28 Şubat 2009 Cumartesi
İstanbul'da bomba paniği
Şüpheli araç nedeniyle İncirli Caddesi trafiğe kapatıldıİstanbul'da bombalı araçla saldırı gerçekleştirileceği ihbarı üzerine harekete geçen polis ekipleri, şüpheli araç ve paket ihbarlarını titizlikle değerlendiriyor.
Polis ekiplerince aranan plakalı beyaz kartal olduğundan şüphelenilen otomobilin Bakırköy'de görüldüğü ihbarı üzerine polis ekipleri alarma geçti. Bölgeye bomba imha uzmanı polislerin yanısıra sivil ve resmi polis ekipleri de kaydırıldı. Bakırköy İncirli Caddesi,tek yönde trafiğe kapatıldı. Araçta cep telefonlu düzenek bulunma ihtimaline karşılık, bölgedeki cep telefonu görüşmeleri özel düzenekli araçla kesildi.
Fazilet Sokak üzerinde bulunan beyaz renkli Kartal, bomba imha ekiplerince incelendi. Fünye düzeneği yerleştiriliştirilen otomobilin camı patlatıldı. Bomba imha ekipleri, şaşırtmaca ihtimalini de değerlendirerek çevrede bulunan çöp kutuları ve sokaktaki araçların altını kontrol etti.
Polis ekiplerinin araç üzerindeki incelemeleri devam ediyor.
Polis ekiplerince aranan plakalı beyaz kartal olduğundan şüphelenilen otomobilin Bakırköy'de görüldüğü ihbarı üzerine polis ekipleri alarma geçti. Bölgeye bomba imha uzmanı polislerin yanısıra sivil ve resmi polis ekipleri de kaydırıldı. Bakırköy İncirli Caddesi,tek yönde trafiğe kapatıldı. Araçta cep telefonlu düzenek bulunma ihtimaline karşılık, bölgedeki cep telefonu görüşmeleri özel düzenekli araçla kesildi.
Fazilet Sokak üzerinde bulunan beyaz renkli Kartal, bomba imha ekiplerince incelendi. Fünye düzeneği yerleştiriliştirilen otomobilin camı patlatıldı. Bomba imha ekipleri, şaşırtmaca ihtimalini de değerlendirerek çevrede bulunan çöp kutuları ve sokaktaki araçların altını kontrol etti.
Polis ekiplerinin araç üzerindeki incelemeleri devam ediyor.
Sarkozy'nin Merkel'e ''İlan-ı aşkı''
Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin, dün Almanya'nın Aachen kentinde Başbakan Angela Merkel'e verilen ''Şarl Ödülü'' (Karlspreis) sırasında ...Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin, dün Almanya'nın Aachen kentinde Başbakan Angela Merkel'e verilen ''Şarl Ödülü'' (Karlspreis) sırasında yaptığı konuşmada, ''Angela Merkel'i seviyorum, bazılarının yazdığından daha fazla'' şeklindeki sözleri Alman basınına konu oldu.
''Frankfurter Allgemeine Zeitung'' gazetesi, ''Sarkozy: Angela Merkel'i seviyorum'' başlığıyla ödül törenine yer verirken, Bild gazetesi de haberi, Fransızca ''seni seviyorum'' anlamına gelen ''Angela, je t'aime'' başlığıyla okuyucularına aktardı.
Gazetenin haberinde, İspanya Kralı Juan Carlos, Lüksemburg Başbakanı Jean-Claude Juncker, AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso ve eski Almanya Cumhurbaşkanı Roman Herzog'un da katıldığı ödül töreninde konuşan Sarkozy'nin, Merkel'e duyduğu hayranlığı dile getirerek, ''Bu kadın cesur ve zeki. Angela Merkel'i seviyorum, bazılarının yazdığından daha fazla'' şeklinde konuştuğuna işaret edildi.
Merkel'in de bu sözler üzerine, ödül töreninde hazır bulunan profesör eşi Joachim Sauer'e dönerek göz kırptığı, daha sonra yaptığı konuşmada da Sarkozy'nin sözlerine Fransızca teşekkür ettiği kaydedildi.
Almanya'nın AB dönem başkanlığı sırasında Birliğin gelişmesine sağladığı katkılardan ve AB anayasasıyla ilgili krizin aşılmasında elde ettiği başarılardan dolayı Merkel'e dün Aachen belediye sarayında düzenlenen törenle ''Şarl Ödülü'' verilmişti.
AA
''Frankfurter Allgemeine Zeitung'' gazetesi, ''Sarkozy: Angela Merkel'i seviyorum'' başlığıyla ödül törenine yer verirken, Bild gazetesi de haberi, Fransızca ''seni seviyorum'' anlamına gelen ''Angela, je t'aime'' başlığıyla okuyucularına aktardı.
Gazetenin haberinde, İspanya Kralı Juan Carlos, Lüksemburg Başbakanı Jean-Claude Juncker, AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso ve eski Almanya Cumhurbaşkanı Roman Herzog'un da katıldığı ödül töreninde konuşan Sarkozy'nin, Merkel'e duyduğu hayranlığı dile getirerek, ''Bu kadın cesur ve zeki. Angela Merkel'i seviyorum, bazılarının yazdığından daha fazla'' şeklinde konuştuğuna işaret edildi.
Merkel'in de bu sözler üzerine, ödül töreninde hazır bulunan profesör eşi Joachim Sauer'e dönerek göz kırptığı, daha sonra yaptığı konuşmada da Sarkozy'nin sözlerine Fransızca teşekkür ettiği kaydedildi.
Almanya'nın AB dönem başkanlığı sırasında Birliğin gelişmesine sağladığı katkılardan ve AB anayasasıyla ilgili krizin aşılmasında elde ettiği başarılardan dolayı Merkel'e dün Aachen belediye sarayında düzenlenen törenle ''Şarl Ödülü'' verilmişti.
AA
'Helikopterle servis' işi tuttu, sırada Gebze var
Hava taksi hizmeti veren Medair, helikopterle Çerkezköy-İstinye hattında verdiği servis hizmeti tutunca Gebzeli işadamları için de harekete geçti
İlkokul mezunu elektronikçiden cüzdan dostu cihaz
Doğalgaz ve elektrikte yüzde 70 tasarruf sağlanabilecekBursa'da, ilkokul mezunu bir elektronikçi, doğalgaz ve elektrikle ısınmada yüzde 70 tasarruf sağlayan bir cihaz geliştirdi.
Serkan Tatar, tekstilde kullanılan kras makinasından yola çıkarak, doğalgaz kombilerini buna uyarladı. 8 yıl boyunca değişik yöntemlere başvuran ve son olarak ısınması için daha az enerji gereken, soğuması da uzun süren transkalan N yağını keşfeden Tatar, bu yağa karbon maddesi ilave edip katalizörde parçalanmayı artırınca, cihazını daha az enerji kullanarak çalıştırmayı ve 80 metrekarelik işyerini ısıtmayı başardı.
Doğalgaz kombilerinin aksine su yerine yağı ısıtarak ısınmayı sağlayan Tatar, odalara yerleştirdiği fanlar sayesinde de bu ısıyı kullanmayı başardı. Tatar, 300 YTL doğalgaz veya elektrik faturası ödeyen insanların bu cihaz sayesinde sarfiyatlarının 120-140 YTLye kadar düşeceğini söyledi. Cihazının 90 dereceye kadar banyo ve mutfak için su ısıtılabildiğini belirten Tatar, "Cihazımız mineralle çalışıyor. Su bazlı çalışmıyor. Bu sayede kazan içinde kireçlenme oluşmuyor. Uzun yıllar çalışıbiliyor. Aynı zamanda 2.5 Kw gibi çok ufak bir güçle ekonomik ısınmayı sağlıyor. Nemlendirme ve hava silkülasyonu sağlıyor. Bir nevi klima vazifesi görüyor. Doğalgazlı kullanımda bu oran 3/2 oranında düşüyor. Bu sayede 300 YTL enerji harcayan bir ev 100 YTL'e ısınabiliyor. Cihaz sayesinde 1 verdiğiniz ısı 3 gibi algılanıyor" dedi.
Buluşu sayesinde Türkiye ekonomisine büyük katkı sağlayacağını iddia eden Tatar, cihazının kullanımı halinde doğalğazdaki dışa bağımlılık oranının düşeceğini ileri sürdü.
İsmini koymadığı cihazına 10 yıl garanti veren Tatar, "Cihazın 4 yılda bir minerali değişmesi gerekiyor. Bunun da maliyeti 170 YTL. 80 metrekarelik alan için 3 bin YTL, 120 metre karelik alan için 5 bin YTL'ye bu sistemi isteyenlerin evlerine kurabilirim" diye konuştu.
İHA
Serkan Tatar, tekstilde kullanılan kras makinasından yola çıkarak, doğalgaz kombilerini buna uyarladı. 8 yıl boyunca değişik yöntemlere başvuran ve son olarak ısınması için daha az enerji gereken, soğuması da uzun süren transkalan N yağını keşfeden Tatar, bu yağa karbon maddesi ilave edip katalizörde parçalanmayı artırınca, cihazını daha az enerji kullanarak çalıştırmayı ve 80 metrekarelik işyerini ısıtmayı başardı.
Doğalgaz kombilerinin aksine su yerine yağı ısıtarak ısınmayı sağlayan Tatar, odalara yerleştirdiği fanlar sayesinde de bu ısıyı kullanmayı başardı. Tatar, 300 YTL doğalgaz veya elektrik faturası ödeyen insanların bu cihaz sayesinde sarfiyatlarının 120-140 YTLye kadar düşeceğini söyledi. Cihazının 90 dereceye kadar banyo ve mutfak için su ısıtılabildiğini belirten Tatar, "Cihazımız mineralle çalışıyor. Su bazlı çalışmıyor. Bu sayede kazan içinde kireçlenme oluşmuyor. Uzun yıllar çalışıbiliyor. Aynı zamanda 2.5 Kw gibi çok ufak bir güçle ekonomik ısınmayı sağlıyor. Nemlendirme ve hava silkülasyonu sağlıyor. Bir nevi klima vazifesi görüyor. Doğalgazlı kullanımda bu oran 3/2 oranında düşüyor. Bu sayede 300 YTL enerji harcayan bir ev 100 YTL'e ısınabiliyor. Cihaz sayesinde 1 verdiğiniz ısı 3 gibi algılanıyor" dedi.
Buluşu sayesinde Türkiye ekonomisine büyük katkı sağlayacağını iddia eden Tatar, cihazının kullanımı halinde doğalğazdaki dışa bağımlılık oranının düşeceğini ileri sürdü.
İsmini koymadığı cihazına 10 yıl garanti veren Tatar, "Cihazın 4 yılda bir minerali değişmesi gerekiyor. Bunun da maliyeti 170 YTL. 80 metrekarelik alan için 3 bin YTL, 120 metre karelik alan için 5 bin YTL'ye bu sistemi isteyenlerin evlerine kurabilirim" diye konuştu.
İHA
Ziraat Bankası 2500 personel alıyor
Ziraat Bankası, tarımsal orta ve büyük boy işletmelere kredi vermek için özel şubeler açacakZiraat Bankası Genel Müdürü Can Akın Çağlar, bankanın 2007 net karının 2.1 milyar YTL’den 2.3 milyar YTL’ye yükseldiğini belirterek, “Son 4 yıldır, sektörde en yüksek karı elde eden banka olma özelliğini koruyoruz” dedi.
Bankanın 2007 faaliyetleri ve bu yılki programı hakkında bilgi vermek üzere düzenlediği basın toplantısında konuşan Çağlar, son 4 yılda sektörün ortalama yüzde 2.4 karla çalışırken, Ziraat Bankası’nda bunun yüzde 3 olduğuna işaret eden Çağlar, öz kaynak karlılığında ise bu oranın yüzde 35’e ulaştığını belirtti.
Bankacılık sektörünün genel giderlerinin 2002-2007 döneminde 9.8 milyar YTL’den 17.4 milyar YTL’ye yükseldiğini kaydeden Çağlar, Ziraat Bankası’nın bu dönemdeki giderlerinin ise 1.6 milyar YTL’den 1.4 milyar YTL’ye indiğini söyledi.
Çağlar, bu yıl alınacak 2 bin 500 yeni personelle, TOBİ adı altında tarımsal orta ve büyük işletme kredisi için özel şubeler açılacağını duyurdu. Banka hiçbir limit koymadan sadece başvuranların kredibilitesine bakarak, üretimden tüketiciye kadar olan her aşamada finansman desteği sağlayacak.
ATİNA VE GÜMÜLCİNE’DE ŞUBE AÇIYOR
Yunanistan ile şube açılması konusundaki tüm izinlerin tamamlandığını belirten Ziraat Bankası Genel Müdürü, 2-3 ay içinde Atina ve Gümülcine’de faaliyete geçeceklerini söyledi.
‘BANKANIN TAŞINMASI 2010’A YETİŞİR’
Çağlar, bankanın İstanbul’a taşınması konusunda şunları söyledi: “Her şey yolunda giderse 2010 yılına yetişir. ‘İstanbul’a gitmem’ diyenler de önemli bir orana ulaşılmış değil. İstanbul piyasası şartlarına göre ücretler gözden geçirilecek.”
‘YABANCI PAYININ ARTMASI RAHATSIZ ETMİYOR’
Can Akın Çağlar, sektördeki yabancı payının artmasından endişe duymadığını belirterek, “Rekabet ve finansal derinlik açısından bizi rahatsız etmiyor. Zenginlik olarak düşünüyoruz” diye konuştu.
BDDK’nın karların sermayeye aktarılması yönündeki uyarısına katıldığını da vurgulayan Çağlar, “Karar Hazine’nin. Şu an için sermayeye ihtiyacımız yok ama önümüzdeki yıldan itibaren bu gerekebilir” dedi.
NTV
Bankanın 2007 faaliyetleri ve bu yılki programı hakkında bilgi vermek üzere düzenlediği basın toplantısında konuşan Çağlar, son 4 yılda sektörün ortalama yüzde 2.4 karla çalışırken, Ziraat Bankası’nda bunun yüzde 3 olduğuna işaret eden Çağlar, öz kaynak karlılığında ise bu oranın yüzde 35’e ulaştığını belirtti.
Bankacılık sektörünün genel giderlerinin 2002-2007 döneminde 9.8 milyar YTL’den 17.4 milyar YTL’ye yükseldiğini kaydeden Çağlar, Ziraat Bankası’nın bu dönemdeki giderlerinin ise 1.6 milyar YTL’den 1.4 milyar YTL’ye indiğini söyledi.
Çağlar, bu yıl alınacak 2 bin 500 yeni personelle, TOBİ adı altında tarımsal orta ve büyük işletme kredisi için özel şubeler açılacağını duyurdu. Banka hiçbir limit koymadan sadece başvuranların kredibilitesine bakarak, üretimden tüketiciye kadar olan her aşamada finansman desteği sağlayacak.
ATİNA VE GÜMÜLCİNE’DE ŞUBE AÇIYOR
Yunanistan ile şube açılması konusundaki tüm izinlerin tamamlandığını belirten Ziraat Bankası Genel Müdürü, 2-3 ay içinde Atina ve Gümülcine’de faaliyete geçeceklerini söyledi.
‘BANKANIN TAŞINMASI 2010’A YETİŞİR’
Çağlar, bankanın İstanbul’a taşınması konusunda şunları söyledi: “Her şey yolunda giderse 2010 yılına yetişir. ‘İstanbul’a gitmem’ diyenler de önemli bir orana ulaşılmış değil. İstanbul piyasası şartlarına göre ücretler gözden geçirilecek.”
‘YABANCI PAYININ ARTMASI RAHATSIZ ETMİYOR’
Can Akın Çağlar, sektördeki yabancı payının artmasından endişe duymadığını belirterek, “Rekabet ve finansal derinlik açısından bizi rahatsız etmiyor. Zenginlik olarak düşünüyoruz” diye konuştu.
BDDK’nın karların sermayeye aktarılması yönündeki uyarısına katıldığını da vurgulayan Çağlar, “Karar Hazine’nin. Şu an için sermayeye ihtiyacımız yok ama önümüzdeki yıldan itibaren bu gerekebilir” dedi.
NTV
Halkbank İstanbul'a taşınmaya hazır
Özelleştirme sürecinin sürdüğünü belirten Aydın, "İstanbul'a taşınmalıyız" dediHalkbank Genel Müdürü Hüseyin Aydın, Özelleştirme Yüksek Kurulunun yüzde 25'lik halka arzdan sonra, Halkbank'ın yol haritasıyla ilgili alınmış herhangi bir kararı bulunmadığını vurgularken, ''Ama Halkbank'ın 2010'a kadar
özelleştirileceği hususu, hükümetin beyanlarında bulunuyor. Takvimin
devam edeceğini düşünüyoruz'' dedi.
Aydın, Halkbank'ın 2007 yılı finansal sonuçlarının değerlendirildiği ve
2008 hedeflerinin açıklandığı basın toplantısında, gazetecilerin
sorularını yanıtladı.
Bankanın özelleştirme sürecine ilişkin sorular üzerine Aydın,
özelleştirmenin ne zaman yapılacağının, Özelleştirme İdaresi ile
Özelleştirme Yüksek Kurulunun (ÖYK) kararı olduğunu ve onların en doğru
kararı en doğru zamanda alacağına inandıklarını vurguladı.
Hüseyin Aydın, ''Siz, halka arzdan mı, blok satıştan mı yanasınız?''
sorusunu, ''Bizim için farketmiyor. Bu konuda karar alıcı biz değiliz.
'Halka arz' derlerse halka arz, 'blok satış' derlerse blok satış
yapılır'' diye yanıtladı. Aydın, şöyle devam etti:
''Halkbank'ın yol haritasıyla ilgili karar mercii, Özelleştirme Yüksek
Kuruludur. Özelleştirme Yüksek Kurulunun yüzde 25'lik halka arzdan
sonra, Halkbank'ın yol haritasıyla ilgili alınmış herhangi bir kararı
bulunmamakta. Ama Halkbank'ın 2010'a kadar özelleştirileceği hususu,
hükümetin ilgili beyanlarında bulunuyor. Takvimin devam edeceğini
düşünüyoruz.''
Bankanın şu andaki piyasa değerine ilişkin soru üzerine Aydın, halka
arzı gerçekleştirdiklerinde 9 kat talep topladıklarını ve dolar bazında
yüzde 72, YTL bazında yüzde 50'lik bir pozitif getiri olduğunu
hatırlattı.
Aydın, ''Ama maalesef bugünlerde halka arz fiyatımızın altındayız. Bunun
geçici olduğunu düşünüyoruz. Halkbank'a talebin artarak devam
edeceğinden hiç kuşku duymuyoruz'' dedi.
Özelleştirme sonrasında Advantage ile yapılan kart ortaklığının ne
olacağına yönelik soru üzerine de Aydın, yaptıkları sözleşmede zaten
bankanın yeni sahibinin Advantage ile devam etmek istememesi halinde bu
ortaklığa son verebileceğinin yer aldığını ifade etti.
Aslında bu ortaklığın bankaya hiç bir maliyeti olmadığını belirten
Aydın, ''Getirisi oldu, götürüsü olmadı. Şöyle bir algı yanlış: (Madem
özelleştirileceksiniz, bekleyin, bir şey yapmayın...) Biz, bisikletin
üzerindeyiz. Pedalı çevirmezsek düşeriz'' şeklinde konuştu.
-''(TAŞINMA İŞİNDE) SON AŞAMAYA GELDİK''-
Halkbank Genel Müdürü Hüseyin Aydın, bankanın İstanbul'a taşınma
çalışmalarına dair sorular üzerine de, aslında 2004'te İstanbul'a
gelmeyi arzu ettiklerini, ancak o dönemde hem birleşme hem taşınma risk
oluşturabileceğinden sadece birleşme işlemini gerçekleştirdiklerini
anlattı.
Bankanın teknolojisinin, hazine yönetiminin, bireysel bölümünün,
uluslararası ilişkiler departmanının İstanbul'da olduğunu belirten
Aydın, ''Aslında biz İstanbullu olup Ankara'da oturanlardanız.
Dolayısıyla hem Ankara hem İstanbul pahalı bir şehir. Bizim İstanbul'a
gelmemiz gerekiyor. İstanbul'daki pazar payımızı artırmamız gerekiyor''
diye konuştu.
Ataşehir'deki arsayla ilgili TOKİ'yle ciddi anlamda görüştüklerini ve
görüşmelerde son aşamaya geldiklerini kaydeden Aydın, söz konusu yerin
temin edilmesinden sonra teknolojinin faydalarından da yararlanıp, en
seri şekilde Ataşehir'de bankanın genel müdürlüğünü inşa edeceklerini
ifade etti.
Aydın, İstanbul'a gelmeyi düşündükten sonra Ankara'da hiç departman
kurmadıklarını söyledi.
TOKİ'yle yaptıkları fiyat görüşmelerine ilişkin bir soru üzerine de
Aydın, tamamen ticari esaslara göre, ortak bir noktada görüşmelerin
sonlanacağını, yakın bir gelecekte bunun belli olacağını belirtti.
Taşınma maliyetine ilişkin de Aydın, bu konuda en yüksek maliyetin
aslında insan kaynağı olduğunu, bankanın ciddi anlamdaki insan
kaynağının da İstanbul'da çalıştığını aktardı.
-''BENİM GÖRÜŞÜM, TEMETTÜ DAĞITILMASI YÖNÜNDE''-
Hüseyin Aydın, bankanın temettü dağıtıp dağıtmayacağı yönündeki soruya
karşılık, henüz alınmış resmi bir karar olmamakla birlikte mutlaka
temettü dağıtılması gerektiğini düşündüğünü kaydetti.
Halkbank'ın sermaye sorunu olmadığını ve güçlü bir öz kaynağa sahip
olduğunu vurgulayan Aydın, teknik anlamda karı dağıtmak için hiç bir
mahsur görmediğini söyledi.
Global piyasalardaki dalgalanmalar ve bunun Türkiye'ye etkilerine
ilişkin bir soruyu ise Aydın, şöyle yanıtladı:
''Biz, 2008'i negatif algılamıyoruz. 2008 için pozitif düşünüyoruz.
Zaten her sene bir şey oluyor. Bu yıl da böyle oldu. Her sene bir şey
olacak diye karamsar olmamıza gerek yok. Elbette sıkıntılar, problemler
olacak. Ama kredibilite son derece önemli. Biz panik yapmayacağız. Bu
dönemde, bu süreçte piyasa oyuncuları son derece önemli. ''
özelleştirileceği hususu, hükümetin beyanlarında bulunuyor. Takvimin
devam edeceğini düşünüyoruz'' dedi.
Aydın, Halkbank'ın 2007 yılı finansal sonuçlarının değerlendirildiği ve
2008 hedeflerinin açıklandığı basın toplantısında, gazetecilerin
sorularını yanıtladı.
Bankanın özelleştirme sürecine ilişkin sorular üzerine Aydın,
özelleştirmenin ne zaman yapılacağının, Özelleştirme İdaresi ile
Özelleştirme Yüksek Kurulunun (ÖYK) kararı olduğunu ve onların en doğru
kararı en doğru zamanda alacağına inandıklarını vurguladı.
Hüseyin Aydın, ''Siz, halka arzdan mı, blok satıştan mı yanasınız?''
sorusunu, ''Bizim için farketmiyor. Bu konuda karar alıcı biz değiliz.
'Halka arz' derlerse halka arz, 'blok satış' derlerse blok satış
yapılır'' diye yanıtladı. Aydın, şöyle devam etti:
''Halkbank'ın yol haritasıyla ilgili karar mercii, Özelleştirme Yüksek
Kuruludur. Özelleştirme Yüksek Kurulunun yüzde 25'lik halka arzdan
sonra, Halkbank'ın yol haritasıyla ilgili alınmış herhangi bir kararı
bulunmamakta. Ama Halkbank'ın 2010'a kadar özelleştirileceği hususu,
hükümetin ilgili beyanlarında bulunuyor. Takvimin devam edeceğini
düşünüyoruz.''
Bankanın şu andaki piyasa değerine ilişkin soru üzerine Aydın, halka
arzı gerçekleştirdiklerinde 9 kat talep topladıklarını ve dolar bazında
yüzde 72, YTL bazında yüzde 50'lik bir pozitif getiri olduğunu
hatırlattı.
Aydın, ''Ama maalesef bugünlerde halka arz fiyatımızın altındayız. Bunun
geçici olduğunu düşünüyoruz. Halkbank'a talebin artarak devam
edeceğinden hiç kuşku duymuyoruz'' dedi.
Özelleştirme sonrasında Advantage ile yapılan kart ortaklığının ne
olacağına yönelik soru üzerine de Aydın, yaptıkları sözleşmede zaten
bankanın yeni sahibinin Advantage ile devam etmek istememesi halinde bu
ortaklığa son verebileceğinin yer aldığını ifade etti.
