Bu sene ben daha az gol yiyeceğimizi düşünüyorum. İyi savunma yaparak şampiyon olacağız inşallah'' şeklinde konuştu.

(AA)

Başkan para sözü verdi!

Beşiktaş Menajeri Sinan Engin, "Transferde bütçemiz belli. Başkan 4-5 iyi transfer için kaynak sözü verdi. EURO 2008'e kadar bu işi bitireceğiz" dedi

Kalp krizi geçirirken zehirlendim zannettim

Gencecik bir doktor bir anda kalp krizi geçiriyor ve hiç tanımadığı bir erkeğin kalbi ile yeniden hayata dönüyor. Türkiye'nin kalp nakli olan ilk kadın doktoru Emel Azak Karali, yaşadıklarını anlattı...Kocaeli Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Bölümü'nde gören yapan Emel Azak Karali henüz 33 yaşında. Kendisi 4 ay önce, Türkiye'nin kalp nakli olan ilk kadın doktoru oldu. 9 yıldır binlerce hastayı sağlığına kavuşturmak için mücadele eden Karali, hastalığı yüzünden Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi görmeye başladı. Ancak, yapılan tüm müdahalelere rağmen kalbi iyileşmedi. Meslektaşları, ona kalp nakli yapılmasına karar verdi.

YENİDEN ÖNLÜĞÜNÜ GİYDİ
Karali doktor önlüğünü çıkarttı, hasta önlüğünü giydi ve bekleme listesine adı yazıldı. Aslında hiç ümitli değildi ama 8 Şubat akşamı kendisi için organ bulunduğunu öğrendi. Bursa'daki Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde beyin kanamasından hayatını kaybeden Alparslan Kaya'nın kalbinin Karali'ye ulaştırılması için 1. Ordu Komutanlığı ile irtibata geçilerek, Skorsky helikopter tahsisi sağlandı. Yarış başladı ve yaklaşık 4 saat içinde kalp yetiştirildi. Karali hayatta hiç karşılaşmadığı birinin sayesinde hastalığından kurtuldu. Bugünlerde, yeniden doktor önlüğünü giymeye hazırlanıyor. Dr. Karali, yaşadığı kalp nakli ve yeni hayatına dair sorularımızı yanıtladı:

BANA YAKIŞTIRAMADIM!
* Yeni bir kalbe ihtiyacınız olduğunu siz mi anladınız?
3 yıl önce kalp krizi geçirmiştim ama doğrusunu isterseniz kendi kalp krizi teşhisimi koyamadım. Hastaneden gelmiştim. Aniden mide bulantısı, istifra ve aşırı terlemelerim oldu. Besin zehirlenmesi zannettim. Bu durumda hastaneye gelen bir hasta olsa hemen EKG'sini çektirirdim ama kendime yakıştıramadım. O güne kadar kalp sorunum yoktu hatta hayatımın en iyi devresiydi. Doktorların sorunu bu. Yani kendi sağlık sorunlarımızı büyütmememiz.

* Kalp krizinden sonra, size hemen kalp nakline ihtiyacınız olduğu mu söylendi?
Hayır ama artık kalp fonksiyonlarım azalmıştı. Sonuçta en ufak bir işte bile yoruluyordum. Otururken bile çok iyi nefes alamıyordum. Son dönemde adım atarken bile yardıma ihtiyacım vardı. Nakilden önceki son 6 aylık süreç, gerçekten çok kötüydü. Bu durumu anlamak için doktor olmama bile gerek yoktu.

HASTALARIMI ÖZLEDİM
* Doktorluğu bırakıp hasta olarak mı geçirdiniz o günleri?
Hayır, hep hastanedeydim. Ama benim branşım enfeksiyondu ve bu; sağlığım için çok tehlikeliydi. Hastalardan uzak masa başında çalışmaya başladım. Ama hastalarımı özledim.

* Kalp bekleme aşamasına nasıl gelindi? Nakil listesine adınız nasıl yazıldı?
Listeye yazıldım. Artık bir kalbe ihtiyacımın olduğu kesindi ama çok korkuyordum. Bana çıkmasını istiyor muydum, istemiyor muydum; onu bile bilmiyordum.

* Doktorsunuz, neden korkuyordunuz?
İnsan hasta olunca, doktorluğu bir kenarda kalıyor. Komplikasyonlardan çok korkuyordum. Kalp nakliyle ilgili hiç literatür okumadım. Ufak bir kız vardı. Ben hastalandığımda bana, "Metin ol" demişti. Daha sonra onu kaybettik. Durumu iyi olan biri, gözümün önünde gitti. İş gerçekten çok ciddiydi yani.

HERKESLE HELALLEŞTİM
* Korkunuzu yendiniz mi?
Korkuyu yenemiyorsunuz ama baktım ki artık yürüyemiyorum, hiçbir şey yapamıyorum; mecbur kaldım organ naklini kabul etmeye.

* 'Kalp bulundu' haberini aldığınızda, ne hissettiniz?
Bir akşam saat 21:00 sularında doktor arayıp bana, "Nasılsınız, buraya gelebilir misiniz?" dedi. Ben de, "İyiyim, bu hafta içinde gelmeye çalışırım" diye yanıt verdim. Aklıma bana kalp bulunduğu gelmiyordu. Sonra doktorum, "Kaç saat içinde gelebilirsiniz?" dedi ve ben o anda durumu anladım. O noktadan sonra korkudan ve heyecandan ağlamaya başladım. Kocaeli'nde oturuyoruz. Arabaya bindik. Yol boyunca herkesi arayıp, helalleştim. Onlara vasiyetler verdim. Sonra da, hayatımdaki ilk ameliyatımda kalp nakli oldum.

* Ameliyattan sonra yoğun bakımda gözünüzü açtığınızda neler oldu? Neler hissettiniz?
İnanılmazdı. İnsan bir anda tekrar sağlığına kavuştuğunu fark ediyor. Hemen ayağa kaldırdılar beni. Harikaydı.

* Bağış olayı büyük sorun. Hiç, 'Bana kimse kalbini vermez' diye kaygılar yaşadınız mı?
Ben organ bağışında bulunanları çok takdir ettim. Çok imrendim onlara. O kadar büyük bir kararı vermek çok zor. Çok güzel bir karar.