Aslında bu ortaklığın bankaya hiç bir maliyeti olmadığını belirten
Aydın, ''Getirisi oldu, götürüsü olmadı. Şöyle bir algı yanlış: (Madem
özelleştirileceksiniz, bekleyin, bir şey yapmayın...) Biz, bisikletin
üzerindeyiz. Pedalı çevirmezsek düşeriz'' şeklinde konuştu.
-''(TAŞINMA İŞİNDE) SON AŞAMAYA GELDİK''-
Halkbank Genel Müdürü Hüseyin Aydın, bankanın İstanbul'a taşınma
çalışmalarına dair sorular üzerine de, aslında 2004'te İstanbul'a
gelmeyi arzu ettiklerini, ancak o dönemde hem birleşme hem taşınma risk
oluşturabileceğinden sadece birleşme işlemini gerçekleştirdiklerini
anlattı.
Bankanın teknolojisinin, hazine yönetiminin, bireysel bölümünün,
uluslararası ilişkiler departmanının İstanbul'da olduğunu belirten
Aydın, ''Aslında biz İstanbullu olup Ankara'da oturanlardanız.
Dolayısıyla hem Ankara hem İstanbul pahalı bir şehir. Bizim İstanbul'a
gelmemiz gerekiyor. İstanbul'daki pazar payımızı artırmamız gerekiyor''
diye konuştu.
Ataşehir'deki arsayla ilgili TOKİ'yle ciddi anlamda görüştüklerini ve
görüşmelerde son aşamaya geldiklerini kaydeden Aydın, söz konusu yerin
temin edilmesinden sonra teknolojinin faydalarından da yararlanıp, en
seri şekilde Ataşehir'de bankanın genel müdürlüğünü inşa edeceklerini
ifade etti.
Aydın, İstanbul'a gelmeyi düşündükten sonra Ankara'da hiç departman
kurmadıklarını söyledi.
TOKİ'yle yaptıkları fiyat görüşmelerine ilişkin bir soru üzerine de
Aydın, tamamen ticari esaslara göre, ortak bir noktada görüşmelerin
sonlanacağını, yakın bir gelecekte bunun belli olacağını belirtti.
Taşınma maliyetine ilişkin de Aydın, bu konuda en yüksek maliyetin
aslında insan kaynağı olduğunu, bankanın ciddi anlamdaki insan
kaynağının da İstanbul'da çalıştığını aktardı.
-''BENİM GÖRÜŞÜM, TEMETTÜ DAĞITILMASI YÖNÜNDE''-
Hüseyin Aydın, bankanın temettü dağıtıp dağıtmayacağı yönündeki soruya
karşılık, henüz alınmış resmi bir karar olmamakla birlikte mutlaka
temettü dağıtılması gerektiğini düşündüğünü kaydetti.
Halkbank'ın sermaye sorunu olmadığını ve güçlü bir öz kaynağa sahip
olduğunu vurgulayan Aydın, teknik anlamda karı dağıtmak için hiç bir
mahsur görmediğini söyledi.
Global piyasalardaki dalgalanmalar ve bunun Türkiye'ye etkilerine
ilişkin bir soruyu ise Aydın, şöyle yanıtladı:
''Biz, 2008'i negatif algılamıyoruz. 2008 için pozitif düşünüyoruz.
Zaten her sene bir şey oluyor. Bu yıl da böyle oldu. Her sene bir şey
olacak diye karamsar olmamıza gerek yok. Elbette sıkıntılar, problemler
olacak. Ama kredibilite son derece önemli. Biz panik yapmayacağız. Bu
dönemde, bu süreçte piyasa oyuncuları son derece önemli. ''
Fener'de işlem tamam
Sarı-lacivertliler, ABD'li Crawford'un sözleşmesini fesh edip iki Azeri voleybolcu Korotenko ve Parkhomenko'nun lisanslarını çıkardırbahçe Acıbadem, transferinde sıkıntı yaşadığı iki Azeri voleybolcu Valeriya Korotenko ile Kseniya Parkhomenko'ndaki pürüzleri giderdi ve lisanslarını çıkardı. Kadrodaki yabancılardan Theresa Crawford'un sözleşmesini karşılıklı fesheden sarı-lacivertliler böylece iki önemli ismi renklerine kattılar. Daha önce ayrılmak istemeyen Crawford'un da kalan maaşlarından bir miktar ödeme yapılarak ikna edildiği belirtildi.
PELİN KOPUYOR MU!
Libero pozisyonunda oynayan Korotenko aynı zamanda güzelliği ile de mankenlere taş çıkartacak gibi. 26 yaşındaki pasör Parkhomenko'nun gelişi ise takım içinde sorunlar yarattı. Bu transferin ardından milli takım formasını da giyen pasör Pelin'in menajeri aracılığı ile İspanya'da takım arayışına girdiği belirtildi.
PELİN KOPUYOR MU!
Libero pozisyonunda oynayan Korotenko aynı zamanda güzelliği ile de mankenlere taş çıkartacak gibi. 26 yaşındaki pasör Parkhomenko'nun gelişi ise takım içinde sorunlar yarattı. Bu transferin ardından milli takım formasını da giyen pasör Pelin'in menajeri aracılığı ile İspanya'da takım arayışına girdiği belirtildi.
Şehitlik yararına deve güreşi
Aydın'ın Germencik ilçesine bağlı Alangüllü köyünde, selden zarar gören Kanlıbahçe Şehitliği yararına deve güreşleri düzenlendi. ...n'ın Germencik ilçesine bağlı Alangüllü köyünde, selden zarar gören Kanlıbahçe Şehitliği yararına deve güreşleri düzenlendi. Germencik Deve Güreşi Arenası'nda yapılan, Ege, Marmara ile Akdeniz bölgelerinden 150 devenin mücadele ettiği güreşleri yaklaşık 8 bin kişi izledi. Germencik Belediye Başkanı Ali Şanlı, 60 yıldır ilçede deve güreşi şenlikleri düzenlendiğini belirterek, "Bu yılki güreşlerden elde edeceğimiz geliri Yunan işgalinde şehit olan dedelerimizin kabirlerinin bulunduğu Kanlıbahçe Şehitliği için kullanacağız. Şehitlik son yağan yağmurda büyük tahribata uğramıştı. Güreşlerin geliri hep hayırlı işlerde kullanılmıştır. Ama bu yılki daha bir anlamlı oldu'' dedi.
CMYLMZ'dan kahkaha şov-VİDEO
En son Hokkabaz filmiyle seyirciyle buluşan Cem Yılmaz, G.O.R.A.'nın devam filmi A.R.O.G.'la yine çok ses getirecek.Yılmaz'ın G.O.R.A ve Hokkabaz'dan sonraki üçüncü filmi A.R.O.G'un tanıtım fragmanı internette izlenme rekorları kırıyor. Yeni filmde baş kahraman Arif'i Taş Devri'ne gönderen Yılmaz, filmi için "Fikre dayalı komedi" dedi. A.R.O.G.'un YouTuba'a düşen 3 dakikalık fragmanı da büyük ilgi gördü.
Senaryosunu Yılmaz'ın yazdığı, Ali Taner Baltacı ve Yılmaz tarafından yönetilen A.R.O.G.'un "ilk 3 dakika" sında; Yılmaz, Özge Özberk ve Zafer Algöz rol alıyor.
CMYLMZ'dan kahkaha şov-VİDEO
Senaryosunu Yılmaz'ın yazdığı, Ali Taner Baltacı ve Yılmaz tarafından yönetilen A.R.O.G.'un "ilk 3 dakika" sında; Yılmaz, Özge Özberk ve Zafer Algöz rol alıyor.
CMYLMZ'dan kahkaha şov-VİDEO
İstanbul'da belediye işçileri greve gidiyor
Türk-İş'e bağlı Tüm Belediyeler ve Genel Hizmetler İşçileri Sendikası (Belediye-İş), örgütlü olduğu İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve bağlı ...
Kadınları tavlamanın bilimsel yolu!
Önce bacağına, sonra koluna dokunun yeter!Bilim insanları sonunda kadını etkilemenin de bir formülü olduğunu kanıtladı. Araştırmaya göre kadının istediği ne çok espritüel bir sohbet ne de süper bir görünüş. Kadının ikna etmenin yolu basit...
Durum uygunsa hafifçe önce bacağına sonra da kollarına dokunup gözlerini yakalamaktan geçiyor. Kadının elini tutarak dansa kaldırmak ise büyük bir hata. Araştırmada kadınların 3’te 2’si kollarına veya bacaklarına hafifçe dokunan ve göz teması kuran erkeklerin dans isteğini kabul etti. Ellerini tutarak dansa kalkma teklifinden bulunan erkeklerin şansı bacağa veya kola dokunup göz göze gelmeyi başaranlara oranla yüzde 50 düştü. Kadınlar bu formülle hareket eden erkeklere cep numaralarını vermeye de daha olumlu bakıyor.
Akşam
Durum uygunsa hafifçe önce bacağına sonra da kollarına dokunup gözlerini yakalamaktan geçiyor. Kadının elini tutarak dansa kaldırmak ise büyük bir hata. Araştırmada kadınların 3’te 2’si kollarına veya bacaklarına hafifçe dokunan ve göz teması kuran erkeklerin dans isteğini kabul etti. Ellerini tutarak dansa kalkma teklifinden bulunan erkeklerin şansı bacağa veya kola dokunup göz göze gelmeyi başaranlara oranla yüzde 50 düştü. Kadınlar bu formülle hareket eden erkeklere cep numaralarını vermeye de daha olumlu bakıyor.
Akşam
Pir Sultan'dan 2 Temmuz çağrısı
Sivas'ta Madımak Oteli'nde 33 kişinin yakılarak öldürüldüğü katliamın 15. yıldönümü nedeniyle 2 Temmuz'da yapılacak miting ve anma için çağrı yapıldı. ...Sivas'ta Madımak Oteli'nde 33 kişinin yakılarak öldürüldüğü katliamın 15. yıldönümü nedeniyle 2 Temmuz'da yapılacak miting ve anma için çağrı yapıldı. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği yönetim kurulu üyesi Metin Aslandolmuş, 2 Temmuz'da bütün Alevi örgütlerini, sol siyasi partileri, sendikaları, demokratik kitle görgütlerini, odaları, baroları Sivas'taki Madımak Oteli önünde buluşmaya çağırdı. Dernek yönetici ve üyesi 40 kişinin Taksim Meydanı'nda bir araya gelerek yaptığı açıklamada ayrıca Madımak Oteli'nin müzeye çevrilmesi de istendi.
Et alamayan halk pirinç ve makarna tüketiyor
Turkiye Ziraat Odaları Birliği'nin (TZOB), "Kırmızı Et Sektör Değerlendirme Raporu"na göre kırmızı et ve et ürünlerine ulaşamayan vatandaş makarna ve pirince yöneldi. ...Turkiye Ziraat Odaları Birliği'nin (TZOB), "Kırmızı Et Sektör Değerlendirme Raporu"na göre kırmızı et ve et ürünlerine ulaşamayan vatandaş makarna ve pirince yöneldi. Hayvan hastalıklarının devlete maliyeti 2.7 milyar YTL olurken et kaçakçılığı tehdidi sürüyor. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar'ın açıkladığı "Kırmızı Et Sektör Değerlendirme Raporu"'na göre hayvancılık sektöründe yaşanan ciddi sorunlar nedeniyle et fiyatları el yakıyor. İşte, verilerle Türkiye'de hayvancılık sektörünün ürküten tablosu:
HARCAMA FİYATLA ARTIYOR
* Türkiye'de kırmızı et tüketimi hızla azalıyor. 1994'te 20.7 kilogram olan kişi başına kırmızı et tüketimi 2005'te yüzde 51.2'lik gerileme ile 10.1 kilograma düştü. Tavuk tüketimi ise tavan yaptı. 1994'te 2.7 kilo olan tavuk eti tüketimi 2005'te yüzde 214 artışla 8.5 kiloya yükseldi.
* Dünyada kırmızı et üretimi yüzde 16 artarken Türkiye de ise yüzde 13.7 azaldı.
* Kırmızı et ve et ürünlerine ulaşmada sıkıntı yaşayan vatandaşlar, tavuk eti ürünleri yanında ciddi oranda makarna ve pirince yöneldi. 1994-2005 yılları arasında pirinç tüketiminin yüzde 21, makarna tüketimi de yüzde 53.8 oranında arttı.
* Yem fiyatlarındaki artış üreticileri zora soktu. Yem fiyatları et fiyatlarına göre 2001'de 1.8, 2004'te 3.9, 2007'de ise 12.5 kat arttı.
* Türkiye'de kesilen hayvan sayısı yüzde 18.5 azalırken oran; sığırda yüzde 46, koyunda yüzde 11, keçide yüzde 11, mandada yüzde 89 oldu.
* Et üretiminin büyükbaşta yüzde 22'si, küçükbaşta yüzde 69'u kayıtdışı.
* Toplam gıda harcamaları içinde et ve su ürünlerinin payı son 5 yılda yüzde 17.1'den yüzde 25.4'e yükseldi. Et tüketimi azalırken, bunun için ayrılan para miktarının artması fiyatlardaki artıştan kaynaklandı.
* Tüketici 2002'de et ve su ürünlerine harcamalarının yüzde 17.1'ini ayırırken, 2007'de bu oran yüzde 25.4'e çıktı.
* Canlı hayvan ve et kaçakçılığı güncelliğini koruyor. Bu sorun polisiye tedbirlerle değil, fiyat istikrarıyla önlenmeli. Kaçak hayvanları taşıyan araçların trafikten men edilmesi, hayvan kayıt sisteminin bir an önce tamamlanması gerekiyor.
HARCAMA FİYATLA ARTIYOR
* Türkiye'de kırmızı et tüketimi hızla azalıyor. 1994'te 20.7 kilogram olan kişi başına kırmızı et tüketimi 2005'te yüzde 51.2'lik gerileme ile 10.1 kilograma düştü. Tavuk tüketimi ise tavan yaptı. 1994'te 2.7 kilo olan tavuk eti tüketimi 2005'te yüzde 214 artışla 8.5 kiloya yükseldi.
* Dünyada kırmızı et üretimi yüzde 16 artarken Türkiye de ise yüzde 13.7 azaldı.
* Kırmızı et ve et ürünlerine ulaşmada sıkıntı yaşayan vatandaşlar, tavuk eti ürünleri yanında ciddi oranda makarna ve pirince yöneldi. 1994-2005 yılları arasında pirinç tüketiminin yüzde 21, makarna tüketimi de yüzde 53.8 oranında arttı.
* Yem fiyatlarındaki artış üreticileri zora soktu. Yem fiyatları et fiyatlarına göre 2001'de 1.8, 2004'te 3.9, 2007'de ise 12.5 kat arttı.
* Türkiye'de kesilen hayvan sayısı yüzde 18.5 azalırken oran; sığırda yüzde 46, koyunda yüzde 11, keçide yüzde 11, mandada yüzde 89 oldu.
* Et üretiminin büyükbaşta yüzde 22'si, küçükbaşta yüzde 69'u kayıtdışı.
* Toplam gıda harcamaları içinde et ve su ürünlerinin payı son 5 yılda yüzde 17.1'den yüzde 25.4'e yükseldi. Et tüketimi azalırken, bunun için ayrılan para miktarının artması fiyatlardaki artıştan kaynaklandı.
* Tüketici 2002'de et ve su ürünlerine harcamalarının yüzde 17.1'ini ayırırken, 2007'de bu oran yüzde 25.4'e çıktı.
* Canlı hayvan ve et kaçakçılığı güncelliğini koruyor. Bu sorun polisiye tedbirlerle değil, fiyat istikrarıyla önlenmeli. Kaçak hayvanları taşıyan araçların trafikten men edilmesi, hayvan kayıt sisteminin bir an önce tamamlanması gerekiyor.
Terim yine çileden çıktı!- GALERİ
Dün akşam Türkiye, Çek Cumhuriyeti'ni 3-2 yenerken, Teknik Direktör Fatih Terim maç sırasında yine çileden çıktı. İşte o kareler...*FATİH TERİM'İN FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYINIZ.. ...ef">
Dün akşam Türkiye, Çek Cumhuriyeti'ni 3-2 yenerken, Teknik Direktör Fatih Terim maç sırasında yine çileden çıktı. İşte o kareler...
Dün akşam Türkiye, Çek Cumhuriyeti'ni 3-2 yenerken, Teknik Direktör Fatih Terim maç sırasında yine çileden çıktı. İşte o kareler...
Malatya'da patlama: 2 yaralı
Malatya'da bir iş yerine ses bombası atıldı. Olayda 2 kişi yaralandı.Edinilen bilgiye göre, saat 18.50 sıralarında Turgut Temelli Caddesi üzerinde ...alatya'da bir iş yerine ses bombası atıldı. Olayda 2 kişi yaralandı.
Edinilen bilgiye göre, saat 18.50 sıralarında Turgut Temelli Caddesi üzerinde bulunan bir işyerine kimliği belirsiz şahıslarca ses bombası atıldı.
Olayda 2 kişi yaralandı. İşyerinde maddi hasar meydana geldi. Yaralılar hastanelere kaldırılırken, polis olay yerinde inceleme başlattı.
Edinilen bilgiye göre, saat 18.50 sıralarında Turgut Temelli Caddesi üzerinde bulunan bir işyerine kimliği belirsiz şahıslarca ses bombası atıldı.
Olayda 2 kişi yaralandı. İşyerinde maddi hasar meydana geldi. Yaralılar hastanelere kaldırılırken, polis olay yerinde inceleme başlattı.
"Aragones 3 milyon avro kazanacak!"
İspanyol Marca, F.Bahçe'nin Aragones'e yılda 3 milyon Avro net ödeyeceğini iddia etti.İspanyol spor gazetesi Marca, bugün verdiği haberde, Fenerbahçe'nin, ön sözleşme imzaladığını açıkladığı Luis Aragones'e yılda 3 milyon euro net ödeyeceğini iddia etti.
İspanyol gazetesi, söz konusu ön sözleşmenin birkaç gün önce Aragones'in tam güven duyduğu menajeri ile Fenerbahçe yetkilileri arasında İsviçre'de imzalandığını belirtti. Fenerbahçe'nin sezon başına 3 milyon euro net maaş önermesi üzerine Aragones'in menajerine ''ön sözleşmeyi imzala'' onayını verdiği bildirildi.
Ayrıca Aragones'in İspanyol televizyonu Tele5'e verdiği demeçte, ''İspanya Milli Takımı ile sözleşme yineleyecek misiniz'' şeklindeki soruya, ''Bu tamamen imkansız bir şey'' yanıtı verdiği, İspanyol teknik adamın Türkiye'ye gitme kararını artık verdiği vurgulandı.
A.A. İLGİLİ HABERLER
İspanyol gazetesi, söz konusu ön sözleşmenin birkaç gün önce Aragones'in tam güven duyduğu menajeri ile Fenerbahçe yetkilileri arasında İsviçre'de imzalandığını belirtti. Fenerbahçe'nin sezon başına 3 milyon euro net maaş önermesi üzerine Aragones'in menajerine ''ön sözleşmeyi imzala'' onayını verdiği bildirildi.
Ayrıca Aragones'in İspanyol televizyonu Tele5'e verdiği demeçte, ''İspanya Milli Takımı ile sözleşme yineleyecek misiniz'' şeklindeki soruya, ''Bu tamamen imkansız bir şey'' yanıtı verdiği, İspanyol teknik adamın Türkiye'ye gitme kararını artık verdiği vurgulandı.
A.A. İLGİLİ HABERLER
Anayasa Mahkemesi tarihi karar için toplanacak
Anayasa Mahkemesi, yarın tarihi bir karara imza atacak. Yüksek Mahkeme, 14 Mart Cuma günü, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya ...Anayasa Mahkemesi, yarın tarihi bir karara imza atacak. Yüksek Mahkeme, 14 Mart Cuma günü, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya tarafından AKP hakkında açılan kapatma davasının kabul edilip edilmeyeceğine karar verecek.
Yüksek Mahkeme, iddianamenin kabulü yönünde karar çıkarsa, açılan kapatma davası ile ilgili hazırlanan iddianame AKP'ye gönderilecek. İddianamenin reddi yönünde karar çıkarsa, dava açılmamış sayılacak.
Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, AKP hakkında açılan kapatma davasında davanın kabul edilip edilmeyeceğine ilişkin hazırlanan raporu geçtiğimiz günlerde üyelere dağıttı. Pazartesi toplanacak olan yüksek mahkeme heyeti, davanın kabul edilip edilmeyeceğine karar verecek.
SÜREÇ NASIL İŞLEYECEK?
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, bir siyasi partinin kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne açılan davalarda, "ceza davası" prosedürü izleniyor. Mahkeme heyeti, raportörün görüşü doğrultusunda veya aksi yönde bir karar alabilecek. Mahkeme heyeti, ilk inceleme raporundan sonra başvuruda bir eksiklik olup olmadığına bakacak.
Herhangi bir eksiklik bulunmazsa "tensip tutanağı' hazırlanacak. Bu tutanakta kapatma davası sürecinde izlenecek yöntem belirlenecek. Bu yöntem ile birlikte iddianame, ön savunmanın hazırlanabilmesi için AKP'ye gönderilecek. Ön savunma için tanınan bir aylık süre AKP'nin istemesi halinde uzatılabilecek.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın AKP hakkında laikliğe karşı eylemlerin odağı olduğu iddiasıyla kapatma talebiyle açtığı davada kapatma kararı için 11 üyeden en az 7'sinin oyu aranacak.
(ANKA)
Yüksek Mahkeme, iddianamenin kabulü yönünde karar çıkarsa, açılan kapatma davası ile ilgili hazırlanan iddianame AKP'ye gönderilecek. İddianamenin reddi yönünde karar çıkarsa, dava açılmamış sayılacak.
Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, AKP hakkında açılan kapatma davasında davanın kabul edilip edilmeyeceğine ilişkin hazırlanan raporu geçtiğimiz günlerde üyelere dağıttı. Pazartesi toplanacak olan yüksek mahkeme heyeti, davanın kabul edilip edilmeyeceğine karar verecek.
SÜREÇ NASIL İŞLEYECEK?
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, bir siyasi partinin kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne açılan davalarda, "ceza davası" prosedürü izleniyor. Mahkeme heyeti, raportörün görüşü doğrultusunda veya aksi yönde bir karar alabilecek. Mahkeme heyeti, ilk inceleme raporundan sonra başvuruda bir eksiklik olup olmadığına bakacak.
Herhangi bir eksiklik bulunmazsa "tensip tutanağı' hazırlanacak. Bu tutanakta kapatma davası sürecinde izlenecek yöntem belirlenecek. Bu yöntem ile birlikte iddianame, ön savunmanın hazırlanabilmesi için AKP'ye gönderilecek. Ön savunma için tanınan bir aylık süre AKP'nin istemesi halinde uzatılabilecek.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın AKP hakkında laikliğe karşı eylemlerin odağı olduğu iddiasıyla kapatma talebiyle açtığı davada kapatma kararı için 11 üyeden en az 7'sinin oyu aranacak.
(ANKA)
'Güncel gelişmeler moralimizi bozmaz'
T-Bank Genel Müdürü Dinçer Alpman, Türk Telekom'un sahibi Hariri Grubu'nun satın aldığı T-Bank'ın yeniden yapılanmasını tamamladığını ve bankanın ...T-Bank Genel Müdürü Dinçer Alpman, Türk Telekom'un sahibi Hariri Grubu'nun satın aldığı T-Bank'ın yeniden yapılanmasını tamamladığını ve bankanın bilanço büyüklüğünün 2009 sonuna kadar 3-3,5 milyar dolara geleceğini söyledi. Alpman, Türkiye'de yaşanan son gelişmelere Hariri Grubu'nun bakışına ilişkin, ''Türkiye'de yaklaşık 7 milyar dolarlık nakit yatırım yapmış bir grup, böyle güncel hadiselerle moralini çok bozmuyor'' dedi. T-Bank Genel Müdürü Genel Müdürü Alpman ve beraberindeki heyet, Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Yönetim Kurulu Başkanı Nejat Koçer'i ziyaret etti. Hariri Grubu'nun, Türkiye'deki son gelişmeleri nasıl değerlendirdiğine ilişkin soruya karşılık Alpman, şunları söyledi: ''Türk Telekom ve Avea yatırımı 6,5 milyar dolar ve bunu peşin ödediler.
4 yaşındaki kızını döverek komaya soktu
Eşi Türkiye'ye, kendisi de kızıyla birlikte Roma'ya tatile giden Fransız turist Julien Monnet, Meçhul Asker Anıtı'nın önünde sinir krizi geçirdi. ...ef">
Eşi 'ye, kendisi de kızıyla birlikte Roma'ya tatile giden Fransız turist Julien Monnet, Meçhul Asker Anıtı'nın önünde sinir krizi geçirdi. Monnet, 4 yaşındaki kızı Luna'nın başını mermerlere vurarak komaya sokunca tutuklandı. Roma'da "Bambino Gesu" çocuk hastahanesinde ameliyat geçiren ve durumunun ağır olduğu bildirilen Luna'nın annesi olayı duyar duymaz 'den Roma'ya hareket etti. Paris'te tanınmış bir TV gazetecisi olduğu belirtilen anne, beraber yaşadığı Julien Monnet'in psikolojik problemlerinin olduğunu ve sürekli ilaç kullandığını belirtti.
Eşi 'ye, kendisi de kızıyla birlikte Roma'ya tatile giden Fransız turist Julien Monnet, Meçhul Asker Anıtı'nın önünde sinir krizi geçirdi. Monnet, 4 yaşındaki kızı Luna'nın başını mermerlere vurarak komaya sokunca tutuklandı. Roma'da "Bambino Gesu" çocuk hastahanesinde ameliyat geçiren ve durumunun ağır olduğu bildirilen Luna'nın annesi olayı duyar duymaz 'den Roma'ya hareket etti. Paris'te tanınmış bir TV gazetecisi olduğu belirtilen anne, beraber yaşadığı Julien Monnet'in psikolojik problemlerinin olduğunu ve sürekli ilaç kullandığını belirtti.
Çocuğu üzerine oturup öldürdü
Malezya'da bir bakıcı, 2 yaşındaki kız çocuğunun üzerine oturarak ölümüne sebep olmaktan 15 yıl hapse mahkûm edildi. Acımasız bakıcı, "Çok ağlıyordu" dedi. ...Malezya'da bir bakıcı, 2 yaşındaki kız çocuğunun üzerine oturarak ölümüne sebep olmaktan 15 yıl hapse mahkûm edildi. Acımasız bakıcı, "Çok ağlıyordu" dedi.
Sis kâbusu nihayet bitiyor
İstanbullulara son birkaç gündür kâbus yaşatan sis, dün sabah saatlerinden itibaren dağılmaya başladı. Sis nedeniyle gemi ve vapur trafiğine kapatılan ...nbullulara son birkaç gündür kâbus yaşatan sis, dün sabah saatlerinden itibaren dağılmaya başladı. Sis nedeniyle gemi ve vapur trafiğine kapatılan nbul Boğazı, dün saat 06.30'dan itibaren Karadeniz- Marmara yönünde yeniden ulaşıma açıldı. Siste vapurların çalışmamasından dolayı Kınalıada'da mahsur kalan 52 kişi de Sahil Güvenlik botuyla önceki akşam Bostancı'ya getirildi.
27 Şubat 2009 Cuma
'Senin gibi koca bulamadım Orhan'
Canlı yayın sırasında Bülent Ersoy ve Orhan Gencebay arasında geçen ilginç diyalog...Star TV'de yayınlanan Popstar Alaturka'da 'jüri şov' devam ediyor...
Bülent Ersoy; Orhan Gencebay'ın arkadaşı için bestelediği şarkıdan söz ederek girdiği konuya 'Bu eseri yaptığın arkadaşının cinsiyeti ne?' diyerek başladı... Orhan Gencebay'dan 'erkek' yanıtını alan Bülent Ersoy ısrarlı sorularına devam etti ve 'Sende de hiç kadın kız yok' diyerek konuşmasını sürdürdü.
'Ben seçimimi yaptım.' diyen Orhan Gencebay'ın; Sevim Emre'ye olan sadakatine imrenen Ersoy 'Orhan gibi koca bulamadım' diyerek serzenişte bulunurken konuşmasının sonunda 'Sevim çok yakın arkadaşım canını acıtmak istemiyordum ama Sevim mevim dinlemeyeceğim. Kalk Orhan gidiyoruz, yürü.' şeklinde konuştu..
Bülent Ersoy; Orhan Gencebay'ın arkadaşı için bestelediği şarkıdan söz ederek girdiği konuya 'Bu eseri yaptığın arkadaşının cinsiyeti ne?' diyerek başladı... Orhan Gencebay'dan 'erkek' yanıtını alan Bülent Ersoy ısrarlı sorularına devam etti ve 'Sende de hiç kadın kız yok' diyerek konuşmasını sürdürdü.
'Ben seçimimi yaptım.' diyen Orhan Gencebay'ın; Sevim Emre'ye olan sadakatine imrenen Ersoy 'Orhan gibi koca bulamadım' diyerek serzenişte bulunurken konuşmasının sonunda 'Sevim çok yakın arkadaşım canını acıtmak istemiyordum ama Sevim mevim dinlemeyeceğim. Kalk Orhan gidiyoruz, yürü.' şeklinde konuştu..
Seda genç seviyor!
Seda Sayan'ın yeni aşkı Onur Şan'la arasında 22 yaş olduğu ortaya çıktı...Genç seven Seda Sayan'ın 22 yaş büyük olduğu son aşkıyla oğlu arasında da sadece 6 yaş fark bulunuyor.
Tam 5 kez resmi olarak nikah masasına oturann Seda Sayan, aşk defterine yeni isimler eklemeye devam ediyor. Ünlü türkücü Nihat Doğan'nla nişanlanan ve evliliğin eşinden döndükten sonra da toparlanamayan Seda'nın yeni gözdesi ile arasında sadece 22 yaş fark var. İnternet sitelerindeki biyografileri dahil her yerde 44 yaşında olduğunu iddia eden sanatçının bombasını, Takvim patlattı.
BOMBASI PATLADI
Pasaportunda 1959 doğumlu olduğunu görülen Seda Sayan ile son sevgilisi Onur Şan arasında tam 22 yaş fark bulunuyor. 26 yaşındaki sevgilisiyle şu sıralar gününü gün eden Seda Sayan'ın pasaportunda açıkça görülen doğum tarihinin de gerçeği yansıtmadığı, ünlü sanatçının mahkeme kanalıyla yaşını küçülttüğü ileri sürülüyor. Bir dönem Nihat Doğan ismini sabah programlarında kullanarak bol bol prim yapan Sayan, aynı yöntemi şimdi Onur Şan üzerinde uyguluyor. Genç aşkını sık sık ekranda ağırlıyor. Oğlu yaşındaki sevgilisiyle dün akşam saat 19.00'da Paris'ten dönen Seda Sayan, kendisini tüketmeye devam ediyor.
Takvim
Tam 5 kez resmi olarak nikah masasına oturann Seda Sayan, aşk defterine yeni isimler eklemeye devam ediyor. Ünlü türkücü Nihat Doğan'nla nişanlanan ve evliliğin eşinden döndükten sonra da toparlanamayan Seda'nın yeni gözdesi ile arasında sadece 22 yaş fark var. İnternet sitelerindeki biyografileri dahil her yerde 44 yaşında olduğunu iddia eden sanatçının bombasını, Takvim patlattı.
BOMBASI PATLADI
Pasaportunda 1959 doğumlu olduğunu görülen Seda Sayan ile son sevgilisi Onur Şan arasında tam 22 yaş fark bulunuyor. 26 yaşındaki sevgilisiyle şu sıralar gününü gün eden Seda Sayan'ın pasaportunda açıkça görülen doğum tarihinin de gerçeği yansıtmadığı, ünlü sanatçının mahkeme kanalıyla yaşını küçülttüğü ileri sürülüyor. Bir dönem Nihat Doğan ismini sabah programlarında kullanarak bol bol prim yapan Sayan, aynı yöntemi şimdi Onur Şan üzerinde uyguluyor. Genç aşkını sık sık ekranda ağırlıyor. Oğlu yaşındaki sevgilisiyle dün akşam saat 19.00'da Paris'ten dönen Seda Sayan, kendisini tüketmeye devam ediyor.
Takvim
Memo Spurs'u yıktı
Utah Jazz'in San Antonio Spurs'u 90-64 yendiği maçta Mehmet Okur takımının en skorer ismi oldu.Amerikan Profesyonel Basketbol Ligi'ne (NBA), bu sabaha karşı oynanan 11 maçla devam edildi.
Utah Jazz, sahasında konuk ettiği San Antonio Spurs'u 90-64 yenerken, milli basketbolcu Mehmet Okur 17 sayıyla takımının en skorer ismi oldu.
Karşılaşmaya ilk 5'te başlayan ve 38 dakika forma giyen Okur, 5 kez kullandığı 3 sayılık atışların 3, 7 kez denediği 2 sayılık atışların da 4 tanesini sayıya çevirdi ve karşılaşmayı 17 sayı ve 16 ribauntla tamamlayarak galibiyetin mimarı oldu.
Jazz'da 16 sayı, 7 ribauntla oynayan Carlos Boozer ile 16 sayı, 11 asistle maçı tamamlayan Deron Williams, gecenin diğer başarılı oyuncuları olarak dikkati çektiler.
Spurs'da ise 17 sayı, 4 ribaunt ve 4 asistle maçı tamamlayan Tony Parker'ın çabaları galibiyet için yeterli olmazken, 15 sayı, 10 ribauntla oynayan Tim Duncan'ın performansı yenilgiyi önlemeye yetmedi.
-ZAZA'DAN 76'ERS POTASINA 6 SAYI-
Atlanta Hawks, sahasında konuk ettiği Philarelphia 76ers'a 109-104 yenilirken, Zaza Pachulia maçı 6 sayıyla tamamladı.
Karşılaşmaya sonradan giren ve 17 dakika forma şansı bulan Pachulia, 5 kez kullandığı 2 sayılık atışların 3 tanesini sayıya çevirdi ve karşılaşmayı 6 sayı, 5 ribauntla tamamladı.
Hawks'da 32 sayı, 8 ribaunt ve 6 asistle sahanın en skorer ismi olan Joe Johnson'ın çabaları takımına galibiyeti getirmeye yetmezken, 20 sayı, 4 ribauntla oynayan Josh Childress ile 19 sayı, 6 ribauntla maçı tamamlayan Marvin Willams, takımlarının yenilgisini önleyemedi.
76ers'da ise 30 sayı, 10 asistle takımının en skorer ismi olan Andre Iguodala, takımını galibiyete taşırken, 23 sayı, 6 asistle maçı tamamlayan Andre Miller gecenin bir diğer başarılı oyuncusu oldu.
Ligde dün gece alınan diğer sonuçlar ise şöyle:
Toronto Raptors - Charlotte Bobcats: 105-110
Washington Wizards - Miami Heat: 109-95
Detroit Pistons - New Jersey Nets: 106-87
Memphis Grizzlies - Golden State Warriors: 86-117
New Orleans Hornets - New York Knicks: 118-110
Milwaukee Bucks - Indiana Pacers: 101-105
Phoenix Suns - Minnesota Timberwolves: 117-88
Los Angeles Lakers - Dallas Mavericks: 112-108
Seattle Supersonics - Houston Rockets: 66-79
Lige, yarın sabaha karşı oynanacak 6 maçla devam edilecek.
Utah Jazz, sahasında konuk ettiği San Antonio Spurs'u 90-64 yenerken, milli basketbolcu Mehmet Okur 17 sayıyla takımının en skorer ismi oldu.
Karşılaşmaya ilk 5'te başlayan ve 38 dakika forma giyen Okur, 5 kez kullandığı 3 sayılık atışların 3, 7 kez denediği 2 sayılık atışların da 4 tanesini sayıya çevirdi ve karşılaşmayı 17 sayı ve 16 ribauntla tamamlayarak galibiyetin mimarı oldu.
Jazz'da 16 sayı, 7 ribauntla oynayan Carlos Boozer ile 16 sayı, 11 asistle maçı tamamlayan Deron Williams, gecenin diğer başarılı oyuncuları olarak dikkati çektiler.
Spurs'da ise 17 sayı, 4 ribaunt ve 4 asistle maçı tamamlayan Tony Parker'ın çabaları galibiyet için yeterli olmazken, 15 sayı, 10 ribauntla oynayan Tim Duncan'ın performansı yenilgiyi önlemeye yetmedi.
-ZAZA'DAN 76'ERS POTASINA 6 SAYI-
Atlanta Hawks, sahasında konuk ettiği Philarelphia 76ers'a 109-104 yenilirken, Zaza Pachulia maçı 6 sayıyla tamamladı.
Karşılaşmaya sonradan giren ve 17 dakika forma şansı bulan Pachulia, 5 kez kullandığı 2 sayılık atışların 3 tanesini sayıya çevirdi ve karşılaşmayı 6 sayı, 5 ribauntla tamamladı.
Hawks'da 32 sayı, 8 ribaunt ve 6 asistle sahanın en skorer ismi olan Joe Johnson'ın çabaları takımına galibiyeti getirmeye yetmezken, 20 sayı, 4 ribauntla oynayan Josh Childress ile 19 sayı, 6 ribauntla maçı tamamlayan Marvin Willams, takımlarının yenilgisini önleyemedi.
76ers'da ise 30 sayı, 10 asistle takımının en skorer ismi olan Andre Iguodala, takımını galibiyete taşırken, 23 sayı, 6 asistle maçı tamamlayan Andre Miller gecenin bir diğer başarılı oyuncusu oldu.
Ligde dün gece alınan diğer sonuçlar ise şöyle:
Toronto Raptors - Charlotte Bobcats: 105-110
Washington Wizards - Miami Heat: 109-95
Detroit Pistons - New Jersey Nets: 106-87
Memphis Grizzlies - Golden State Warriors: 86-117
New Orleans Hornets - New York Knicks: 118-110
Milwaukee Bucks - Indiana Pacers: 101-105
Phoenix Suns - Minnesota Timberwolves: 117-88
Los Angeles Lakers - Dallas Mavericks: 112-108
Seattle Supersonics - Houston Rockets: 66-79
Lige, yarın sabaha karşı oynanacak 6 maçla devam edilecek.
Gül liderlere mesaj verdi mi?
Cumhurbaşkanı 'muhalefetin resepsiyona gelmemesini nasıl değerlendiriyorsunuz?' sorusuna ne yanıt verdi?Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Çankaya Köşkü'nde liderlere verdiği öğle yemeğiyle ilgili olarak, gayet ve güzel bir toplantı olduğunu söyledi.
Abdullah Gül, TBMM Başkanı Köksal Toptan'ın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla TBMM'de verdiği resepsiyona katıldı.
Resepsiyonun yapıldığı salonda kısa bir süre kalan Gül, resepsiyonda bazı davetlilerle selamlaştı. Abdullah Gül, TBMM Başkanı Köksal Toptan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Toptan'ın eşi Saime Toptan ile bir süre sohbet etti.
Gazetecilerin ''Resepsiyon salonu çok kalabalık'' sözleri üzerine Gül,, ''Normal değil mi? Bugün 23 Nisan'' şeklinde konuştu.
''Muhalefetin resepsiyona gelmemesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bugün Köşk'te de bir arada olamadınız. Köşk toplantısında liderlere bir mesaj verdiniz mi?'' şeklindeki bir soruya ise Cumhurbaşkanı Gül, ''Gayet iyiydi. Güzel bir toplantı oldu'' şeklinde cevapladı.
''Çankaya Köşkü'ndeki toplantıların devam edip etmeyeceğine'' ilişkin bir soru üzerine Gül, ''Bakalım, bilemem. Duruma göre'' dedi.
Cumhurbaşkanı Gül, ''1 Mayıs'ın tatil olmasını ister miydiniz?'' sorusuna, ''Sendikalar biliyor benim ne düşündüğümü'' cevabını verdi.
Bir gazetecinin, ''Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası ile yıpranma hakkımız elimizden alınıyor'' sözleri üzerine ise Gül, ''Ona baktırıyorum, söylediler.'' dedi.
Abdullah Gül, 23 Nisan dolayısıyla koltuğunu devrettiği öğrencinin, gazetecilerin sorularına verdiği yanıtların hatırlatılması üzerine ise ''Evet. bu yaşta böyle olursa...'' diye konuştu.
Cihan
Abdullah Gül, TBMM Başkanı Köksal Toptan'ın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla TBMM'de verdiği resepsiyona katıldı.
Resepsiyonun yapıldığı salonda kısa bir süre kalan Gül, resepsiyonda bazı davetlilerle selamlaştı. Abdullah Gül, TBMM Başkanı Köksal Toptan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Toptan'ın eşi Saime Toptan ile bir süre sohbet etti.
Gazetecilerin ''Resepsiyon salonu çok kalabalık'' sözleri üzerine Gül,, ''Normal değil mi? Bugün 23 Nisan'' şeklinde konuştu.
''Muhalefetin resepsiyona gelmemesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bugün Köşk'te de bir arada olamadınız. Köşk toplantısında liderlere bir mesaj verdiniz mi?'' şeklindeki bir soruya ise Cumhurbaşkanı Gül, ''Gayet iyiydi. Güzel bir toplantı oldu'' şeklinde cevapladı.
''Çankaya Köşkü'ndeki toplantıların devam edip etmeyeceğine'' ilişkin bir soru üzerine Gül, ''Bakalım, bilemem. Duruma göre'' dedi.
Cumhurbaşkanı Gül, ''1 Mayıs'ın tatil olmasını ister miydiniz?'' sorusuna, ''Sendikalar biliyor benim ne düşündüğümü'' cevabını verdi.
Bir gazetecinin, ''Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası ile yıpranma hakkımız elimizden alınıyor'' sözleri üzerine ise Gül, ''Ona baktırıyorum, söylediler.'' dedi.
Abdullah Gül, 23 Nisan dolayısıyla koltuğunu devrettiği öğrencinin, gazetecilerin sorularına verdiği yanıtların hatırlatılması üzerine ise ''Evet. bu yaşta böyle olursa...'' diye konuştu.
Cihan
İstanbul'da elektrik kesintisi
Bakım-onarım çalışmaları dolayısıyla Güngören'in bazı semtlerine 14 Şubat perşembe günü 6 saat süreyle elektrik verilemeyecek.Boğaziçi Elektrik ...akım-onarım çalışmaları dolayısıyla Güngören'in bazı semtlerine 14 Şubat perşembe günü 6 saat süreyle elektrik verilemeyecek.
Boğaziçi Elektrik Dağıtım AŞ. (BEDAŞ) Genel Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamaya göre, 09.00-15.00 saatleri arasında Güngören Mareşal Çakmak Mahallesi Azak, Murat, Salcı, Mızrak, Mercan, Ceylan, Mahmudiye, Öğretici, Şair Çıkmazı sokakları ile Ortaç ve Orhan caddelerinin bir kısmı ile civarında elektrik kesintisi uygulanacak.
(AA)
Boğaziçi Elektrik Dağıtım AŞ. (BEDAŞ) Genel Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamaya göre, 09.00-15.00 saatleri arasında Güngören Mareşal Çakmak Mahallesi Azak, Murat, Salcı, Mızrak, Mercan, Ceylan, Mahmudiye, Öğretici, Şair Çıkmazı sokakları ile Ortaç ve Orhan caddelerinin bir kısmı ile civarında elektrik kesintisi uygulanacak.
(AA)
Turiste 1 Mayıs dayağı
Polis elindeki jopu ülkemizi gezmeye gelen turistin sırtına indirirken HABERTÜRK kameraları oradaydı..Taksim'de yaşanan olay Habertürk kameraları tarafından saniye saniye görüntülendi.
Bir turist çifti olayların yaşandığı çevrede dolaşırken yüzlerinde maskeleri olan polislerin saldırısına uğradı. Turist çiftin arkasından ısrarla yaklaşan bir polis elindeki jopu hiçbirşeyden haberi olmayan ve ülkemizi gezemeye gelen turistin sırtına defalarca indirdi.
Bir turist çifti olayların yaşandığı çevrede dolaşırken yüzlerinde maskeleri olan polislerin saldırısına uğradı. Turist çiftin arkasından ısrarla yaklaşan bir polis elindeki jopu hiçbirşeyden haberi olmayan ve ülkemizi gezemeye gelen turistin sırtına defalarca indirdi.
OECD 4 senaryo yazdı 'Dış şokla duraklarsınız' dedi
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), uluslararası piyasalardaki kötüleşme ve siyasi koşullardaki belirsizliklerin Türkiye'nin risk primini yükselttiğini belirtti. ...ef">
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), uluslararası piyasalardaki kötüleşme ve siyasi koşullardaki belirsizliklerin 'nin risk primini yükselttiğini belirtti. OECD, "2008 Ekonomik Görünüm'' raporunda için 4 senaryo çizilirken dış şok senaryosunda; "Borç yükselir, doğrudan yatırım sıfırlanır, büyüme yüzde 2'lere kadar geriler" tahmini yapıldı. Krizin olmadığı (ana senaryo), dış şok, rekabet edilebilirliğin kaybedildiği ve yapısal reform senaryosu başlıklarıyla 4 farklı senaryoya yer verilen raporda ortak payda, dış borcun 2010'a kadar yükselmesi. Bu yükselişin nedeni olarak da özel sektör gösteriyor. Rapora göre, enflasyonun bu yıl yüzde 9.6'ya yükselmesi, gelecek yıl ise yüzde 7.5'e gerilemesi bekleniyor. İşsizlik oranının ise bu yıl yüzde 10.2 gelecek yıl da yüzde 10.5'e çıkacağı tahmin ediliyor. Cari açığın milli gelire oranı ise 2008'de yüzde -5.4 ve 2009'da da yüzde -5.3 olarak öngörülüyor.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), uluslararası piyasalardaki kötüleşme ve siyasi koşullardaki belirsizliklerin 'nin risk primini yükselttiğini belirtti. OECD, "2008 Ekonomik Görünüm'' raporunda için 4 senaryo çizilirken dış şok senaryosunda; "Borç yükselir, doğrudan yatırım sıfırlanır, büyüme yüzde 2'lere kadar geriler" tahmini yapıldı. Krizin olmadığı (ana senaryo), dış şok, rekabet edilebilirliğin kaybedildiği ve yapısal reform senaryosu başlıklarıyla 4 farklı senaryoya yer verilen raporda ortak payda, dış borcun 2010'a kadar yükselmesi. Bu yükselişin nedeni olarak da özel sektör gösteriyor. Rapora göre, enflasyonun bu yıl yüzde 9.6'ya yükselmesi, gelecek yıl ise yüzde 7.5'e gerilemesi bekleniyor. İşsizlik oranının ise bu yıl yüzde 10.2 gelecek yıl da yüzde 10.5'e çıkacağı tahmin ediliyor. Cari açığın milli gelire oranı ise 2008'de yüzde -5.4 ve 2009'da da yüzde -5.3 olarak öngörülüyor.
Koç: Amerika gripten yatıyor, bakalım daha neler olacak
Koç Holding Onursal Başkanı Rahmi Koç,''Amerika hapşırsa dünya nezle olur lafı boşuna söylenmemiş. Amerika gripten yatıyor bakalım dünyada daha neler olacak neler'' dedi. ...Koç Holding Onursal Başkanı Rahmi Koç,''Amerika hapşırsa dünya nezle olur lafı boşuna söylenmemiş. Amerika gripten yatıyor bakalım dünyada daha neler olacak neler'' dedi.
Adapazarı Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Meclis Toplantısı'nda konuşan Koç, dünyada hem siyasal hem ekonomik anlamda farklı gelişmeler olduğunu belirterek, doların son 50 senenin en düşük noktasında olduğunu ve petrol varilinin 111 dolara dayandığını, dolar faizini belirleme
hakkının da Amerika'da olduğunu bildirdi.
En büyük teknolojinin Amerika'da olduğunu ifade eden Koç, şunları söyledi:''Amerika interneti kapatıyorum dese dünya durur. GSM onun attığı uydular sayesinde çalışıyor. Avrupalılar kendi internet ve GSM ağlarını kurmaya çalıştılar ama başarılı olamadılar. Dünyanın en büyük reel
piyasası onlarda. Dünyanın en güçlü ve teknik ordusu da onlarda.''
Avrupa'nın birlik gibi gözüktüğünü ancak, henüz kendi anayasalarını bile birlik üyelerinin onayından geçiremediğini ifade eden Koç, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Daha bir orduları yok. NATO'ya dayanıyorlar. Her ülkenin dış politikası, bayrakları ayrı, lisanları ayrı, vergileri ayrı, aralarında
İngilizce konuşarak anlaşıyorlar. Dolayısıyla Avrupa Birliği'nin (AB) tek ülke olarak hareket etmesi için çok senelere muhtaç. Bir laf vardır,
Amerika hapşırsa dünya nezle olur. Bu laf boşuna söylenmemiş. ABD gripten yatıyor bakalım dünyada daha neler olacak neler. Amerika nereden bakarsanız bakın dünyanın en güçlü ülkesi.''
Konuşmasının sonunda soruları cevaplandıran Koç, bir üyenin, ''Türkiye politikada son derece sıcak günler yaşıyor, bununla ilgili değerlendirme
yapar mısınız ve ekonomiye olan etkisini neler olur?'' şeklindeki sorusuna ''Özellikle ondan bahsetmedim. Çok hassas bir konu. Dolayısıyla
hiç oraya girmeyelim. Biz dünyada dolaşalım daha rahat ederiz'' diye konuştu.
AA
Adapazarı Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Meclis Toplantısı'nda konuşan Koç, dünyada hem siyasal hem ekonomik anlamda farklı gelişmeler olduğunu belirterek, doların son 50 senenin en düşük noktasında olduğunu ve petrol varilinin 111 dolara dayandığını, dolar faizini belirleme
hakkının da Amerika'da olduğunu bildirdi.
En büyük teknolojinin Amerika'da olduğunu ifade eden Koç, şunları söyledi:''Amerika interneti kapatıyorum dese dünya durur. GSM onun attığı uydular sayesinde çalışıyor. Avrupalılar kendi internet ve GSM ağlarını kurmaya çalıştılar ama başarılı olamadılar. Dünyanın en büyük reel
piyasası onlarda. Dünyanın en güçlü ve teknik ordusu da onlarda.''
Avrupa'nın birlik gibi gözüktüğünü ancak, henüz kendi anayasalarını bile birlik üyelerinin onayından geçiremediğini ifade eden Koç, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Daha bir orduları yok. NATO'ya dayanıyorlar. Her ülkenin dış politikası, bayrakları ayrı, lisanları ayrı, vergileri ayrı, aralarında
İngilizce konuşarak anlaşıyorlar. Dolayısıyla Avrupa Birliği'nin (AB) tek ülke olarak hareket etmesi için çok senelere muhtaç. Bir laf vardır,
Amerika hapşırsa dünya nezle olur. Bu laf boşuna söylenmemiş. ABD gripten yatıyor bakalım dünyada daha neler olacak neler. Amerika nereden bakarsanız bakın dünyanın en güçlü ülkesi.''
Konuşmasının sonunda soruları cevaplandıran Koç, bir üyenin, ''Türkiye politikada son derece sıcak günler yaşıyor, bununla ilgili değerlendirme
yapar mısınız ve ekonomiye olan etkisini neler olur?'' şeklindeki sorusuna ''Özellikle ondan bahsetmedim. Çok hassas bir konu. Dolayısıyla
hiç oraya girmeyelim. Biz dünyada dolaşalım daha rahat ederiz'' diye konuştu.
AA
İran uyarısına karşılık diyalog önemli mesajı
Cheney, "İran ve Suriye ile ilişkinizi anlamakta zorlanıyoruz" dedi. Erdoğan, "İlişkimiz iyi olmazsa doğru mesajı kim verecek" yanıtını verdiABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney'nin Ankara ziyaretinde gündemde PKK ve Irak'ın geleceği kadar İran tehdidi de ağırlıklı olarak yer aldı. İran'ın bölgede giderek güçlendiğini söyleyen ve İran'ın nükleer silah üretmesi halinde Türkiye'ye de tehdit oluşturacağını belirten Cheney, Ankara-Tahran arasındaki yakınlaşmadan duyulan rahatsızlığı da vurguladı. İran'ın bölge istikrarına ve dünyaya tehdit oluşturduğunu söyleyen Cheney, uranyum zenginleştirme programına devam eden İran'ın Türkiye için tehdit haline geleceğini vurguladı. Başbakan Erdoğan, ABD Başkan Yardımcısı Cheney'nin bu sözlerine "Biz konuşmazsak doğru mesajları kim verecek" karşılığını verdi. Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin bölgede nükleer silaha karşı olduğunu ve İran'ı nükleer programları konusunda uluslararası örgütlerle işbirliği yapmaya teşvik ettiklerini vurguladı. Cheney'ye hem Cumhurbaşkanı Gül hem de Başbakan Erdoğan, İran'ın nükleer silah elde etmesine yönelik ABD'nin endişelerini paylaştıklarını söyledi ancak bu sorunların barışçı yollarla çözümü için diyalog kapılarının açık tutulmasının önemli olduğunu belirtti.
'KÜRDİSTAN' İFADESİ KULLANDI
Cheney'nin, Türkiye'ye uçmadan önce gezisini izleyen gazetecilerle İsrail'de yaptığı yuvarlak masa toplantısının metni de Beyaz Saray tarafından yayınlandı. Cheney şöyle dedi: "Kürdistan'a da gitme fırsatını buldum. Bu, Kürdistan'a ilk ziyaretim oldu. Orada Başkan Barzani ile zaman geçirdim. Saddam Hüseyin'in etkisinden kurtarılan Irak'ın o bölgesinde neler olduğunu görmek, istisnai ve ilginç bir fırsattı. Kürtler, ekonomilerini kalkındırmada çok başarılı oldu. Bunu ilk defa şahsen görme şansına sahip oldum ve bu da, gezimin özel bir bölümü oldu.''
'KÜRDİSTAN' İFADESİ KULLANDI
Cheney'nin, Türkiye'ye uçmadan önce gezisini izleyen gazetecilerle İsrail'de yaptığı yuvarlak masa toplantısının metni de Beyaz Saray tarafından yayınlandı. Cheney şöyle dedi: "Kürdistan'a da gitme fırsatını buldum. Bu, Kürdistan'a ilk ziyaretim oldu. Orada Başkan Barzani ile zaman geçirdim. Saddam Hüseyin'in etkisinden kurtarılan Irak'ın o bölgesinde neler olduğunu görmek, istisnai ve ilginç bir fırsattı. Kürtler, ekonomilerini kalkındırmada çok başarılı oldu. Bunu ilk defa şahsen görme şansına sahip oldum ve bu da, gezimin özel bir bölümü oldu.''
Tıkla KEY'den ne alacağını öğren
Yaklaşık 8.5 milyon vatandaşın aylardır beklediği KEY ödemeleri sürüyor. KEY'DEN NE KADAR ALACAĞINIZI ÖĞRENMEK İÇİN TIKLAYINIZİşte KEY ödemelerine ...
Keneden bir kişi daha öldü
Amasya'da kene tarafından ısırılan tedavi altındaki yaşlı kadın öldü.Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Hastanesinde Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı nedeniyle tedavi gören yaşlı kişi öldü.
Edinilen bilgiye göre, Amasya'nın Merzifon ilçesinde kene ısırması
nedeniyle Merzifon Devlet Hastanesine kaldırılan ve önceki gün OMÜ Tıp
Fakültesi Hastanesi sevk edilerek Enfeksiyon Hastalıkları Servisinde
tedavi altına alınan 62 yaşındaki İsmail Karakaya, müdahaleye rağmen
kurtarılamadı.
Yetkililer, Karakaya'nın cenazesinin Merzifon'a gönderildiğini
söylediler.
Edinilen bilgiye göre, Amasya'nın Merzifon ilçesinde kene ısırması
nedeniyle Merzifon Devlet Hastanesine kaldırılan ve önceki gün OMÜ Tıp
Fakültesi Hastanesi sevk edilerek Enfeksiyon Hastalıkları Servisinde
tedavi altına alınan 62 yaşındaki İsmail Karakaya, müdahaleye rağmen
kurtarılamadı.
Yetkililer, Karakaya'nın cenazesinin Merzifon'a gönderildiğini
söylediler.
Gizli oylama başladı
Türban düzenlemesi TBMM Genel Kurulu'nda..Meclis Genel Kurulu’nda, türbanla ilgili anayasa değişikliği teklifinin 1. maddesi oylanmaya başlandı. Oylama gizli yapılıyor.
Ayrıntılar geliyor..
Ayrıntılar geliyor..
Çin, İran'ı sattı mı?
Çin'in İran'ın nükleer sırlarını Birleşmiş Milletler'e vererek Tahran'a ihanet ettiği öne sürüldü.
Gençlerbirliği'nde Bülent Hoca depremi
Küme düşme potasında bulunan takımda teknik direktör Bülent Korkmaz ile yollar ayrıldı.Turkcell Süper Lig'de küme düşme potasında bulunan Gençlerbirliği'nde, teknik direktör Bülent Korkmaz ile yollar ayrıldı.
Ligde Bursaspor deplasmanında rakibine 2-1 yenilen başkent ekibinde yönetim kurulu üyesi Enis Safi, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, Bülent Korkmaz ile yollarını ayırmak zorunda kaldıklarını belirterek, “Kendisiyle oturup karşılıklı anlaşma yolunu tercih ettik, ancak kendisi bize sözleşmesinin tek taraflı feshedilmesinden yana olduğunu söyledi. Görevini bırakmayacağını bize iletti” dedi.
Korkmaz'ın kulüpten sezon sonuna kadar 55 bin YTL alacağının bulunduğunu, bunu da kendisine ödeyeceklerini belirten Safi, şöyle konuştu:
“Şartlara uyacağız. Tazminatını verdikten sonra mahkemeye gerek yok. Sezon sonuna kadar olan alacakları ödenecek. Teknik direktör arayışlarımız sürüyor. Bugün, yarın sonuçlandırmayı planlıyoruz.”
Enis Safi, Mesut Bakkal ile ilgili sorulara ise “Başkan, Mesut hocayla sözde anlaşmış olabilir, ancak ben yazılı sözleşmeden bahsediyorum. Bizim için önemli olan da bu” diyerek sözlerini tamamladı.
AA
Ligde Bursaspor deplasmanında rakibine 2-1 yenilen başkent ekibinde yönetim kurulu üyesi Enis Safi, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, Bülent Korkmaz ile yollarını ayırmak zorunda kaldıklarını belirterek, “Kendisiyle oturup karşılıklı anlaşma yolunu tercih ettik, ancak kendisi bize sözleşmesinin tek taraflı feshedilmesinden yana olduğunu söyledi. Görevini bırakmayacağını bize iletti” dedi.
Korkmaz'ın kulüpten sezon sonuna kadar 55 bin YTL alacağının bulunduğunu, bunu da kendisine ödeyeceklerini belirten Safi, şöyle konuştu:
“Şartlara uyacağız. Tazminatını verdikten sonra mahkemeye gerek yok. Sezon sonuna kadar olan alacakları ödenecek. Teknik direktör arayışlarımız sürüyor. Bugün, yarın sonuçlandırmayı planlıyoruz.”
Enis Safi, Mesut Bakkal ile ilgili sorulara ise “Başkan, Mesut hocayla sözde anlaşmış olabilir, ancak ben yazılı sözleşmeden bahsediyorum. Bizim için önemli olan da bu” diyerek sözlerini tamamladı.
AA
Baykal sessiz kaldı
Gazetecilerin AKP'ye yönelik kapatma davası sorularını cevapsız bıraktı.CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, AK Parti'yi yönelik ''kapatma davası'' sorularını cevapsız bıraktı.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Esenboğa Havalimanı'nda gazetecilerin ''AK Parti hakkındaki kapatma davası'' yönündeki soruları yanıtsız bıraktı. Baykal, İstanbul'da düzenlenen 'EXPO 2015 için Dayanışma Toplantısı'na katılmak üzere saat 09.00'da uçakla Ankara'dan İstanbul'a gitti.
Cihan
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Esenboğa Havalimanı'nda gazetecilerin ''AK Parti hakkındaki kapatma davası'' yönündeki soruları yanıtsız bıraktı. Baykal, İstanbul'da düzenlenen 'EXPO 2015 için Dayanışma Toplantısı'na katılmak üzere saat 09.00'da uçakla Ankara'dan İstanbul'a gitti.
Cihan
Pera'ya modern konuk
Modern sanatın iz bırakan ressamlarından Marc Chagall'in özgün yapıtları, Suna ve İnan Kıraç Vakfı'nın Tepebaşı'ndaki Pera Müzesi'nde düzenlenecek ...n class="ver11">Modern sanatın iz bırakan ressamlarından Marc Chagall'in özgün yapıtları, Suna ve İnan Kıraç Vakfı'nın Tepebaşı'ndaki Pera Müzesi'nde düzenlenecek özel bir sergi nedeniyle ilk defa İstanbul'da izlenecek. Sayısı 100'ün üzerinde olacak eserler, sanatçının estetik kariyerini oluşturan farklı diziler ve baskıresimler ile yağlıboya çalışmaları kapsayacak. Ocak ayı sonunda açılması için hazırlıklarına başlanan sergi, Kudüs'teki İsrail Müzesi'nden İstanbul'a gelecek. Chagall, yapıtlarında dini pek çok unsuru tasvir etmişti.
'Doğru, öğretmenlerin maaşı yüksek'
Bakan Çelik'ten, Dünya Bankası'nın çıkışına destek. Peki maaşlar düşürülecek mi?Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Dünya Bankası Türkiye Direktörü Ulrich Zachau'nun, Türkiye'de öğretmen maaşlarının OECD üyesi ülkelere göre yüksek olduğu yönündeki açıklamasının doğru olduğunu ancak cari açığı kapatmak için öğretmenlerin ücretlerinin düşürülmeyeceğini söyledi.
Çelik, eğitim sendikalarının da tepkisine neden olan Dünya Bankası Türkiye Direktörü Zachau'nun öğretmen maaşlarına ilişkin açıklamalarını değerlendirdi.
Zachau'nun söylediklerinin doğru olduğunu ifade eden Çelik, ''GSMH'ye
oranla, öğretmenlere verilen maaş, OECD ülkelerinin hepsinin üzerindedir. OECD'de birinciyiz; öğretmenlere ayırdığımız kaynağın, GSMH'ye oranı itibariyle. Bu doğrudur'' dedi.
Çelik, Türkiye'nin, eğitimi birinci önceliği yaptığını dile getirerek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve hükümetin birinci önceliğinin eğitim olduğunu
kaydetti. Hüseyin Çelik, iktidarda oldukları süre içinde bütçeden en büyük payı
eğitime ayırdıklarını anımsattı.
''Bana kalsa, öğretmenlerimize bundan da daha fazla para vermek isterim'' diyen Çelik, cari açığı kapatmak için öğretmenlerin ücretlerinin düşürülmesi gibi bir şeyin söz konusu olamayacağını vurguladı.
Milli Eğitim Bakanı Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Ben Milli Eğitim Bakanı olarak, olsa olsa arkadaşlarım adına daha fazlasını talep ederim. Onların hayat standartları ne kadar yüksek olursa, maddi endişelerden uzak olurlarsa, çocuklarımıza o kadar faydalı olabilirler.
Maaşlarından kısma diye bir şey söz konusu olamaz. Dünya Bankası Türkiye Direktörü Ulrich Zachau'nun söylediği doğrudur. GSMH'ye oranla, öğretmenlere aktarılan kaynak ve ücret itibariyle OECD birincisiyiz. Eğitim sendikalarına sorarsanız, onlar farklı şeyler söylerler. Ama doğru olan budur, rakamlar bunu söylüyor.''
AA
Çelik, eğitim sendikalarının da tepkisine neden olan Dünya Bankası Türkiye Direktörü Zachau'nun öğretmen maaşlarına ilişkin açıklamalarını değerlendirdi.
Zachau'nun söylediklerinin doğru olduğunu ifade eden Çelik, ''GSMH'ye
oranla, öğretmenlere verilen maaş, OECD ülkelerinin hepsinin üzerindedir. OECD'de birinciyiz; öğretmenlere ayırdığımız kaynağın, GSMH'ye oranı itibariyle. Bu doğrudur'' dedi.
Çelik, Türkiye'nin, eğitimi birinci önceliği yaptığını dile getirerek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve hükümetin birinci önceliğinin eğitim olduğunu
kaydetti. Hüseyin Çelik, iktidarda oldukları süre içinde bütçeden en büyük payı
eğitime ayırdıklarını anımsattı.
''Bana kalsa, öğretmenlerimize bundan da daha fazla para vermek isterim'' diyen Çelik, cari açığı kapatmak için öğretmenlerin ücretlerinin düşürülmesi gibi bir şeyin söz konusu olamayacağını vurguladı.
Milli Eğitim Bakanı Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Ben Milli Eğitim Bakanı olarak, olsa olsa arkadaşlarım adına daha fazlasını talep ederim. Onların hayat standartları ne kadar yüksek olursa, maddi endişelerden uzak olurlarsa, çocuklarımıza o kadar faydalı olabilirler.
Maaşlarından kısma diye bir şey söz konusu olamaz. Dünya Bankası Türkiye Direktörü Ulrich Zachau'nun söylediği doğrudur. GSMH'ye oranla, öğretmenlere aktarılan kaynak ve ücret itibariyle OECD birincisiyiz. Eğitim sendikalarına sorarsanız, onlar farklı şeyler söylerler. Ama doğru olan budur, rakamlar bunu söylüyor.''
AA
Göçer 'Cennet' için özür diledi
Şarkıcı Ferhat Göçer, kendisini şöhrete kavuşturan 'Cennet' ve yaz aylarının hit şarkısı 'Hadi Hadi'yi yazan Aslı Zen'den af diledi. ...ıcı Ferhat Göçer, kendisini şöhrete kavuşturan 'Cennet' ve yaz aylarının hit şarkısı 'Hadi Hadi'yi yazan Aslı Zen'den af diledi. 'Cennet' isimli şarkının söz yazarı olarak kendisinden hiç söz etmeyen Ferhat Göçer'e her fırsatta sitem eden Aslı Zen, bir daha ünlü sanatçıya şarkı vermeyeceğini de söylemişti. İşte bu açıklamanın ardından Göçer, Zen'i aradı ve özür diledi. Güzel şarkıcı, gecikmeli olarak özür dileyen Göçer'i affettiğini söyledi.
Gecikmeli albüm!
Öte yandan uzun zamandır albüm yapmayan ve altı şarkıdan oluşan maxi single'ını çıkaran Aslı Zen'in 'Şerefe' isimli şarkıya çektiği klibi meyhane sahneleri yüzünden Kral TV'de yayınlanmamıştı. Zen'in klibi şimdi de sansürlenerek gösteriliyor.
Gecikmeli albüm!
Öte yandan uzun zamandır albüm yapmayan ve altı şarkıdan oluşan maxi single'ını çıkaran Aslı Zen'in 'Şerefe' isimli şarkıya çektiği klibi meyhane sahneleri yüzünden Kral TV'de yayınlanmamıştı. Zen'in klibi şimdi de sansürlenerek gösteriliyor.
Türk modacı İngiltere'nin "kahramanı"
İngiliz The Independent gazetesi, 2007'nin "kahramanları" arasında ünlü Türk modacı Bora Aksu'yu da saydı. İngiltere'de yaşayan ünlü modacı hakkındaki ...İngiliz The Independent gazetesi, 2007'nin "kahramanları" arasında ünlü Türk modacı Bora Aksu'yu da saydı. İngiltere'de yaşayan ünlü modacı hakkındaki makaleyi, Aksu'nun da görev aldığı "People Tree" adlı şirketin kurucusu Safia Minney kaleme aldı. Bora'yla ilk kez bir Japon tasarımcının koleksiyonunda birlikte çalıştıklarını dile getiren Minney, "Bora çok yetenekli bir Türk tasarımcı. Çok pratik ve yaratıcı" dedi. Köylerde dokunan kumaşlarla çalıştıklarını anlatan Minney, "el yapımı ürünlerin nasıl şekil alacağı ve boya tutacağının problemli bir konu olduğunu" kaydetti. Minney şöyle devam etti: "Ancak ben ve Bora, her zaman insanların yetenekleri karşısında çok heyecanlandık"
Dünya felakete sürüklenecek mi?
Yaklaşan asteroit korkuyu da artırıyor. Peki dünyaya çarpacak mı?Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi (NASA) 29 Şubatta bir asteroitin Dünya'nın çok yakınından geçeceğini, çarpma tehlikesinin bulunmadığını açıkladı.
NASA açıklamasında, 11 Ekim 2007'de NASA'daki bilim adamları tarafından keşfedilen asteroitin 150 ila 610 metre boyundaki asteroit'in gezegenimize 550 bin kilometre yakından geçeceği ve amatörler tarafından (29 Şubat TSİ 07.33'te) açık bir havada teleskopla izlenebileceği kaydedildi.
Açıklamada, "2007 TU24, 2027'den önce bu boyda Dünya'ya bu kadar yakın geçecek tek asteroit olacak" denildi ve Dünya'ya çarpma tehlikesi bulunmadığı ve endişe etmeye gerek olmadığı, tersine gözlem yapmak için bunun çok iyi bir fırsat olduğu kaydedildi.
2007 TU24'ün Dünya'nın yakınından geçişi, bir başka asteroitin Mars yakınından geçmesinden bir gün önce gerçekleşecek. NASA, ilk hesaplamalarında, 2005 WD5 adı verilen bu asteroitin Mars'a çarpma olasılığını 25'te bir olarak açıklamıştı.
Sabah
NASA açıklamasında, 11 Ekim 2007'de NASA'daki bilim adamları tarafından keşfedilen asteroitin 150 ila 610 metre boyundaki asteroit'in gezegenimize 550 bin kilometre yakından geçeceği ve amatörler tarafından (29 Şubat TSİ 07.33'te) açık bir havada teleskopla izlenebileceği kaydedildi.
Açıklamada, "2007 TU24, 2027'den önce bu boyda Dünya'ya bu kadar yakın geçecek tek asteroit olacak" denildi ve Dünya'ya çarpma tehlikesi bulunmadığı ve endişe etmeye gerek olmadığı, tersine gözlem yapmak için bunun çok iyi bir fırsat olduğu kaydedildi.
2007 TU24'ün Dünya'nın yakınından geçişi, bir başka asteroitin Mars yakınından geçmesinden bir gün önce gerçekleşecek. NASA, ilk hesaplamalarında, 2005 WD5 adı verilen bu asteroitin Mars'a çarpma olasılığını 25'te bir olarak açıklamıştı.
Sabah
Fenerbahçe hiç kendini sıkmadı
Fenerbahçe Ülker, ULEB Avrupa Ligi 2. tur E Grubu'ndaki 2. hafta maçında, İspanya'nın TAU Ceramica Vitoria takımına 103-84 yenilerek ilk yenilgisini aldı. ...Fenerbahçe Ülker, ULEB Avrupa Ligi 2. tur E Grubu'ndaki 2. hafta maçında, İspanya'nın TAU Ceramica Vitoria takımına 103-84 yenilerek ilk yenilgisini aldı. Vitoria kentindeki Fernando Buesa Arena'da yapılan maça iyi başlayamayan Fenerbahçe Ülker, 1. periyotu 25-17, devreyi de 50-38 geride tamamladı. Sayı üretmekte zorlandığı ikinci yarıda da etkili bir oyun çıkaramayan sarı-lacivertliler 3. çeyreği 74-56 yenik kapatırken, kendini sıkmadı maçı da 103-84 kaybetti.
Sulukule'deki Roman topluluğunun mücadelesi The Guardian'da
İstanbul'daki Sulukule semtinin yenilenme projesi ve bu projeye Roman topluluğunca gösterilen tepkiler, İngiliz The Guardian gazetesine konu oldu. ...ef">
İstanbul'daki Sulukule semtinin yenilenme projesi ve bu projeye Roman topluluğunca gösterilen tepkiler, İngiliz The Guardian gazetesine konu oldu. The Guardian, "Zorunlu yenilenme, İstanbul'daki Roman semtinin sonu anlamına gelebilir. 550 yaşındaki topluluk ve UNESCO, kentin kentsel yenileme planıyla mücadele ediyor" diye yazdı.
İngiliz The Guardian gazetesi İstanbul muhabiri Robert Tait imzasıyla yayınladığı haberinde, Sulukule'nin çoğu yoksul olan 3 bin 400 kadar semt sakininin belediyenin yenileme planını kaygı ile karşıladığını belirtti.
"SEMTTEN AYRILMAYA ZORLANIYORLAR"
Sulukule sakinlerinin, İstanbul'un 2010 yılında "Avrupa Kültür Kenti" olması için yapılan hazırlıklar kapsamında geliştirilen proje ile yaşadıkları semtten "ayrılmaya zorlandıkları"nı kaydeden gazete, "Semtteki evlerin çoğunun yıkılmasının öngörüldüğünü, yıllarca semtte yaşayan sakinlerin önemli bir bölümünün ayrıldığı"nı belirtti.
The Guardian, belediye yetkililerinin ise, yapılan çalışmaların "uyuşturucu madde, fuhuş, işsizlik ve yüksek cehaletin kol gezdiği semtin yenilenmesi için şart olduğu"nu söylediklerini aktardıktan sonra şunları yazdı:
"Ancak projeyi eleştirenler, 1453 yılında o zaman Konstantinople olarak tanınan İstanbul'u Bizans'tan alan Fatih Sultan Mehmet'in döneminden bu yana Sulukule'de yaşayan Roman nüfusunun sağ kalmasını tehdit ettiğini söylüyorlar."
'deki Roman topluluğunun en az bin yıllık olduğuna dikkat çeken gazete, yenilenme projesinin kapsamında birkaç katlı bina ile 630 modern villa, bir otel ve 45 tarihi Osmanlı evin renovasyonunu içerdiğine de işaret etti.
"UNESCO UYARDI"
İngiliz gazetesi, Sulukule'deki 503 ev sahibine indirimli fiyatlardan yeni evler önerildiğini ancak projeye karşı çıkan Sulukule Platformu'nun semt sakinlerinin çok azının bu yükü karşılayabildiğini söylediğini belirterek, şöyle devam etti:
"Projeyi eleştirenler, planların mevcut şekilde sürmesi halinde İstanbul'un dünya mirası kenti statüsünü kaybedebileceği uyarısını yapan UNESCO'nun desteğini kazandı. Bu da, İstanbul (Büyükşehir) Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın planı gözden geçirme sözünü vermesine neden oldu ancak karşıtları pek ikna edilmiş değil."
The Guardian haberinde ayrıca Sulukule'deki eğlence yerlerinin 1990 yıllarında "kamu düzeni" kaygıları ile kapatıldığını anımsatırken, Sulukule Roman Kültürü'nü Geliştirme ve Dayanışma Derneği Başkanı Şükrü Punduk'un "Her gece bir Rio Karnavalı gibi idi. Her gece 5-6 bin kişi, dans ediyor eğleniyordu" sözlerine de yer verdi. Punduk "Bizler, koruma çabasına evler ile birlikte dahil edilmek istiyoruz. Başka yerlere gönderilmek istemiyoruz" dedi.
Gazeteye konuşan belediye yetkilileri ise, yenileme planını bir "mucize" olarak nitelendirerek, Sulukule sakinlerinin yüzde 80'inin yenileme projesini desteklediğini de öne sürdüler.
AA
İstanbul'daki Sulukule semtinin yenilenme projesi ve bu projeye Roman topluluğunca gösterilen tepkiler, İngiliz The Guardian gazetesine konu oldu. The Guardian, "Zorunlu yenilenme, İstanbul'daki Roman semtinin sonu anlamına gelebilir. 550 yaşındaki topluluk ve UNESCO, kentin kentsel yenileme planıyla mücadele ediyor" diye yazdı.
İngiliz The Guardian gazetesi İstanbul muhabiri Robert Tait imzasıyla yayınladığı haberinde, Sulukule'nin çoğu yoksul olan 3 bin 400 kadar semt sakininin belediyenin yenileme planını kaygı ile karşıladığını belirtti.
"SEMTTEN AYRILMAYA ZORLANIYORLAR"
Sulukule sakinlerinin, İstanbul'un 2010 yılında "Avrupa Kültür Kenti" olması için yapılan hazırlıklar kapsamında geliştirilen proje ile yaşadıkları semtten "ayrılmaya zorlandıkları"nı kaydeden gazete, "Semtteki evlerin çoğunun yıkılmasının öngörüldüğünü, yıllarca semtte yaşayan sakinlerin önemli bir bölümünün ayrıldığı"nı belirtti.
The Guardian, belediye yetkililerinin ise, yapılan çalışmaların "uyuşturucu madde, fuhuş, işsizlik ve yüksek cehaletin kol gezdiği semtin yenilenmesi için şart olduğu"nu söylediklerini aktardıktan sonra şunları yazdı:
"Ancak projeyi eleştirenler, 1453 yılında o zaman Konstantinople olarak tanınan İstanbul'u Bizans'tan alan Fatih Sultan Mehmet'in döneminden bu yana Sulukule'de yaşayan Roman nüfusunun sağ kalmasını tehdit ettiğini söylüyorlar."
'deki Roman topluluğunun en az bin yıllık olduğuna dikkat çeken gazete, yenilenme projesinin kapsamında birkaç katlı bina ile 630 modern villa, bir otel ve 45 tarihi Osmanlı evin renovasyonunu içerdiğine de işaret etti.
"UNESCO UYARDI"
İngiliz gazetesi, Sulukule'deki 503 ev sahibine indirimli fiyatlardan yeni evler önerildiğini ancak projeye karşı çıkan Sulukule Platformu'nun semt sakinlerinin çok azının bu yükü karşılayabildiğini söylediğini belirterek, şöyle devam etti:
"Projeyi eleştirenler, planların mevcut şekilde sürmesi halinde İstanbul'un dünya mirası kenti statüsünü kaybedebileceği uyarısını yapan UNESCO'nun desteğini kazandı. Bu da, İstanbul (Büyükşehir) Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın planı gözden geçirme sözünü vermesine neden oldu ancak karşıtları pek ikna edilmiş değil."
The Guardian haberinde ayrıca Sulukule'deki eğlence yerlerinin 1990 yıllarında "kamu düzeni" kaygıları ile kapatıldığını anımsatırken, Sulukule Roman Kültürü'nü Geliştirme ve Dayanışma Derneği Başkanı Şükrü Punduk'un "Her gece bir Rio Karnavalı gibi idi. Her gece 5-6 bin kişi, dans ediyor eğleniyordu" sözlerine de yer verdi. Punduk "Bizler, koruma çabasına evler ile birlikte dahil edilmek istiyoruz. Başka yerlere gönderilmek istemiyoruz" dedi.
Gazeteye konuşan belediye yetkilileri ise, yenileme planını bir "mucize" olarak nitelendirerek, Sulukule sakinlerinin yüzde 80'inin yenileme projesini desteklediğini de öne sürdüler.
AA
Kartal, Kolejliler'e ders verdi
Beko Basketbol Ligi'nde Casa TED Kolejliler, sahasında konuk ettiği Beşiktaş Cola Turka'ya, normal süresi 83-83 eşitlikle sonuçlanan maçta 95-91 yenildi. -CASA TED KOLEJLİLER: 91 - BEŞİKTAŞ COLA TURKA: 95
Salon: TOBB Üniversitesi
Hakemler: Rüştü Nuran x, İsmail Aydın x, Altuğ Köselerli x
Casa TED Kolejliler: Özgür xxx 13, Dearman xxx 30, Ömer xx 13, McFarlin xx 2, Dobie xx 15, Önder x, Berent xxx 17, Hansen x 1, Caner x
Beşiktaş Cola Turka: Mehmet x, Shumbert xxx 18, Niceviç xx 12, Kaya xx 11, Apodaca xx 5, Sinan xx 3, Chase xxx 19, Onur x, Drobnjak xxx 22, Erkan xx 5
1. Periyot: 25-18
Devre: 43-41 (Beşiktaş Cola Turka lehine)
3. Periyot: 66-63
Normal Süre: 83-83
Beş Faulle Çıkan: Kaya 44.44 (Beşiktaş Cola Turka), McFarlin 44.58 (Casa TED Kolejliler)
Karşılaşmaya Casa TED Kolejliler, hem hücumda hem de savunmada çok etkili başladı. Dış atışlardan Dobie, potaaltından da Dearman ile art arda sayılar bulan başkent temsilcisi, 4. dakika içinde 11 sayılık farka ulaştı: 14-3. İki takımın da çok top kaybı yaptığı bu dakikalarda Shumpert ve Niceviç ile etkili olan Beşiktaş Cola Turka, 6. dakika içinde farkı 5 sayıya (17-12) indirdi. Shumpert ile sayılar bulmayı sürdüren rakibi karşısında Berent ve Dearman ile etkili olan Casa TED Kolejliler, rakibinin öne geçmesine izin vermedi ve ilk çeyreği 25-18 üstün bitirdi.
Beşiktaş Cola Turka, 2. periyoda daha etkili bir başlangıç yaptı. Chase ve Sinan ile dış şutlarda, Kaya ve Niceviç ile de boyalı alanda etkili olan siyah-beyazlılar, yakaladığı 13-2'lik seriyle 14. dakika içinde ilk kez öne geçti: 31-27. Dobie ve Özgür ile rakibinin farkı açmasına izin vermeyen başkent temsilcisi, savunmasında Apodaca ve Drobnjak'ı durdurmakta zorlanınca, İstanbul temsilcisi 17. dakikayı da 37-33 önde geçti. Ömer-Dobie ikilisinin 3 sayılık basketleriyle oyundan kopmayan rakibi karşısında Drobnjak ve Apodaca ile sayılar bulmayı sürdüren Beşiktaş Cola Turka, devreyi 43-41 üstün tamamladı.
3. çeyreğin ilk dakikalarında Casa TED Kolejliler art arda top kayıpları yaparken, potaaltında Drobnjak ile sayılar bulan Beşiktaş Cola Turka, yakaladığı 6-0'lık seriyle 22. dakikada farkı 8 sayıya çıkardı: 49-41. Dearman'ın pota altından bulduğu sayılarla toparlanan başkent temsilcisi, Ömer ve Berent'in 3 sayılık basketleriyle rakibine 17-5'lik seriyle karşılık verdi ve 27. dakikada 58-54'lük skorla yeniden öne geçti. Özellikle Dearman ve Berent'in sayılarıyla rakibinin öne geçmesine izin vermeyen Casa TED Kolejliler, 3. periyodu 66-63 önde kapadı.
Son periyodun ilk dakikalarında takımlar sayı bulmakta zorlanırken, rakibine oranla daha az hatayla oynayan Casa TED Kolejliler, 32. dakikayı 70-65 önde geçti. Erkan ve Chase'in 3 sayılık basketleriyle 6-0'lık seri bulan Beşiktaş Cola Turka, aynı dakika içinde 71-70'lik skorla üstünlüğü eline aldı. Alan savunması yaparak rakibine kolay sayı bulma şansı tanımayan siyah-beyazlılar, Niceviç'in art arda basketleriyle 35. dakikaya 76-73 önde girdi. Niceviç ile basketler bulmayı sürdüren rakibine Özgür ile karşılık veren Casa TED Kolejliler, Ömer'in 3 sayılık basketiyle 37. dakika içinde 81-78'lik skorla öne geçti. Büyük çekişmenin yaşandığı son dakikalarda takımlar karşılıklı basketler bulurken, maçın normal süresi 83-83 beraberlikle tamamlandı.
Uzatma periyodunda Chase ve Niceviç ile etkili olan Beşiktaş Cola Turka, karşılaşmadan 95-91 galip ayrılan taraf oldu.
Salon: TOBB Üniversitesi
Hakemler: Rüştü Nuran x, İsmail Aydın x, Altuğ Köselerli x
Casa TED Kolejliler: Özgür xxx 13, Dearman xxx 30, Ömer xx 13, McFarlin xx 2, Dobie xx 15, Önder x, Berent xxx 17, Hansen x 1, Caner x
Beşiktaş Cola Turka: Mehmet x, Shumbert xxx 18, Niceviç xx 12, Kaya xx 11, Apodaca xx 5, Sinan xx 3, Chase xxx 19, Onur x, Drobnjak xxx 22, Erkan xx 5
1. Periyot: 25-18
Devre: 43-41 (Beşiktaş Cola Turka lehine)
3. Periyot: 66-63
Normal Süre: 83-83
Beş Faulle Çıkan: Kaya 44.44 (Beşiktaş Cola Turka), McFarlin 44.58 (Casa TED Kolejliler)
Karşılaşmaya Casa TED Kolejliler, hem hücumda hem de savunmada çok etkili başladı. Dış atışlardan Dobie, potaaltından da Dearman ile art arda sayılar bulan başkent temsilcisi, 4. dakika içinde 11 sayılık farka ulaştı: 14-3. İki takımın da çok top kaybı yaptığı bu dakikalarda Shumpert ve Niceviç ile etkili olan Beşiktaş Cola Turka, 6. dakika içinde farkı 5 sayıya (17-12) indirdi. Shumpert ile sayılar bulmayı sürdüren rakibi karşısında Berent ve Dearman ile etkili olan Casa TED Kolejliler, rakibinin öne geçmesine izin vermedi ve ilk çeyreği 25-18 üstün bitirdi.
Beşiktaş Cola Turka, 2. periyoda daha etkili bir başlangıç yaptı. Chase ve Sinan ile dış şutlarda, Kaya ve Niceviç ile de boyalı alanda etkili olan siyah-beyazlılar, yakaladığı 13-2'lik seriyle 14. dakika içinde ilk kez öne geçti: 31-27. Dobie ve Özgür ile rakibinin farkı açmasına izin vermeyen başkent temsilcisi, savunmasında Apodaca ve Drobnjak'ı durdurmakta zorlanınca, İstanbul temsilcisi 17. dakikayı da 37-33 önde geçti. Ömer-Dobie ikilisinin 3 sayılık basketleriyle oyundan kopmayan rakibi karşısında Drobnjak ve Apodaca ile sayılar bulmayı sürdüren Beşiktaş Cola Turka, devreyi 43-41 üstün tamamladı.
3. çeyreğin ilk dakikalarında Casa TED Kolejliler art arda top kayıpları yaparken, potaaltında Drobnjak ile sayılar bulan Beşiktaş Cola Turka, yakaladığı 6-0'lık seriyle 22. dakikada farkı 8 sayıya çıkardı: 49-41. Dearman'ın pota altından bulduğu sayılarla toparlanan başkent temsilcisi, Ömer ve Berent'in 3 sayılık basketleriyle rakibine 17-5'lik seriyle karşılık verdi ve 27. dakikada 58-54'lük skorla yeniden öne geçti. Özellikle Dearman ve Berent'in sayılarıyla rakibinin öne geçmesine izin vermeyen Casa TED Kolejliler, 3. periyodu 66-63 önde kapadı.
Son periyodun ilk dakikalarında takımlar sayı bulmakta zorlanırken, rakibine oranla daha az hatayla oynayan Casa TED Kolejliler, 32. dakikayı 70-65 önde geçti. Erkan ve Chase'in 3 sayılık basketleriyle 6-0'lık seri bulan Beşiktaş Cola Turka, aynı dakika içinde 71-70'lik skorla üstünlüğü eline aldı. Alan savunması yaparak rakibine kolay sayı bulma şansı tanımayan siyah-beyazlılar, Niceviç'in art arda basketleriyle 35. dakikaya 76-73 önde girdi. Niceviç ile basketler bulmayı sürdüren rakibine Özgür ile karşılık veren Casa TED Kolejliler, Ömer'in 3 sayılık basketiyle 37. dakika içinde 81-78'lik skorla öne geçti. Büyük çekişmenin yaşandığı son dakikalarda takımlar karşılıklı basketler bulurken, maçın normal süresi 83-83 beraberlikle tamamlandı.
Uzatma periyodunda Chase ve Niceviç ile etkili olan Beşiktaş Cola Turka, karşılaşmadan 95-91 galip ayrılan taraf oldu.
Lincoln'den Volkan'a suçlama
Galatasaraylı Lincoln, dün akşam Fenerbahçe ile oynanan karşılaşmanın sonlarına doğru Volkan Demirel ile yaşadığı olaylar ve Volkan'ın bana ve aileme küfür etti açıklamasına cevap verdi. ...Galatasaraylı Lincoln, dün akşam Fenerbahçe ile oynanan karşılaşmanın sonlarına doğru Volkan Demirel ile yaşadığı olaylar ve Volkan'ın bana ve aileme küfür etti açıklamasına cevap verdi.
Brezilyalı futbolcunun Galatasaray'ın resmi sitesine yaptığı açıklama şöyle:
"Dün akşam oynadığımız maçta rakip takım kalecisi bana yönelik saldırısına gerekçe olarak ailesine küfür etmiş olmamı bahane etmiştir. Ancak bu iddiası doğru değildir. Aile olgusu benim için futboldan bile daha önemli olduğundan; bu şekilde suçlanmış olmam beni derinden üzmektedir.
Portekizce ve Almanca lisanları dışında bildiğim başka lisan yoktur. Bununla birlikte, dün gece maçın uzatma dakikalarında rakip takım kalecisinin şahsıma karşı yaptığı talihsiz davranış ve maç sonrasında verdiği demecin sportmenliğe yakışmadığının bilinmesini istiyorum. "
AA
Brezilyalı futbolcunun Galatasaray'ın resmi sitesine yaptığı açıklama şöyle:
"Dün akşam oynadığımız maçta rakip takım kalecisi bana yönelik saldırısına gerekçe olarak ailesine küfür etmiş olmamı bahane etmiştir. Ancak bu iddiası doğru değildir. Aile olgusu benim için futboldan bile daha önemli olduğundan; bu şekilde suçlanmış olmam beni derinden üzmektedir.
Portekizce ve Almanca lisanları dışında bildiğim başka lisan yoktur. Bununla birlikte, dün gece maçın uzatma dakikalarında rakip takım kalecisinin şahsıma karşı yaptığı talihsiz davranış ve maç sonrasında verdiği demecin sportmenliğe yakışmadığının bilinmesini istiyorum. "
AA
"Görüşmeler sürüyor"
Gül, milli maç için Ermenistan'a gidecek mi?Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, milli maç nedeniyle Ermenistan'a gidip gitmeyeceğinin sorulması üzerine, ''Netice belli olunca söyleriz, daha karar vermedik, bazı görüşmeler var'' dedi.
Cumhurbaşkanı Gül, Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu ve beraberindeki Paralimpik Oyunlarına katılacak bedensel engelli sporcu heyetini kabul etti. Çankaya Köşkü'ndeki kabul, görüntü alınması ardından basına kapalı gerçekleşti. Kabulde, Gençlik ve Spor Genel Müdürü Mehmet Atalay ve Paralimpik Komitesi Başkanı Yavuz Kocaömer de hazır bulundu. Oyunlara katılacak 16 sporcu adına milli halterci Nazmiye Muslu, Cumhurbaşkanı Gül'e çiçek sundu.
Engelli sporcular, Çin'in başkenti Pekin'de 6-17 Eylül 2008 tarihleri arasında yapılacak Paralimpik Oyunlar'a katılmak üzere yarın Pekin'e gidecek.
Kabulü izleyen gazeteciler, Cumhurbaşkanı Gül'e, A Milli Futbol Takımı'nın Ermenistan ile Dünya Kupası elemelerinde yapacağı maç için Erivan'a gidip gitmeyeceğini sordu. Soru üzerine Gül, ''Arkadaşlar duyuracak'' dedi.
Bir gazetecinin, muhalefetin konuyla ilgili değerlendirmelerini söylemesi üzerine Cumhurbaşkanı Gül, ''Netice belli olunca söyleriz, daha karar vermedik, bazı görüşmeler var'' dedi.
Cumhurbaşkanı Gül, Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu ve beraberindeki Paralimpik Oyunlarına katılacak bedensel engelli sporcu heyetini kabul etti. Çankaya Köşkü'ndeki kabul, görüntü alınması ardından basına kapalı gerçekleşti. Kabulde, Gençlik ve Spor Genel Müdürü Mehmet Atalay ve Paralimpik Komitesi Başkanı Yavuz Kocaömer de hazır bulundu. Oyunlara katılacak 16 sporcu adına milli halterci Nazmiye Muslu, Cumhurbaşkanı Gül'e çiçek sundu.
Engelli sporcular, Çin'in başkenti Pekin'de 6-17 Eylül 2008 tarihleri arasında yapılacak Paralimpik Oyunlar'a katılmak üzere yarın Pekin'e gidecek.
Kabulü izleyen gazeteciler, Cumhurbaşkanı Gül'e, A Milli Futbol Takımı'nın Ermenistan ile Dünya Kupası elemelerinde yapacağı maç için Erivan'a gidip gitmeyeceğini sordu. Soru üzerine Gül, ''Arkadaşlar duyuracak'' dedi.
Bir gazetecinin, muhalefetin konuyla ilgili değerlendirmelerini söylemesi üzerine Cumhurbaşkanı Gül, ''Netice belli olunca söyleriz, daha karar vermedik, bazı görüşmeler var'' dedi.
Yıldırım-Aragones transfer zirvesinde
F.Bahçe Kulübü'nde bugün transfer çalışmalarına yön verecek bir zirvenin gerçekleşmesi bekleniyor. Edinilen bilgiye göre başkan Aziz Yıldırım, teknik ...ef">
F.Bahçe Kulübü'nde bugün transfer çalışmalarına yön verecek bir zirvenin gerçekleşmesi bekleniyor. Edinilen bilgiye göre başkan , teknik direktör Aragones'le bir araya gelecek ve İspanyol teknik adamın taleplerini dinleyecek. Aurelio'dan boşalan yere bir yabancı almayı düşünen F.Bahçe'de bu konuda favori isim Albelda... Bunun dışında İspanyol teknik adamın yönetimden bir kaleci istediği biliniyor. Başkan Yıldırım'ın ifadesiyle 'Yurt dışında oynayan bir Türk forvet' konusunda ise henüz bir gelişme yok.
F.Bahçe Kulübü'nde bugün transfer çalışmalarına yön verecek bir zirvenin gerçekleşmesi bekleniyor. Edinilen bilgiye göre başkan , teknik direktör Aragones'le bir araya gelecek ve İspanyol teknik adamın taleplerini dinleyecek. Aurelio'dan boşalan yere bir yabancı almayı düşünen F.Bahçe'de bu konuda favori isim Albelda... Bunun dışında İspanyol teknik adamın yönetimden bir kaleci istediği biliniyor. Başkan Yıldırım'ın ifadesiyle 'Yurt dışında oynayan bir Türk forvet' konusunda ise henüz bir gelişme yok.
Güiza ilk maçında yedek!
F.Bahçe'nin yeni transferi Güiza, Sparta Prag maçını kulübeden izleyecek.Avusturya'nın kış sporları merkezi Kitzbühel'de yeni sezona hazırlıklarını sürdüren Fenerbahçe, ikinci hazırlık maçını, bu akşam Çek Cumhuriyeti'nin Sparta Prag takımı ile yapacak.
Avusturya-Almanya sınırındaki Wörgl kasabasında TSİ 19.30'da oynanacak hazırlık maçını, kulüp başkanı Aziz Yıldırım, asbaşkan Mahmut Ünlü ile yöneticilerden Ömer Temelli ve Serhat Çeçen de izleyecek.
Bu arada, dün İstanbul'dan gelerek kampa katılan yeni transfer Daniel Guiza, bugün sabah kısa bir antrenman yaptı.
Otelin yakınındaki sahada yardımcı antrenör Cezar Mendiondo ve kondisyoner Carlos Cascallana ile çalışan Guiza, düz koşu ile başladığı çalışmasını kültür fizik hareketleriyle sonuçlandırdı.
Guiza'nın takımla birlikte bu akşam Wörgl'de oynanacak Sparta Prag maçına geleceği, ancak karşılaşmayı yedek kulübesinde izleyeceği bildirildi.
Avusturya'daki çalışmalarını 20 Temmuz'a kadar sürdürmesi planlanan Fenerbahçe, son hazırlık maçını 19 Temmuz cumartesi Çek Cumhuriyeti'nin Ceske Budejovice takımıyla oynayacak.
Avusturya-Almanya sınırındaki Wörgl kasabasında TSİ 19.30'da oynanacak hazırlık maçını, kulüp başkanı Aziz Yıldırım, asbaşkan Mahmut Ünlü ile yöneticilerden Ömer Temelli ve Serhat Çeçen de izleyecek.
Bu arada, dün İstanbul'dan gelerek kampa katılan yeni transfer Daniel Guiza, bugün sabah kısa bir antrenman yaptı.
Otelin yakınındaki sahada yardımcı antrenör Cezar Mendiondo ve kondisyoner Carlos Cascallana ile çalışan Guiza, düz koşu ile başladığı çalışmasını kültür fizik hareketleriyle sonuçlandırdı.
Guiza'nın takımla birlikte bu akşam Wörgl'de oynanacak Sparta Prag maçına geleceği, ancak karşılaşmayı yedek kulübesinde izleyeceği bildirildi.
Avusturya'daki çalışmalarını 20 Temmuz'a kadar sürdürmesi planlanan Fenerbahçe, son hazırlık maçını 19 Temmuz cumartesi Çek Cumhuriyeti'nin Ceske Budejovice takımıyla oynayacak.
Soğuk hava kalbe iyi gelmiyor
Tüm yurtta etkisini sürdüren soğuk havalar, kalp ve akciğer sağlığını tehdit ediyor. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. ...yurtta etkisini sürdüren soğuk havalar, kalp ve akciğer sağlığını tehdit ediyor. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Abdurrahman Oğuzhan, aşırı soğuğa maruz kalmanın kalp ile ilgili şikayetleri bulunan kişiler için büyük bir risk oluşturduğunu söyledi. Soğuk havanın kalbi besleyen damarlarda büzüşmeye neden olduğunu belirten Oğuzhan, bu nedenle kalp krizi riskinin ciddi ölçüde arttığını ifade etti. Prof. Dr. Oğuzhan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kalbi besleyen damarlarında tıkanmalar olan veya genel anlamda kalp şikayetleri bulunan insanlar için soğuk hava ciddi anlamda risk oluşturur. Bu insanlar soğuğa karşı çok dikkatli olmalıdır."
Bütün alay biliyor bir tek o habersiz
Dönemin Trabzon Alay Komutanı Albay Öz, hiçbir şey hatırlamadığını söyledi. Oysa tüm astları "cinayet bilgisini kendisine ilettik" demiştiHrant Dink suikastının gerçekleştiği 19 Ocak 2007 tarihinde Trabzon'da İl Jandarma Alay Komutanı olan albay Ali Öz, dün Bursa'da hâkim karşısına çıkarak tanık olarak ifade verdi. Tüm sorulara "Tanımıyorum" ve "Hatırlamıyorum" şeklinde yanıt veren Öz, birlikte çalıştığı uzman çavuşlar, astsubaylar ve yüzbaşı tarafından, Dink'in öldürüleceği bilgisinin kendisine iletilmesine rağmen konuyu kapatmakla suçlanmıştı.
İLK TUNCEL ÇÖZÜLDÜ
Albay Öz'ün ismini gündeme getiren süreç, cinayetin katil zanlısı olarak Ogün Samast'ın yakalanmasıyla başladı. Telefon görüşmelerinden yola çıkan polis azmettirici olarak Yasin Hayal ismine ulaştı. Hayal'in 24 Ekim 2004'de Trabzon'da McDonald's'a bomba koyarak altı kişinin yaralanmasına sebep olduğu ortaya çıkınca aynı olayda adı geçen Erhan Tuncel de yakalandı. Azmettirici olmadığını, Emniyet'e muhbirlik yaptığını iddia eden Tuncel, Dink'e suikast düzenleneceği bilgisini de Trabzon Emniyet Müdürlüğü'ne polis istihbarattan Muhittin Zenit kanalıyla 17 kez ilettiğini söyledi. Ardından Hayal'in eniştesi JİTEM muhbiri Coşku İğci de Hayal'in Hrant Dink'i öldürmeyi planladığını Trabzon Jandarması'na bildirdiğini açıkladı. İğci'nin ihbarını yaptığını söylediği astsubay Okan Şimşek ile uzman çavuş Veysel Şahin bilgiyi üstlerine aktardığını söyledi. Açılan davada tanık olarak ifade veren istihbarat yüzbaşı Metin Yıldız da, kendisine ulaşan bütün bilgileri üstü olan Ali Öz'e ilettiğini, ancak Öz'ün gereken işlemleri yapmadığını söyledi. Böylece tanık olarak Öz'ün ifadesine başvuruldu. Öz, önümüzdeki tarihlerde Trabzon'da yapılacak mahkemede görevi ihmalden sanık olarak yargılanacak.
İLK TUNCEL ÇÖZÜLDÜ
Albay Öz'ün ismini gündeme getiren süreç, cinayetin katil zanlısı olarak Ogün Samast'ın yakalanmasıyla başladı. Telefon görüşmelerinden yola çıkan polis azmettirici olarak Yasin Hayal ismine ulaştı. Hayal'in 24 Ekim 2004'de Trabzon'da McDonald's'a bomba koyarak altı kişinin yaralanmasına sebep olduğu ortaya çıkınca aynı olayda adı geçen Erhan Tuncel de yakalandı. Azmettirici olmadığını, Emniyet'e muhbirlik yaptığını iddia eden Tuncel, Dink'e suikast düzenleneceği bilgisini de Trabzon Emniyet Müdürlüğü'ne polis istihbarattan Muhittin Zenit kanalıyla 17 kez ilettiğini söyledi. Ardından Hayal'in eniştesi JİTEM muhbiri Coşku İğci de Hayal'in Hrant Dink'i öldürmeyi planladığını Trabzon Jandarması'na bildirdiğini açıkladı. İğci'nin ihbarını yaptığını söylediği astsubay Okan Şimşek ile uzman çavuş Veysel Şahin bilgiyi üstlerine aktardığını söyledi. Açılan davada tanık olarak ifade veren istihbarat yüzbaşı Metin Yıldız da, kendisine ulaşan bütün bilgileri üstü olan Ali Öz'e ilettiğini, ancak Öz'ün gereken işlemleri yapmadığını söyledi. Böylece tanık olarak Öz'ün ifadesine başvuruldu. Öz, önümüzdeki tarihlerde Trabzon'da yapılacak mahkemede görevi ihmalden sanık olarak yargılanacak.
Gül TESK'i ziyaret etti
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ''Türkiye'nin sorunlarını, problemlerini demokrasi içinde tartışarak, hukukun üstünlüğü çerçevesinde aşması gerektiğine ve ...Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ''Türkiye'nin sorunlarını, problemlerini demokrasi içinde tartışarak, hukukun üstünlüğü çerçevesinde aşması gerektiğine ve bütün bunlardan Türkiye'nin güçlü olarak çıkması gerektiğine inanıyorum'' dedi.
Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu'nu (TESK) ziyaret ederek, birlik ve oda başkanlarına seslendi.
Cumhurbaşkanlığı görevine başladığından bu yana toplumun tüm kesimleriyle bir araya geldiğini ve fikir alışverişinde bulunmaya özel önem verdiğini belirten Gül, ''Türkiye'nin temel direği ve sadece ekonominin değil sosyal yapının da çimentosu'' olarak nitelediği esnaf ve sanatkarlarla bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.Gül, gelişme yolunda büyük başarılar elde eden Türkiye'nin, bugün esnaf ve sanatkarların da katkılarıyla Atatürk'ün gösterdiği muasır medeniyetler seviyesine ulaşma yolunda önemli bir aşamaya geldiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Gül, bu seviyenin herkes tarafından takdir edilmesi gerektiğini belirterek, ''Bu, hiçbir zaman eksikliklerimizin olmadığı veya her şeyimizin dört dörtlük olduğu anlamına gelmez. Şüphesiz ki daha yürüyeceğimiz çok yol vardır, yapılması gereken daha çok şey vardır ama geçmiş yıllarla mukayese ettiğimizde bugün Türkiye'nin geldiği durumun muhakkak takdir edilmesi gerekir'' diye konuştu.
Bu noktaya gelinmesine büyük katkı sağlayan kesimlerden birinin esnaf ve sanatkarlar olduğunu anlatan Gül, dünya ekonomisinde bir çok sorunların yaşandığı bir dönemde Türkiye'nin ekonomik büyüme göstermeye devam ettiğini ve ihracatını artırdığını kaydetti.
Gül, Türkiye'nin bir taraftan bu başarılarını yürütürken, sorunlarını demokrasi içinde aşabilme olgunluğu gösterdiğini de dile getirdi. Demokrasinin yıllar içinde giderek güçlendiğine değinen Gül, önceki yılların yasaklarının, bugün günün bir parçası haline geldiğini ve bundan kimsenin rahatsız olmadığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Gül, ''Unutmayalım ki, Türkiye belli bir noktaya geldiği için, demokrasi yeterince olgunlaştığı için AB ile müzakerelere başlamıştır. Hala yapacaklarımızın olduğunu da unutmamamız gerekir'' diye konuştu.
Gül, Türkiye'nin, sorunlarını çözerek, dünya şartlarının getirdiği imkan ve fırsatlardan yararlanarak, ilerlemesini muhakkak sürdüreceğini dile getirdi.
TÜRKİYE'NİN DİNAMİK GÜCÜ
Esnaf ve sanatkarların üretim gücü ve yarattığı katma değer bakımından toplumun ve ekonominin önemli bir kesimini oluşturduğunu belirten Gül, söz konusu kesimin sadece BAĞ-KUR primlerinin bile büyük katma değer yarattığını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Gül, esnaf ve sanatkarların Türkiye'nin kalkınması açısından büyük önem taşıdığını, sosyal yapının güçlendirilmesinde de büyük rol oynadığını belirterek, ''Türkiye'nin dinamik gücü olarak gördüğümüz esnaf ve sanatkarlarımız, faaliyetleriyle Türkiye ekonomisine canlılık kazandırmaktadır'' dedi.
Esnaf ve sanatkarın, yanında çalıştırdığı bir kaç kişiyle kimseye yük olmadığını anlatan Gül, ''En zor şartlarda bile 3 kişiyi yanınızda tutuyorsunuz. Bazen gizli işsiz olarak yanınızda çalışıyor ama o sosyal anlayıştan, dayanışma anlayışından dolayı, kazanmasanız bile onları istihdam etmeye devam ediyorsunuz. Onun için Türkiye'nin sosyal dokusunu siz oluşturuyorsunuz'' diye konuştu.
Gül, Türkiye'nin övünç duyduğu büyük sanayici ve müteşebbislerin de iş hayatlarına esnaflıkla atıldığına dikkat çekti.
DEVLET DESTEĞİ DEVAM EDECEK
Emek olmadan, üretim olmadan bir ekonominin istikrar içinde büyümesinin mümkün olmadığını belirten Gül, esnaf ve sanatkarın ekonomiye yaptığı katkıların takdirle karşılanması gerektiğini söyledi.
Türkiye'nin temel direği olan esnaf ve sanatkarları, ülkedeki değişimi de en iyi temsil eden kesimlerden biri olarak gördüğünü ifade eden Gül, devletin, büyük ekonomik potansiyele sahip esnaf ve sanatkarı desteklemeye devam edeceğini ve bundan şüphe duyulmaması gerektiğini kaydetti. Gül, esnaf ve sanatkara hak ettiği değerin verilmesinin devletin öncelikleri arasında olduğunu belirtti.
TESK'in esnaf ve sanatkarın hakkının korunması için önemli çalışmalar yaptığını anlatan Gül, ''TESK ve diğer kurumlarımızın çalışmaları, uygarlık yarışında ülkemize güç vermektedir. Bu çalışmalar aynı zamanda demokrasinin sağlıklı şekilde işlemesine de katkı sağlamaktadır'' dedi.
Gül, 10 milyonluk bir nüfusu temsil eden esnaf ve sanatkar kuruluşlarının aktif çalışma yapmasının ve görüşlerini kamuoyuyla paylaşmasının demokrasinin önemli işlevlerinden birinin yerine getirildiğinin göstergesi olduğunu ifade ederek, ''Esnaf ve sanatkarların bu seçkin örgütünün ülkemizin gelişme sürecine katkılarını devam ettireceğine, duyarlı ve sorumlu yaklaşımlarını devam ettireceğine inancım tamdır'' diye konuştu.
ARTIK SINIRLARI KORUYAMIYORUZ
Bilgi ve teknoloji konusundaki değişimlerin, rekabet olgusunu da günün anahtar kavramlarından biri yaptığını anlatan Gül, sadece iş hayatında değil, her alanda rekabet yaşandığını söyledi.
Küreselleşen dünyada hiçbir ekonomik aktörün gelişmelere kayıtsız kalmasının mümkün olmadığını belirten Gül, sözlerine şöyle devam etti:''Çünkü artık sınırlarımızı koruyamıyoruz. Sadece biz değil, kimse koruyamıyor. Dünya Ticaret Örgütü diye bir şey var. Üye olmayanlar bile buraya üye olmak için yarışıyor. Dolayısıyla sınırların artık idari sınır olmaktan başka işe yaramadığını görmeye başlamamız gerekiyor. Ekonomik anlamda, herkes yaptığını birbirine satabilir hale geliyor. Böyle bir dünyada yaşıyoruz. Bu bağlamda, değişen şartlara zamanında uyum gösterilmesi, ülkeler için olduğu kadar esnaf ve sanatkarlarımız için de önem taşımaktadır.
Türkiye'nin refah toplumuna dönüşebilmesi için işletmelerin rekabet güçlerinin artırılması zorunludur. Modernleşen dünyadaki değişimlerden en çok etkilenen kesimlerin başında esnaf ve sanatkarlar gelmektedir. Gümrükler anlamsız hale geldiğinde, herkes birbirine istediğini satmaya başladığında herkes etkileniyor ama en çok etkilenen esnaf ve sanatkarlar oluyor. Bunun acısını ve sıkıntısını en çok hisseden kesim sizlersiniz.''
Cumhurbaşkanı Gül, esnaf ve sanatkarların bu değişimi görüp buna ayak uydurması gerektiğini belirtti. Küçük işletmelerin değişime ayak uydurmada daha esnek davranabildiğini ifade eden Gül, gerekli tedbir alınması ve destek sağlanması halinde dezavantajların avantaja dönüşebileceğini dile getirdi.
Esnaf ve sanatkarın yetişmiş insan gücüne, eğitime, yeni teknolojilerin kullanılmasına ağırlık veren çalışmalarının Türkiye'nin rekabet gücünü artıracağını anlatan Gül, ''21. yüzyılın şartlarının farkında olan esnaf ve sanatkarın küresel rekabet ortamına uyum sağlama başarısını gerçekleştireceklerine inanıyorum'' dedi.
Küreselleşen dünyada büyük üretim güçlerinin faaliyetlerinin esnaf ve sanatkar için rekabeti zorladığını belirten Gül, bu sorunun çeşitli platformlarda dile getirildiğini, haksız rekabetin önüne geçilmesi konusunda yasal çalışmaların devam ettiğini söyledi.
Esnaf ve sanatkarların beklentisini karşılayacak ortak çözüm üretileceğine inandığını belirten Gül, haksız rekabetin önlenmesi için esnaf kesiminin çalışmalarını desteklediğini kaydetti. Bu konuda ortak çözüme ulaşılacağına inandığını ifade eden Gül, ''Ortak çözüm olmazsa büyük kesim etkilenecek. Bana ilettiğiniz taleplerinizin yakın takipçisi olacağım'' diye konuştu.
Türkiye'nin en güçlü olması gereken bir dönemden geçildiğini anlatan Gül, küresel dünyadaki gelişmelerin herkesi etkilediğini, dünyada ciddi ekonomik dalgalanmalar yaşandığını anımsattı.
TÜRKİYE'YE DAİMA BÜYÜK ÖLÇEKLE BAKILMALI
Terörle mücadelede de hassas bir dönemde olunduğunu ifade eden Gül, şunları söyledi:
''Türkiye'nin bu konuda ne büyük fedakarlıklar yaptığını herkes biliyor. Tüm bunlar olurken Türkiye'nin en güçlü olması gerektiğine inanıyorum.Türkiye'nin sorunlarını, problemlerini demokrasi içinde tartışarak, hukukun üstünlüğü çerçevesinde aşması gerektiğini ve bütün bunlardan Türkiye'nin güçlü olarak çıkması gerektiğine inanıyorum. Kendimize, gücümüze, Türkiye'nin gücüne, ülkemize, milletimize ve demokrasimize inancımızı koruyarak, daha güzel günlere ulaşacağımıza inanıyorum. Bazen kendi kendimize çok haksızlık yaparız. Kendi gücümüzü çok küçük görürüz. Bazen kendimizin büyüklüklerini, Türkiye'nin avantajlarını çok küçük görmüşüzdür. Türkiye küçük ölçekle bakılacak bir ülke değil. Türkiye daima büyük bir ölçekle bakılması gereken bir ülke. Türkiye'de olup biten her şey sadece Türkiye'yi değil bütün çevresini etkiliyor. Türkiye gerçekten çok büyük bir ülkedir. O bakımdan kendimize hiçbir zaman haksızlık etmememiz gerekiyor ve gücümüze, ülkemize, demokrasimize inanarak, bütün zorluklardan çıkacağımıza ve Türkiye'nin geleceğinin çok daha güçlü olacağına inanıyorum. Sizlerin bu konuda üzerinize düşeni yaptığınıza ve bundan sonra da yapmaya devam edeceğinize de inanıyorum.''Gül, konuşmasının ardından TESK Başkanı Bendevi Palandöken ve birlik başkanlarıyla TESK yemekhanesinde öğle yemeği yedi. Yemekte Gül'e ''esnaf çorbası'' ikram edildi.
TESK Sanat Galerisindeki ''Grup 7 Renk'' resim, heykel ve seramik sergisini de gezen Gül, TESK'ten ayrılırken, gazetecilerin Türk Ceza Kanunu'nun 301. maddesinde öngörülen değişiklik ve AK Parti hakkındaki kapatma davasına ilişkin sorulara cevap vermedi.
Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu'nu (TESK) ziyaret ederek, birlik ve oda başkanlarına seslendi.
Cumhurbaşkanlığı görevine başladığından bu yana toplumun tüm kesimleriyle bir araya geldiğini ve fikir alışverişinde bulunmaya özel önem verdiğini belirten Gül, ''Türkiye'nin temel direği ve sadece ekonominin değil sosyal yapının da çimentosu'' olarak nitelediği esnaf ve sanatkarlarla bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.Gül, gelişme yolunda büyük başarılar elde eden Türkiye'nin, bugün esnaf ve sanatkarların da katkılarıyla Atatürk'ün gösterdiği muasır medeniyetler seviyesine ulaşma yolunda önemli bir aşamaya geldiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Gül, bu seviyenin herkes tarafından takdir edilmesi gerektiğini belirterek, ''Bu, hiçbir zaman eksikliklerimizin olmadığı veya her şeyimizin dört dörtlük olduğu anlamına gelmez. Şüphesiz ki daha yürüyeceğimiz çok yol vardır, yapılması gereken daha çok şey vardır ama geçmiş yıllarla mukayese ettiğimizde bugün Türkiye'nin geldiği durumun muhakkak takdir edilmesi gerekir'' diye konuştu.
Bu noktaya gelinmesine büyük katkı sağlayan kesimlerden birinin esnaf ve sanatkarlar olduğunu anlatan Gül, dünya ekonomisinde bir çok sorunların yaşandığı bir dönemde Türkiye'nin ekonomik büyüme göstermeye devam ettiğini ve ihracatını artırdığını kaydetti.
Gül, Türkiye'nin bir taraftan bu başarılarını yürütürken, sorunlarını demokrasi içinde aşabilme olgunluğu gösterdiğini de dile getirdi. Demokrasinin yıllar içinde giderek güçlendiğine değinen Gül, önceki yılların yasaklarının, bugün günün bir parçası haline geldiğini ve bundan kimsenin rahatsız olmadığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Gül, ''Unutmayalım ki, Türkiye belli bir noktaya geldiği için, demokrasi yeterince olgunlaştığı için AB ile müzakerelere başlamıştır. Hala yapacaklarımızın olduğunu da unutmamamız gerekir'' diye konuştu.
Gül, Türkiye'nin, sorunlarını çözerek, dünya şartlarının getirdiği imkan ve fırsatlardan yararlanarak, ilerlemesini muhakkak sürdüreceğini dile getirdi.
TÜRKİYE'NİN DİNAMİK GÜCÜ
Esnaf ve sanatkarların üretim gücü ve yarattığı katma değer bakımından toplumun ve ekonominin önemli bir kesimini oluşturduğunu belirten Gül, söz konusu kesimin sadece BAĞ-KUR primlerinin bile büyük katma değer yarattığını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Gül, esnaf ve sanatkarların Türkiye'nin kalkınması açısından büyük önem taşıdığını, sosyal yapının güçlendirilmesinde de büyük rol oynadığını belirterek, ''Türkiye'nin dinamik gücü olarak gördüğümüz esnaf ve sanatkarlarımız, faaliyetleriyle Türkiye ekonomisine canlılık kazandırmaktadır'' dedi.
Esnaf ve sanatkarın, yanında çalıştırdığı bir kaç kişiyle kimseye yük olmadığını anlatan Gül, ''En zor şartlarda bile 3 kişiyi yanınızda tutuyorsunuz. Bazen gizli işsiz olarak yanınızda çalışıyor ama o sosyal anlayıştan, dayanışma anlayışından dolayı, kazanmasanız bile onları istihdam etmeye devam ediyorsunuz. Onun için Türkiye'nin sosyal dokusunu siz oluşturuyorsunuz'' diye konuştu.
Gül, Türkiye'nin övünç duyduğu büyük sanayici ve müteşebbislerin de iş hayatlarına esnaflıkla atıldığına dikkat çekti.
DEVLET DESTEĞİ DEVAM EDECEK
Emek olmadan, üretim olmadan bir ekonominin istikrar içinde büyümesinin mümkün olmadığını belirten Gül, esnaf ve sanatkarın ekonomiye yaptığı katkıların takdirle karşılanması gerektiğini söyledi.
Türkiye'nin temel direği olan esnaf ve sanatkarları, ülkedeki değişimi de en iyi temsil eden kesimlerden biri olarak gördüğünü ifade eden Gül, devletin, büyük ekonomik potansiyele sahip esnaf ve sanatkarı desteklemeye devam edeceğini ve bundan şüphe duyulmaması gerektiğini kaydetti. Gül, esnaf ve sanatkara hak ettiği değerin verilmesinin devletin öncelikleri arasında olduğunu belirtti.
TESK'in esnaf ve sanatkarın hakkının korunması için önemli çalışmalar yaptığını anlatan Gül, ''TESK ve diğer kurumlarımızın çalışmaları, uygarlık yarışında ülkemize güç vermektedir. Bu çalışmalar aynı zamanda demokrasinin sağlıklı şekilde işlemesine de katkı sağlamaktadır'' dedi.
Gül, 10 milyonluk bir nüfusu temsil eden esnaf ve sanatkar kuruluşlarının aktif çalışma yapmasının ve görüşlerini kamuoyuyla paylaşmasının demokrasinin önemli işlevlerinden birinin yerine getirildiğinin göstergesi olduğunu ifade ederek, ''Esnaf ve sanatkarların bu seçkin örgütünün ülkemizin gelişme sürecine katkılarını devam ettireceğine, duyarlı ve sorumlu yaklaşımlarını devam ettireceğine inancım tamdır'' diye konuştu.
ARTIK SINIRLARI KORUYAMIYORUZ
Bilgi ve teknoloji konusundaki değişimlerin, rekabet olgusunu da günün anahtar kavramlarından biri yaptığını anlatan Gül, sadece iş hayatında değil, her alanda rekabet yaşandığını söyledi.
Küreselleşen dünyada hiçbir ekonomik aktörün gelişmelere kayıtsız kalmasının mümkün olmadığını belirten Gül, sözlerine şöyle devam etti:''Çünkü artık sınırlarımızı koruyamıyoruz. Sadece biz değil, kimse koruyamıyor. Dünya Ticaret Örgütü diye bir şey var. Üye olmayanlar bile buraya üye olmak için yarışıyor. Dolayısıyla sınırların artık idari sınır olmaktan başka işe yaramadığını görmeye başlamamız gerekiyor. Ekonomik anlamda, herkes yaptığını birbirine satabilir hale geliyor. Böyle bir dünyada yaşıyoruz. Bu bağlamda, değişen şartlara zamanında uyum gösterilmesi, ülkeler için olduğu kadar esnaf ve sanatkarlarımız için de önem taşımaktadır.
Türkiye'nin refah toplumuna dönüşebilmesi için işletmelerin rekabet güçlerinin artırılması zorunludur. Modernleşen dünyadaki değişimlerden en çok etkilenen kesimlerin başında esnaf ve sanatkarlar gelmektedir. Gümrükler anlamsız hale geldiğinde, herkes birbirine istediğini satmaya başladığında herkes etkileniyor ama en çok etkilenen esnaf ve sanatkarlar oluyor. Bunun acısını ve sıkıntısını en çok hisseden kesim sizlersiniz.''
Cumhurbaşkanı Gül, esnaf ve sanatkarların bu değişimi görüp buna ayak uydurması gerektiğini belirtti. Küçük işletmelerin değişime ayak uydurmada daha esnek davranabildiğini ifade eden Gül, gerekli tedbir alınması ve destek sağlanması halinde dezavantajların avantaja dönüşebileceğini dile getirdi.
Esnaf ve sanatkarın yetişmiş insan gücüne, eğitime, yeni teknolojilerin kullanılmasına ağırlık veren çalışmalarının Türkiye'nin rekabet gücünü artıracağını anlatan Gül, ''21. yüzyılın şartlarının farkında olan esnaf ve sanatkarın küresel rekabet ortamına uyum sağlama başarısını gerçekleştireceklerine inanıyorum'' dedi.
Küreselleşen dünyada büyük üretim güçlerinin faaliyetlerinin esnaf ve sanatkar için rekabeti zorladığını belirten Gül, bu sorunun çeşitli platformlarda dile getirildiğini, haksız rekabetin önüne geçilmesi konusunda yasal çalışmaların devam ettiğini söyledi.
Esnaf ve sanatkarların beklentisini karşılayacak ortak çözüm üretileceğine inandığını belirten Gül, haksız rekabetin önlenmesi için esnaf kesiminin çalışmalarını desteklediğini kaydetti. Bu konuda ortak çözüme ulaşılacağına inandığını ifade eden Gül, ''Ortak çözüm olmazsa büyük kesim etkilenecek. Bana ilettiğiniz taleplerinizin yakın takipçisi olacağım'' diye konuştu.
Türkiye'nin en güçlü olması gereken bir dönemden geçildiğini anlatan Gül, küresel dünyadaki gelişmelerin herkesi etkilediğini, dünyada ciddi ekonomik dalgalanmalar yaşandığını anımsattı.
TÜRKİYE'YE DAİMA BÜYÜK ÖLÇEKLE BAKILMALI
Terörle mücadelede de hassas bir dönemde olunduğunu ifade eden Gül, şunları söyledi:
''Türkiye'nin bu konuda ne büyük fedakarlıklar yaptığını herkes biliyor. Tüm bunlar olurken Türkiye'nin en güçlü olması gerektiğine inanıyorum.Türkiye'nin sorunlarını, problemlerini demokrasi içinde tartışarak, hukukun üstünlüğü çerçevesinde aşması gerektiğini ve bütün bunlardan Türkiye'nin güçlü olarak çıkması gerektiğine inanıyorum. Kendimize, gücümüze, Türkiye'nin gücüne, ülkemize, milletimize ve demokrasimize inancımızı koruyarak, daha güzel günlere ulaşacağımıza inanıyorum. Bazen kendi kendimize çok haksızlık yaparız. Kendi gücümüzü çok küçük görürüz. Bazen kendimizin büyüklüklerini, Türkiye'nin avantajlarını çok küçük görmüşüzdür. Türkiye küçük ölçekle bakılacak bir ülke değil. Türkiye daima büyük bir ölçekle bakılması gereken bir ülke. Türkiye'de olup biten her şey sadece Türkiye'yi değil bütün çevresini etkiliyor. Türkiye gerçekten çok büyük bir ülkedir. O bakımdan kendimize hiçbir zaman haksızlık etmememiz gerekiyor ve gücümüze, ülkemize, demokrasimize inanarak, bütün zorluklardan çıkacağımıza ve Türkiye'nin geleceğinin çok daha güçlü olacağına inanıyorum. Sizlerin bu konuda üzerinize düşeni yaptığınıza ve bundan sonra da yapmaya devam edeceğinize de inanıyorum.''Gül, konuşmasının ardından TESK Başkanı Bendevi Palandöken ve birlik başkanlarıyla TESK yemekhanesinde öğle yemeği yedi. Yemekte Gül'e ''esnaf çorbası'' ikram edildi.
TESK Sanat Galerisindeki ''Grup 7 Renk'' resim, heykel ve seramik sergisini de gezen Gül, TESK'ten ayrılırken, gazetecilerin Türk Ceza Kanunu'nun 301. maddesinde öngörülen değişiklik ve AK Parti hakkındaki kapatma davasına ilişkin sorulara cevap vermedi.
Haber turu
Çiçek'ten Bakü'deki şehitliğe karanfil Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, iki günlük resmi ziyaret için gittiği Bakü'de Azerbaycan ...Çiçek'ten Bakü'deki şehitliğe karanfil
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, iki günlük resmi ziyaret için gittiği Bakü'de Azerbaycan Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev'in kabrini ve ülkenin bağımsızlığı için şehit olanların anısına dikilen Şehitler Hıyabanı'nı ziyaret ederek buradaki Ebedi Meşale anıtına çelenk koydu. Bakan Çiçek daha sonra Türk Şehitliği'ni de ziyaret etti. Çiçek, şehit askerlerin isimlerinin yer aldığı plaketlere karanfil bıraktı. Devlet Bakanı Çiçek şehitliklerdeki ziyaretlerinden sonra Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından kabul edildi. AA
Alevi köyüne imama DTP'den tepki geldi
Diyanet İşleri Başkanlığı, Tunceli'nin Hozat ilçesine bağlı Alevi köylerinden Uzundal ve Yenidoğdu köylerine, istek olmamasına karşın imam atadı, ancak imamlar geçici görevle başka yerlere gönderildi. DTP Tunceli milletvekili Şerafettin Halis, Tunceli'nin Hozat ilçesi Uzundal ve Yenidoğdu Alevi köylerine imam atanmasına tepki göstererek, konuyu Meclis gündemine taşıdı. Halis, Diyanet'ten sorumlu Devlet Bakanı Said Yazıcıoğlu'na "Alevi köylerine Sünni imam ataması kararını hangi kurum, hangi gerekçe ile vermiştir?" diye sordu. Hazal ATEŞ / ANKARA
Son 5 yılda 146 polis intihar etti
CHP İzmir milletvekili Ahmet Ersin, Polis Teşkilatı'nın 163. yıldönümünde, güvenlik görevlilerinin içinde bulundukları durumun profilini çizdi. Emniyet Genel Müdürlüğü'nün resmi verilerine göre, son beş yılda psikolojik tedavi gören polis sayısı bin 53. Aynı dönemde 146 intihar yaşandı. Sicil endişesi ile gizli psikolojik tedavi görenlerin sayısı ise net olarak bilinmiyor. Ancak, tedavi gören bin 53 rakamını ikiye katladığı belirtiliyor. Son 5 yılda bin 444 polis suça karıştıkları gerekçesiyle meslekten çıkarıldı. Ersin teşkilatta ciddi cemaat örgütlenmesi olduğunu da ifade etti. ANKARA
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, iki günlük resmi ziyaret için gittiği Bakü'de Azerbaycan Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev'in kabrini ve ülkenin bağımsızlığı için şehit olanların anısına dikilen Şehitler Hıyabanı'nı ziyaret ederek buradaki Ebedi Meşale anıtına çelenk koydu. Bakan Çiçek daha sonra Türk Şehitliği'ni de ziyaret etti. Çiçek, şehit askerlerin isimlerinin yer aldığı plaketlere karanfil bıraktı. Devlet Bakanı Çiçek şehitliklerdeki ziyaretlerinden sonra Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından kabul edildi. AA
Alevi köyüne imama DTP'den tepki geldi
Diyanet İşleri Başkanlığı, Tunceli'nin Hozat ilçesine bağlı Alevi köylerinden Uzundal ve Yenidoğdu köylerine, istek olmamasına karşın imam atadı, ancak imamlar geçici görevle başka yerlere gönderildi. DTP Tunceli milletvekili Şerafettin Halis, Tunceli'nin Hozat ilçesi Uzundal ve Yenidoğdu Alevi köylerine imam atanmasına tepki göstererek, konuyu Meclis gündemine taşıdı. Halis, Diyanet'ten sorumlu Devlet Bakanı Said Yazıcıoğlu'na "Alevi köylerine Sünni imam ataması kararını hangi kurum, hangi gerekçe ile vermiştir?" diye sordu. Hazal ATEŞ / ANKARA
Son 5 yılda 146 polis intihar etti
CHP İzmir milletvekili Ahmet Ersin, Polis Teşkilatı'nın 163. yıldönümünde, güvenlik görevlilerinin içinde bulundukları durumun profilini çizdi. Emniyet Genel Müdürlüğü'nün resmi verilerine göre, son beş yılda psikolojik tedavi gören polis sayısı bin 53. Aynı dönemde 146 intihar yaşandı. Sicil endişesi ile gizli psikolojik tedavi görenlerin sayısı ise net olarak bilinmiyor. Ancak, tedavi gören bin 53 rakamını ikiye katladığı belirtiliyor. Son 5 yılda bin 444 polis suça karıştıkları gerekçesiyle meslekten çıkarıldı. Ersin teşkilatta ciddi cemaat örgütlenmesi olduğunu da ifade etti. ANKARA
Ek 17. madde krizi
MHP'li Şandır: "Mutabakatı bozuyorlar"
AKP'li Kuzu: "Mutabakat Allah'ın emri değil, değişebilir"MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır ve Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu HABERTÜRK Ana Haber Bülteni'nde Murat Ongun'un sorularını yanıtladı.
Meclis gündemine gelecek olan YÖK Kanunu'nun ek 17. maddesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şandır, bu konuda AKP'den MHP'ye herhangi bir teklif gelmediğini kaydetti. Şandır, yarın yapılacak MHP Grup toplantısında konuyu görüşeceklerini ve AKP'nin mutabakatı neden bozduğunu anlayamadığını söyledi.
Şandır şöyle devam etti:
"Yapılan çalışmada bulunan çene altı bağlama çözümü türbanın laik yapıya tehdit oluşturmasını engelleyen bir çözümdü. Şimdi bu çözüm kimler tarafından yeterli görülmüyor. Bu CHP'nin talebi doğrultusunda mı oluyor yoksa AKP başka çevrelerin etkisinde kalarak mı böyle bir tereddüt yaşıyor bunu anlamakta zorlanıyoruz. Biz ek 17. madde teklifine kapalıyız. Bizim bulduğumuz ve AKP'nin de desteğiyle mutabakat oluşturarak meclisten geçirile yasa değişiklikleri yeterlidir. Biz bu sorunun çözülmesini istiyoruz"
Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu ise Şandır'ın söylediklerinin tamamının doğru olduğunu söyledi. Kuzu, ek 17. maddenin zaten şu anda her iki partinin imzası ile Milli Eğitimn komisyonunda beklediğini söyledi. Kuzu, "Biz mutabakattan kaçmıyoruz" dedi.
Burhan Kuzu şöyle devam etti:
"Ek 17. madde üzerindeki mutabakat Allah'ın emri değil, değişebilir. Muhalefetten gelen taleplere ve önerilere karşıyız demek olmaz. Tabi ki değerlendiririz. Bize getirilen çözümler makulsa "Valla biz mutabakata vardık, kabu edemeyiz" deme şansımız var mıdır? Bu konuda ne gerekiyorsa o yapılır"
AKP'li Kuzu: "Mutabakat Allah'ın emri değil, değişebilir"MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır ve Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu HABERTÜRK Ana Haber Bülteni'nde Murat Ongun'un sorularını yanıtladı.
Meclis gündemine gelecek olan YÖK Kanunu'nun ek 17. maddesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şandır, bu konuda AKP'den MHP'ye herhangi bir teklif gelmediğini kaydetti. Şandır, yarın yapılacak MHP Grup toplantısında konuyu görüşeceklerini ve AKP'nin mutabakatı neden bozduğunu anlayamadığını söyledi.
Şandır şöyle devam etti:
"Yapılan çalışmada bulunan çene altı bağlama çözümü türbanın laik yapıya tehdit oluşturmasını engelleyen bir çözümdü. Şimdi bu çözüm kimler tarafından yeterli görülmüyor. Bu CHP'nin talebi doğrultusunda mı oluyor yoksa AKP başka çevrelerin etkisinde kalarak mı böyle bir tereddüt yaşıyor bunu anlamakta zorlanıyoruz. Biz ek 17. madde teklifine kapalıyız. Bizim bulduğumuz ve AKP'nin de desteğiyle mutabakat oluşturarak meclisten geçirile yasa değişiklikleri yeterlidir. Biz bu sorunun çözülmesini istiyoruz"
Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu ise Şandır'ın söylediklerinin tamamının doğru olduğunu söyledi. Kuzu, ek 17. maddenin zaten şu anda her iki partinin imzası ile Milli Eğitimn komisyonunda beklediğini söyledi. Kuzu, "Biz mutabakattan kaçmıyoruz" dedi.
Burhan Kuzu şöyle devam etti:
"Ek 17. madde üzerindeki mutabakat Allah'ın emri değil, değişebilir. Muhalefetten gelen taleplere ve önerilere karşıyız demek olmaz. Tabi ki değerlendiririz. Bize getirilen çözümler makulsa "Valla biz mutabakata vardık, kabu edemeyiz" deme şansımız var mıdır? Bu konuda ne gerekiyorsa o yapılır"
Türkiye ikinci vatanım
Trabzonlu Song, "Türkiye'de kendimi çok rahat hissediyorum. Geride kalan 4 yıl içinde çok güzel anılarım var. O yüzden Trabzon'a gelirken, hiç tereddüt etmedim" dediTrabzonspor'un Kamerunlu oyuncusu Rigobert Song, 'nin kendisi için ikinci vatanı olduğunu söyledi. Song, Trabzonspor Dergisi'nin Eylül ayı sayısındaki röportajında, Avrupa'da birçok ülkede forma giydiğini belirterek, "Bunun haricinde 'de kendimi çok rahat hissediyorum. Geride kalan 4 yıl içinde çok güzel anılarım var. O yüzden Trabzon'a gelmek ve Trabzonspor'da oynamak için hiç tereddüt etmedim. Hemen karar verdim. Zaten niyetimde tekrar Avrupa'da futbol oynamak gibi bir planım yoktu" dedi.
"NİYETİM BURADA KALMAK"
Rigobert Song, 'de çok sevildiğini ve kalmayı düşündüğünü kaydederek, şöyle devam etti: "Burada o kadar seviliyor, o kadar değer görüyorum ki belki kendi ülkemde bile bu kadar sevilmiyorumdur. Burada futbolu bırakıp, sonra antrenörlük yapabilirim. Bu başka bir şey, ama benim niyetim 'de kalmak. 4 sene Galatasaray'da forma giydim. Oradan iyisiyle kötüsüyle güzel hatıralarla ayrıldım. Şimdi Trabzonspor ile 2 yıllık sözleşme imzaladım. Tek düşüncem bu süreç içerisinde yapabileceğimin en iyisini ortaya koymak. Ondan sonra neler olup biteceğine bakacağım. Ama burada kalma niyetim kesin. 'de ileride ne yaparsam yapayım mutlu olacağımı düşünüyorum." l
"NİYETİM BURADA KALMAK"
Rigobert Song, 'de çok sevildiğini ve kalmayı düşündüğünü kaydederek, şöyle devam etti: "Burada o kadar seviliyor, o kadar değer görüyorum ki belki kendi ülkemde bile bu kadar sevilmiyorumdur. Burada futbolu bırakıp, sonra antrenörlük yapabilirim. Bu başka bir şey, ama benim niyetim 'de kalmak. 4 sene Galatasaray'da forma giydim. Oradan iyisiyle kötüsüyle güzel hatıralarla ayrıldım. Şimdi Trabzonspor ile 2 yıllık sözleşme imzaladım. Tek düşüncem bu süreç içerisinde yapabileceğimin en iyisini ortaya koymak. Ondan sonra neler olup biteceğine bakacağım. Ama burada kalma niyetim kesin. 'de ileride ne yaparsam yapayım mutlu olacağımı düşünüyorum." l
26 Şubat 2009 Perşembe
Nedim Otyam vefat etti
Besteci, müzisyen, orkestra şefi, yönetmen ve eğitimci olarak sanat ve eğitim hayatına büyük katkılarda bulunan Nedim Vasıf Otyam (89), İstanbul'da tedavi gördüğü hastanede vefat etti. ...Besteci, müzisyen, orkestra şefi, yönetmen ve eğitimci olarak sanat ve eğitim hayatına büyük katkılarda bulunan Nedim Vasıf Otyam (89), İstanbul'da tedavi gördüğü hastanede vefat etti. Gazeteci-ressam Fikret Otyam'ın ağabeyi, genç müzisyen Ali Otyam'ın babası sanatçı Nedim Otyam, yarın Erenköy Galippaşa Camisi'nde kılınacak öğle namazının ardından İstanbul'daki İçerenköy Mezarlığı'ndaki aile kabristanına defnedilecek. Altın Koza, Altın Portakal, Artemis gibi birçok ödülün sahibi olan Otyam, ayrıca kuruluşunda çalıştığı Özel Kadıköy Güzel Sanatlar Lisesi'nin Müzik bölümü başkanlığını da yürütüyordu.
Aşiret reisi hanımağa gelin oldu
DİYARBAKIR'IN Silvan ilçesine bağlı 25 köyde yaşayan Şeyhdoda aşiretinin lideri hanımağa Suna Kepoğlu, Demokrat Parti'de görev yapan Atilla Ataman'la dünyaevine girdi. ...İYARBAKIR'IN Silvan ilçesine bağlı 25 köyde yaşayan Şeyhdoda aşiretinin lideri hanımağa Suna Kepoğlu, Demokrat Parti'de görev yapan Atilla Ataman'la dünyaevine girdi. Son genel seçimde DP Diyarbakır milletvekili adayı olan ve partide Merkez Yürütme Kurulu üyeliği görevini yürüten Kepoğlu ile Genel Başkan Genel Sekreter Yardımcısı Atilla Ataman'ın düğün töreni Swiss Otel'de gerçekleşti. Çiftin nikâhını Yenimahalle Belediye Başkanı Ahmet Duyar kıydı. Nikâhın 6 şahidinden eski İçişleri Bakanı Rüştü Kazım Yücelen evlilik cüzdanını damada verdi. Suna Kepoğlu Adalet ve Anavatan partilerinde milletvekilliği yapan Mahmut Kepoğlu'nun kızı. Ağabeyinin ve babasının ölümünün ardından aşireti yönetecek erkek kalmayınca, 25 yaşında koltuğu devralan Ataman, halen Silvan'a bağlı 25 köyde yaşayan 20 bin nüfuslu Şeyhdoda aşiretinin liderliğini yürütüyor.
"Aşk onlara da yabancı değil"
Zaman Gazetesi de bu yıl "Sevgililer Günü" için özel bir ek çıkardı...Geçtiğimiz yıl ilk adımı atarak “Sevgililer Günü” eki çıkaran Yenişafak’a bu yıl 16 sayfalık özel ekiyle Zaman da katıldı
Genel Yayın Yönetmen Yardımcısı Kamış, “Aşk bize yabancı bir şey değil. Eşim de o gün benden gül bekliyor ” dedi
Sevgililer Günü’ne, Hıristiyan kültürü olduğu için yıllardır uzak duran İslami basın bu yasağı kırdı. Geçtiğimiz yıl ilk adımı atarak Sevgililer Günü eki veren Yenişafak’a, bu yıl Zaman da katıldı. Onaltı sayfalık ek veren Zaman, “60 yıldır hiç eskimeyen bir sevginin hikayesi” başlığıyla bir aşk öyküsünü manşete taşıdı. Herhangi bir gazetenin sevgililer günü ekinde bulunacak türden haberlerin yer aldığı ekte, “Sevdiğinize ne kadar sadıksınız?”, “Sevgililer Günü’nün vazgeçilmezi gül” ve “Mutluluk İçin 14 Öneri” şeklinde yazılara yer verildi.
Aşk dolu haberler!
“Mutluluk İçin 14 Öneri” başlıklı haberde eşlere bazı tavsiyelerde bulunuldu. Haberde, “Tebessüm edin, eşinizin ellerinden tutun, sevdiğinizi sözle ifade edin, birlikte birbiriniz için sesli dua edin” gibi öneriler sunuldu. Bir başka sayfada da, “Huzur için güven ve sadakat şart” başlıklı bir haber ile hangi çiçeğin hangi anlama geldiği yazıldı. Ek, kırmızı gül’ün “aşk”, sarı gül’ün “sıcak sevgi”, pembe gül’ün “gönlüm sende”, kırmızı lale’nin de “seni seviyorum” anlamını taşıdığına dikkat çekti. Aldığı ilanlarla da dikkat çeken ek, kadın, çiçek ve kalp üçlemesi temasının sık sık işlendiği reklamlara yer verdi. Ekte ayrıca tüm dünyada zenginlerin tercihi olan “kırmızı baldinini” ayakkabılarla ilgili reklam amaçlı bir habere yer verilmesi de dikkat çekti.
Türkiye’nin gerçeğidir
Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmen Yardımcısı Mehmet Kamış Sevgililer Günü ekiyle ilgili, şunları söyledi: “Biz bir kitle gazetesiyiz. Türkiye’deki her şeyle ilgileniyoruz. Sevgi, aşk bizim okuyucu kitlemize yabancı bir şey değil. Benim eşim de o gün benden çiçek bekliyor. Ve ben biliyorum ki bu gazetede çalışanların en az yarısının eşi, o günle ilgili böyle bir talep içindedir. Okur kitlemizde de bu böyledir. Bu kimin günü olursa olsun önemli değil. Bu Türkiye’de varolan, yaşanan reel bir şeydir. Yani bizim empoze ettiğimiz bir şey değildir. Dolayısıyla Sevgililer Günü eki yapmamızda herhangi bir ters durum yok. O ek, içinde kendine dair bir şey bulan herkese hitap ediyor”
Yenişafak tepki çekmişti
İlan ve reklam pastasından pay kapmak kaygısıyla geçtiğimiz yıl “Sevgililer Günü” eki çıkaran Yenişafak Gazetesi, okurlarından gelen tepkiler karşısında geri adım atmış ve bunun yanlış bir adım olduğunu bildirmişti. Yenişafak’ın şimdiki Genel Yayın Yönetmeni olan Yusuf Ziya Cömert, geçtiğimiz yıl “Okur Sözcüsü” (ombudsman) sıfatıyla, “Sevgililerin Sevgililer Günü’ne ihtiyacı mı var? Bence yok. Sevgi varsa bütün günler Sevgililer Günü’dür” diye yazdı.
Kazan kaldıran yazarlar
Yenişafak’a tepki okurların yanı sıra yazarlarından da geldi. Yazar Akif Emre, “Tüketim aracı olarak ’aşk/ınlık” başlıklı yazısında, şunları yazdı: “Sevgililer Günü, Hristiyani kökenine rağmen artık bir tüketim aracıdır. Tıpkı Noel’in yılbaşına dönüştürülerek dini içeriğinden boşaltılıp sekülerleştirilmesi, tam bir tüketim çılgınlığına dönüştürülmesi gibi... ” Gazetenin bir diğer yazarı Fatma Karabıyık Barbarasoğlu da, “Nereden çıktı Sevgililer Günü!” başlıklı yazısında, eleştirisini şöyle dile getirdi: “Sevgililer Günü’nün. Muhafazakarlar 1980’li yıllara rengini veren” her şeyin İslamcasını “üretmekten bir hayli yorgun düştükleri için artık: kapitalist dünyanın ” özel günlerine “sığınmanın konforunu keşfettiler.”
‘İslami kesim de burjuvalaşıyor’
Sos. Prof. Dr. Nilüfer Narlı:
“İslamİ kesimde son 5 yılda artan burjuvalaşma sürecinde tüketim trendlerinde önemli bir değişiklik olduğunu görüyoruz. Giydikleri tesettüre uygun olsa bile daha pahalı şık bir moda anlayışı var. Bu burjuvalaşmanın getirdiği bir sonuçtur. Zaman’ın eki bu süreçle ilgili bir olgu. Kendilerinin de ne kadar değiştiğini göstermek istiyorlar.”
Sos. Prof. Dr. Arus Yumul:
“İslamİ camia da küresel ekononimin ve kültürün bir parçasıdır. Onlar da bireyselleşiyor. Homojen bir İslami kesimle karşı karşıya değiliz. Zaman Gazetesi’nin Sevgililer Günü eki vermesini İslami kesimdeki bireyselleşmenin, küresel ekonomiye eklemlenmenin, burjuvalaşmanın bir sonucu olarak algılayabiliriz”
Romalı papazın adıyla Anılıyor
Eski Roma’da 14 Şubat günü bütün Roma halkı için önemli bir gündü. Çünkü bu günde Roma tanrı ve tanrıçalarının kraliçesi olan Juno’ya duyulan saygıdan ötürü tatil yapılırdı. Juno ayrıca Roma halkı tarafından evlilik tanrıçası olarak da biliniyordu. 15 Şubat gününde ise Lupercalia Bayramı başlıyordu. Bir birliktelik yaşama şansı olmayan gençler, sadece bu bayram süresince bile olsa birbirlerinin partneri oluyorlardı. Romalı genç kızlar, isimlerini küçük kağıt parçalarının üzerine yazıp bir kavanoza koyuyorlardı. Erkekler bu kağıtları çekerek hangi kızın ismi yazıyorsa o kızla beraber oluyor, bu birliktelikler genellikle evlilikle sonlanıyordu. İmparator 2. Claudius, ordusuna asker bulabilmek için Roma’daki tüm nişan ve evlilikleri kaldırdı.
Aziz Valentine de Claudius’un hükümdarlığı zamanında Roma’da yaşayan bir papazdı. Kendisi gibi papaz olan Aziz Marius ile birlikte Claudius’un yasağına rağmen gizlice çiftleri evlendirmeye devam etti. Ancak İmparator bu durumu bir süre sonra öğrendi. Aziz Valentine, tutuklandı ve sopa ile dövülerek öldürüldü. Milattan sonra 270 yılının 14 Şubat’ında Hıristiyan şehitliğine gömüldü.
Vatan
Genel Yayın Yönetmen Yardımcısı Kamış, “Aşk bize yabancı bir şey değil. Eşim de o gün benden gül bekliyor ” dedi
Sevgililer Günü’ne, Hıristiyan kültürü olduğu için yıllardır uzak duran İslami basın bu yasağı kırdı. Geçtiğimiz yıl ilk adımı atarak Sevgililer Günü eki veren Yenişafak’a, bu yıl Zaman da katıldı. Onaltı sayfalık ek veren Zaman, “60 yıldır hiç eskimeyen bir sevginin hikayesi” başlığıyla bir aşk öyküsünü manşete taşıdı. Herhangi bir gazetenin sevgililer günü ekinde bulunacak türden haberlerin yer aldığı ekte, “Sevdiğinize ne kadar sadıksınız?”, “Sevgililer Günü’nün vazgeçilmezi gül” ve “Mutluluk İçin 14 Öneri” şeklinde yazılara yer verildi.
Aşk dolu haberler!
“Mutluluk İçin 14 Öneri” başlıklı haberde eşlere bazı tavsiyelerde bulunuldu. Haberde, “Tebessüm edin, eşinizin ellerinden tutun, sevdiğinizi sözle ifade edin, birlikte birbiriniz için sesli dua edin” gibi öneriler sunuldu. Bir başka sayfada da, “Huzur için güven ve sadakat şart” başlıklı bir haber ile hangi çiçeğin hangi anlama geldiği yazıldı. Ek, kırmızı gül’ün “aşk”, sarı gül’ün “sıcak sevgi”, pembe gül’ün “gönlüm sende”, kırmızı lale’nin de “seni seviyorum” anlamını taşıdığına dikkat çekti. Aldığı ilanlarla da dikkat çeken ek, kadın, çiçek ve kalp üçlemesi temasının sık sık işlendiği reklamlara yer verdi. Ekte ayrıca tüm dünyada zenginlerin tercihi olan “kırmızı baldinini” ayakkabılarla ilgili reklam amaçlı bir habere yer verilmesi de dikkat çekti.
Türkiye’nin gerçeğidir
Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmen Yardımcısı Mehmet Kamış Sevgililer Günü ekiyle ilgili, şunları söyledi: “Biz bir kitle gazetesiyiz. Türkiye’deki her şeyle ilgileniyoruz. Sevgi, aşk bizim okuyucu kitlemize yabancı bir şey değil. Benim eşim de o gün benden çiçek bekliyor. Ve ben biliyorum ki bu gazetede çalışanların en az yarısının eşi, o günle ilgili böyle bir talep içindedir. Okur kitlemizde de bu böyledir. Bu kimin günü olursa olsun önemli değil. Bu Türkiye’de varolan, yaşanan reel bir şeydir. Yani bizim empoze ettiğimiz bir şey değildir. Dolayısıyla Sevgililer Günü eki yapmamızda herhangi bir ters durum yok. O ek, içinde kendine dair bir şey bulan herkese hitap ediyor”
Yenişafak tepki çekmişti
İlan ve reklam pastasından pay kapmak kaygısıyla geçtiğimiz yıl “Sevgililer Günü” eki çıkaran Yenişafak Gazetesi, okurlarından gelen tepkiler karşısında geri adım atmış ve bunun yanlış bir adım olduğunu bildirmişti. Yenişafak’ın şimdiki Genel Yayın Yönetmeni olan Yusuf Ziya Cömert, geçtiğimiz yıl “Okur Sözcüsü” (ombudsman) sıfatıyla, “Sevgililerin Sevgililer Günü’ne ihtiyacı mı var? Bence yok. Sevgi varsa bütün günler Sevgililer Günü’dür” diye yazdı.
Kazan kaldıran yazarlar
Yenişafak’a tepki okurların yanı sıra yazarlarından da geldi. Yazar Akif Emre, “Tüketim aracı olarak ’aşk/ınlık” başlıklı yazısında, şunları yazdı: “Sevgililer Günü, Hristiyani kökenine rağmen artık bir tüketim aracıdır. Tıpkı Noel’in yılbaşına dönüştürülerek dini içeriğinden boşaltılıp sekülerleştirilmesi, tam bir tüketim çılgınlığına dönüştürülmesi gibi... ” Gazetenin bir diğer yazarı Fatma Karabıyık Barbarasoğlu da, “Nereden çıktı Sevgililer Günü!” başlıklı yazısında, eleştirisini şöyle dile getirdi: “Sevgililer Günü’nün. Muhafazakarlar 1980’li yıllara rengini veren” her şeyin İslamcasını “üretmekten bir hayli yorgun düştükleri için artık: kapitalist dünyanın ” özel günlerine “sığınmanın konforunu keşfettiler.”
‘İslami kesim de burjuvalaşıyor’
Sos. Prof. Dr. Nilüfer Narlı:
“İslamİ kesimde son 5 yılda artan burjuvalaşma sürecinde tüketim trendlerinde önemli bir değişiklik olduğunu görüyoruz. Giydikleri tesettüre uygun olsa bile daha pahalı şık bir moda anlayışı var. Bu burjuvalaşmanın getirdiği bir sonuçtur. Zaman’ın eki bu süreçle ilgili bir olgu. Kendilerinin de ne kadar değiştiğini göstermek istiyorlar.”
Sos. Prof. Dr. Arus Yumul:
“İslamİ camia da küresel ekononimin ve kültürün bir parçasıdır. Onlar da bireyselleşiyor. Homojen bir İslami kesimle karşı karşıya değiliz. Zaman Gazetesi’nin Sevgililer Günü eki vermesini İslami kesimdeki bireyselleşmenin, küresel ekonomiye eklemlenmenin, burjuvalaşmanın bir sonucu olarak algılayabiliriz”
Romalı papazın adıyla Anılıyor
Eski Roma’da 14 Şubat günü bütün Roma halkı için önemli bir gündü. Çünkü bu günde Roma tanrı ve tanrıçalarının kraliçesi olan Juno’ya duyulan saygıdan ötürü tatil yapılırdı. Juno ayrıca Roma halkı tarafından evlilik tanrıçası olarak da biliniyordu. 15 Şubat gününde ise Lupercalia Bayramı başlıyordu. Bir birliktelik yaşama şansı olmayan gençler, sadece bu bayram süresince bile olsa birbirlerinin partneri oluyorlardı. Romalı genç kızlar, isimlerini küçük kağıt parçalarının üzerine yazıp bir kavanoza koyuyorlardı. Erkekler bu kağıtları çekerek hangi kızın ismi yazıyorsa o kızla beraber oluyor, bu birliktelikler genellikle evlilikle sonlanıyordu. İmparator 2. Claudius, ordusuna asker bulabilmek için Roma’daki tüm nişan ve evlilikleri kaldırdı.
Aziz Valentine de Claudius’un hükümdarlığı zamanında Roma’da yaşayan bir papazdı. Kendisi gibi papaz olan Aziz Marius ile birlikte Claudius’un yasağına rağmen gizlice çiftleri evlendirmeye devam etti. Ancak İmparator bu durumu bir süre sonra öğrendi. Aziz Valentine, tutuklandı ve sopa ile dövülerek öldürüldü. Milattan sonra 270 yılının 14 Şubat’ında Hıristiyan şehitliğine gömüldü.
Vatan
DTP'li Avcı tutuklandı
PKK'nın propagandasını yaptığı gerekçesiyle hapis cezası aldı.Demokratik Toplum Partisi (DTP) Parti Meclisi (PM) Üyesi Murat Avcı (29) terör örgütü PKK'nın propagandasını yaptığı gerekçesiyle tutuklandı.
Merkez Seyhan ilçesi Onur mahallesinde terör örgütünün propagandası yapıldığı ihbar edilmesi üzerine olay yerine giden Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ekipleri, DTP PM Üyesi Murat Avcı ile karşılaştı. Avcı, Bursa'da yaptığı bir konuşmada terör örgütünün propagandasını yapmaktan verilen kesinleşmiş 1 ay hapis cezasına istinaden gözaltına alındı.
Adli mercilerce tutuklanarak cezaevine gönderilen Avcı'nın Adana'nın Ceyhan ilçesinde "Siyaset yolu kapanırsa dağa çıkarız" yönündeki sözleri ise halen inceleniyor. Avcı, daha önce partinin Siirt il başkanlığı görevinde bulunmuştu.
Cihan
Merkez Seyhan ilçesi Onur mahallesinde terör örgütünün propagandası yapıldığı ihbar edilmesi üzerine olay yerine giden Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ekipleri, DTP PM Üyesi Murat Avcı ile karşılaştı. Avcı, Bursa'da yaptığı bir konuşmada terör örgütünün propagandasını yapmaktan verilen kesinleşmiş 1 ay hapis cezasına istinaden gözaltına alındı.
Adli mercilerce tutuklanarak cezaevine gönderilen Avcı'nın Adana'nın Ceyhan ilçesinde "Siyaset yolu kapanırsa dağa çıkarız" yönündeki sözleri ise halen inceleniyor. Avcı, daha önce partinin Siirt il başkanlığı görevinde bulunmuştu.
Cihan
Werder'e darbe!
21. hafta karşılaşmasında Eintracht Frankfurt'a 1-0 yenilen Werder Bremen liderlik yarışında büyük yara aldı.Deplasmanda Eintracht Frankfurt karşında 39. dakikada Diego'nun kırmızı kart görmesi sonucu sahada 10 kişi kalan Werder Bremen, ikinci yarıda 55. dakikada İoannis Amanatidis'in golüne engel olamayarak, sahadan 1-0 yenik ayrıldı.
Werder Bremen, yenilgiye rağmen maç eksiği bulunan ve 43 puanla lider olan Bayern Münih'in ardından 40 puanla 2. sırayı korudu.
UEFA Kupası'nda Galatasaray'ı eleyen Bayer 04 Leverkusen ise sahasında Halil Altıntop'un takımı Schalke 04'ü 1-0'lık skorla yendi.
Halil'in 87. dakikada oyuna girdiği karşılaşmada, Manuel Friedrich 85. dakikada Bayer Leverkusen adına golü atan oyuncu oldu. Karşılaşmanın uzatma dakikalarında Schalke'li futbolcu Jermaine Jones ikinci sarı kartını görerek, oyun dışı kaldı.
VFB Stuttgart, milli futbolcu Yıldıray Baştürk'ün 66 dakika oyunda kaldığı karşılaşmada, Karlsruher SC'yi 3-1 yendi. Yıldıray, maçın 31. dakikasında sarı kart gördü.
Ümit milli takım oyuncusu Zafer Yelen'in takımı Hansa Rostock ise deplasmanda Borussia Dortmund'a 1-0 mağlup oldu. Zafer, karşılaşmada 53 dakika forma giydi.
Hertha Berlin, VfL Wolfburg deplasmanından 0-0'lik beraberlikle ayrılırken, MSV Duisburg da Bielefeld'i deplasmanda 2-0 yendi.
Ligde dün oynanan karşılaşmada VfL Bochum, sahasında Hannover 96 takımını 2-1 yenmişti.
Puan cetvelinde maç fazlasıyla 38 puanla 3. sırada yer alan Leverkusen'i 37 puanla Hamburger SV ve 35 puanla da Schalke 04 izliyor.
Ligde yarın karşıya karşıya gelecek olan 1. FC Nürnberg ve Energie Cottbus 16 puanla ligin son sıralarında yer alıyorlar.
Lider Bayern Münih ise yarın Hamburger SV'i ağırlayacak.
Bundesliga'da bugün oynanan karşılaşmalarda alınan sonuçlar şöyle:
Bayer Leverkusen - Schalke 04: 1-0
Eintracht Frankfurt - Werder Bremen: 1-0
VfL Wolfburg - Hertha BSC Berlin: 0-0
VfB Stuttgart- Karlsruher SC: 3-1
Borussia Dortmund - Hansa Rostock: 1-0
Arminia Bielefeld- MSV Duisburg: 0-2
Werder Bremen, yenilgiye rağmen maç eksiği bulunan ve 43 puanla lider olan Bayern Münih'in ardından 40 puanla 2. sırayı korudu.
UEFA Kupası'nda Galatasaray'ı eleyen Bayer 04 Leverkusen ise sahasında Halil Altıntop'un takımı Schalke 04'ü 1-0'lık skorla yendi.
Halil'in 87. dakikada oyuna girdiği karşılaşmada, Manuel Friedrich 85. dakikada Bayer Leverkusen adına golü atan oyuncu oldu. Karşılaşmanın uzatma dakikalarında Schalke'li futbolcu Jermaine Jones ikinci sarı kartını görerek, oyun dışı kaldı.
VFB Stuttgart, milli futbolcu Yıldıray Baştürk'ün 66 dakika oyunda kaldığı karşılaşmada, Karlsruher SC'yi 3-1 yendi. Yıldıray, maçın 31. dakikasında sarı kart gördü.
Ümit milli takım oyuncusu Zafer Yelen'in takımı Hansa Rostock ise deplasmanda Borussia Dortmund'a 1-0 mağlup oldu. Zafer, karşılaşmada 53 dakika forma giydi.
Hertha Berlin, VfL Wolfburg deplasmanından 0-0'lik beraberlikle ayrılırken, MSV Duisburg da Bielefeld'i deplasmanda 2-0 yendi.
Ligde dün oynanan karşılaşmada VfL Bochum, sahasında Hannover 96 takımını 2-1 yenmişti.
Puan cetvelinde maç fazlasıyla 38 puanla 3. sırada yer alan Leverkusen'i 37 puanla Hamburger SV ve 35 puanla da Schalke 04 izliyor.
Ligde yarın karşıya karşıya gelecek olan 1. FC Nürnberg ve Energie Cottbus 16 puanla ligin son sıralarında yer alıyorlar.
Lider Bayern Münih ise yarın Hamburger SV'i ağırlayacak.
Bundesliga'da bugün oynanan karşılaşmalarda alınan sonuçlar şöyle:
Bayer Leverkusen - Schalke 04: 1-0
Eintracht Frankfurt - Werder Bremen: 1-0
VfL Wolfburg - Hertha BSC Berlin: 0-0
VfB Stuttgart- Karlsruher SC: 3-1
Borussia Dortmund - Hansa Rostock: 1-0
Arminia Bielefeld- MSV Duisburg: 0-2
Belediye gol yağdırdı
Son 15 haftada sadece bir galibiyet alarak tehlike sınırında dolaşan İstanbul BŞB evinde Konya'ya fena patladı: 5-0. Golleri Necati (2), İlyas, Cesairo ve İbrahim attıİstanbul Büyükşehir Belediyespor ile Konyaspor arasında Atatürk Olimpiyat Stadı'nda oynanan mücadelede evsahibi takımın gol şovu vardı. Son 15 haftada sadece bir galibiyet alarak küme düşme hattında tehlikeli haftalar yaşayan İstanbul BŞB, yeşil-beyazlı rakibini 5-0 yenerek rahat bir nefes aldı. Galibiyeti getiren golleri, 12 ve 77'de Necati Ateş, 37'de İlyas Kahraman, 54'te Marcus Vinicius Cesairo ve 67'de İbrahim Akın kaydetti. Geçen hafta Trabzonspor'u 1-0 yenen Konyaspor ise aldığı bu mağlubiyetle çıkışını sürdüremedi.
Bardağın boş tarafı için iş dünyasından uyarı
TOBB Kur ve faiz politikaları nedeniyle iç piyasalarda darboğaz sürüyor, sanayi için acil tedbirlere ihtiyaç var TÜSİAD Yaklaşan yerel seçimler kamu ...TOBB
Kur ve faiz politikaları nedeniyle iç piyasalarda darboğaz sürüyor, sanayi için acil tedbirlere ihtiyaç var
TÜSİAD
Yaklaşan yerel seçimler kamu mali sisteminde bozulma riski çıkardı ve bu konjonktürde daha da önem kazandı
ATO
4 bin işyeriyle yapılan anketten "2007 kötü geçti" sonucu çıktı. Canlılık alışveriş yapandan değil vitrin seyredenden
TGSD
Müşterisi olmasına karşın kapatma seçeneğiyle karşı karşı kalan firmalar var. Tekstilde yüz binlerce kişi işsiz kalabilir
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "Bardağın sürekli boş tarafını görerek analiz yapılmaz" diyerek isim vermeden eleştirdiği Ankara Ticaret Odası (ATO) olumsuzluklarla dolu bir rapor açıkladı. Ancak aynı gün iş dünyasının önemli örgütlerinden art arda açıklamalar geldi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Türkiye Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) ve Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) yaptıkları açıklamalarla 2008 için uyarılarda bulundu. Başbakan Erdoğan, hafta başı AK Parti grup toplantısında "Bazı kuruluşlar var ya, hedef saptırmayı çok sever. Devletin kurumları yalan söyler ama onlar doğru söylerler. Sadece kapanan şirket sayılarına bakarsanız tabloyu eksik görürsünüz, açılanı da görmeniz lazım. Sürekli bardağın boş tarafına bakarak doğru analiz yapamayız" demiş ve üstü kapalı ATO'yu eleştirmişti.
2007, 2006'DAN KÖTÜ GEÇTİ
Başbakan'ın açıklamalarının ardından iş dünyasından önemli açıklamalar geldi. ATO'nun, 4 bin 46 işyerinde yaptığı anketin sonuçlarına göre 2007 2006'dan daha kötü geçti. "Kârlılık ve satışlar düştü maliyetler arttı" diyenlerin oranı yüzde 55-80 arasında çıktı. ATO Başkanı Aygün, çarşı pazarda canlılık olduğunu ancak bunun alışveriş yapandan değil vitrin seyredenden kaynaklandığını söyledi. TOBB açıkladığı ortak bildiride 'İç piyasada darboğaz sürüyor acil önlem şart' derken TÜSİAD 2008 risklerini sıraladı. TGSD ise yüzbinlerce kişinin işsiz kalabileceği yönündeki uyarısını tekrarladı. İşte işdünyasının 4 örg ü t ü n d e n ö n e m l i uyarılar:
Kur ve faiz politikaları nedeniyle iç piyasalarda darboğaz sürüyor, sanayi için acil tedbirlere ihtiyaç var
TÜSİAD
Yaklaşan yerel seçimler kamu mali sisteminde bozulma riski çıkardı ve bu konjonktürde daha da önem kazandı
ATO
4 bin işyeriyle yapılan anketten "2007 kötü geçti" sonucu çıktı. Canlılık alışveriş yapandan değil vitrin seyredenden
TGSD
Müşterisi olmasına karşın kapatma seçeneğiyle karşı karşı kalan firmalar var. Tekstilde yüz binlerce kişi işsiz kalabilir
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "Bardağın sürekli boş tarafını görerek analiz yapılmaz" diyerek isim vermeden eleştirdiği Ankara Ticaret Odası (ATO) olumsuzluklarla dolu bir rapor açıkladı. Ancak aynı gün iş dünyasının önemli örgütlerinden art arda açıklamalar geldi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Türkiye Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) ve Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) yaptıkları açıklamalarla 2008 için uyarılarda bulundu. Başbakan Erdoğan, hafta başı AK Parti grup toplantısında "Bazı kuruluşlar var ya, hedef saptırmayı çok sever. Devletin kurumları yalan söyler ama onlar doğru söylerler. Sadece kapanan şirket sayılarına bakarsanız tabloyu eksik görürsünüz, açılanı da görmeniz lazım. Sürekli bardağın boş tarafına bakarak doğru analiz yapamayız" demiş ve üstü kapalı ATO'yu eleştirmişti.
2007, 2006'DAN KÖTÜ GEÇTİ
Başbakan'ın açıklamalarının ardından iş dünyasından önemli açıklamalar geldi. ATO'nun, 4 bin 46 işyerinde yaptığı anketin sonuçlarına göre 2007 2006'dan daha kötü geçti. "Kârlılık ve satışlar düştü maliyetler arttı" diyenlerin oranı yüzde 55-80 arasında çıktı. ATO Başkanı Aygün, çarşı pazarda canlılık olduğunu ancak bunun alışveriş yapandan değil vitrin seyredenden kaynaklandığını söyledi. TOBB açıkladığı ortak bildiride 'İç piyasada darboğaz sürüyor acil önlem şart' derken TÜSİAD 2008 risklerini sıraladı. TGSD ise yüzbinlerce kişinin işsiz kalabileceği yönündeki uyarısını tekrarladı. İşte işdünyasının 4 örg ü t ü n d e n ö n e m l i uyarılar:
CIA ABD'yi uyardı: PKK saldırabilir
McConnell: ''PKK daha önce ABD çıkarlarını hedef almamış olsa da.."ABD Merkezi Haberalma Teşkilatı CIA Başkanı Michael McConnell, terör örgütü PKK'nın, daha önce Amerikan çıkarlarını doğrudan hedef almadığını, ancak son dönemde PKK'ya karşı yürütülen işbirliği çerçevesinde, Türkiye ve Irak'taki Amerikan çıkarlarını hedef alan saldırı riskinin büyüyebileceğini söyledi.
CIA Başkanı McConnell, Senato istihbarat komitesinde, ABD'ye yönelik tehditlere ilişkin yıllık değerlendirmesini yaptı. Komitede, terör örgütü PKK'nın, Irak'ın kuzeyindeki kamplarda yaklaşık olarak 3 bin, 3 bin 500 üyesi bulunduğunu belirten McConnell, Türkiye içinde de 1000 ila 2000 arasında terör örgütü PKK mensubu bulunduğunu kaydetti. McConnell, İran ve Suriye'de de birkaç yüz PKK'lının bulunduğuna işaret ederek, amaçlarının, ''büyük Kürdistan'ı kurmak'' olduğunu ifade etti.
PKK'nın beş yıllık bir aradan sonra, büyük çaplı şiddet eylemlerine 2004 yılında yeniden başladığını anlatan McConnell, ''PKK daha önce ABD çıkarlarını hedef almamış olsa da Türkiye ve Irak'taki Amerikan çıkarlarına yönelik, karşılık verici saldırılar düzenlenmesi riski büyüyebilir'' ifadesini kullandı.
A.A.
CIA Başkanı McConnell, Senato istihbarat komitesinde, ABD'ye yönelik tehditlere ilişkin yıllık değerlendirmesini yaptı. Komitede, terör örgütü PKK'nın, Irak'ın kuzeyindeki kamplarda yaklaşık olarak 3 bin, 3 bin 500 üyesi bulunduğunu belirten McConnell, Türkiye içinde de 1000 ila 2000 arasında terör örgütü PKK mensubu bulunduğunu kaydetti. McConnell, İran ve Suriye'de de birkaç yüz PKK'lının bulunduğuna işaret ederek, amaçlarının, ''büyük Kürdistan'ı kurmak'' olduğunu ifade etti.
PKK'nın beş yıllık bir aradan sonra, büyük çaplı şiddet eylemlerine 2004 yılında yeniden başladığını anlatan McConnell, ''PKK daha önce ABD çıkarlarını hedef almamış olsa da Türkiye ve Irak'taki Amerikan çıkarlarına yönelik, karşılık verici saldırılar düzenlenmesi riski büyüyebilir'' ifadesini kullandı.
A.A.
Tiyatro sahnesinde 'Röportaj' yapacak
Nehir Erdoğan, 'Röportaj' adlı oyun ile eylül ayında ilk kez tiyatro sahnesine çıkacak. Sahne tozu yutmaya hazırlanan Erdoğan'ın partneri ise Altan Gördüm olacak
ES Es ilk 2 şansını kaybetti
Eskişehirspor, Karşıyaka deplasmanında kaybettiği puanla, Turkcell Süper Lig'e direk çıkma şansını kaybetti!top.location.href = "http://www.haberturk.com/haber.asp?id=71907&cat=170&dt=2008/05/04";
Bakan Günay'dan, MHP'li Vural'a: "Yalancı"
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural'ın kendisine yönelik ""Kafası 1980 öncesinin Marksist düşüncesiyle şekillendiği için MHP'ye hasmane bir yaklaşımı var. ...Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural'ın kendisine yönelik ""Kafası 1980 öncesinin Marksist düşüncesiyle şekillendiği için MHP'ye hasmane bir yaklaşımı var. Türk Bayrağı yerine kızılbayrak çekmişti" şeklindeki sözlerine sert tepki gösterdi. Günay, "Yalancıdır. Kendisini mahkemeye vereceğim" dedi.
Bakan Günay, TURSAB ile Kültür ve Turizm Bakanlığı arasında "Toplu Müze ve Ören Yeri Giriş Bileti Satışına İlişkin Protokol"ün imza töreni sonrasında gazetecilerin sorularını yanıtladı. MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural'ın kendisine yönelik sözlerinin hatırlatılması üzerine Günay şunları söyledi:
"Asıl bu açıklamalar Oktay Vural'ın 1980den önce kaldığını göstermektedir. Asıl bu açıklamalar kutuplaşmaya zemin hazırlandığını göstermektedir. Bu iddialar son derece haksız iddialardır. Bu iddiaları şiddetle reddediyorum. Yalancıdır. Kendisini mahkemeye vereceğim."
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Günay'ın, "türban konusunda MHP'yle uzlaşılmasını yanlış bulduğu"na ilişkin sözlerine tepki göstermiş ve şöyle konuşmuştu:
"Kültür Bakanı'nın AKP ile MHP arasındaki türban uzlaşmasından memnun olmadığı görülüyor. Kafası 1980 öncesi marksist düşünceyle şekillenmiş olduğu için MHP'ye hasmane yaklaşımı var. Günay'ın kafası geçmişte kalmış, Türkiye'yi kavrayamamış. Geçmişte takılı kaldığı için o günlerde nasıl bakıyorsa şimdi de aynı bakıyor. Kültür bakanı bir zamanlar Türk bayrağının yerine kızılbayrak çekmişti. Dolayısıyla böyle birinin MHP'ye karşı olması doğal, böyle çarpık düşünceler içinde olması da doğal. Çağı yakalayamayan, geçmişte takılı kalmış bir zihniyetin söylediği bu sözlere şaşırmamak lazım. Ayrıca, görülüyor ki, yeni "siyaset evi'ne de yaranmanın peşinde."
(ANKA)
Bakan Günay, TURSAB ile Kültür ve Turizm Bakanlığı arasında "Toplu Müze ve Ören Yeri Giriş Bileti Satışına İlişkin Protokol"ün imza töreni sonrasında gazetecilerin sorularını yanıtladı. MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural'ın kendisine yönelik sözlerinin hatırlatılması üzerine Günay şunları söyledi:
"Asıl bu açıklamalar Oktay Vural'ın 1980den önce kaldığını göstermektedir. Asıl bu açıklamalar kutuplaşmaya zemin hazırlandığını göstermektedir. Bu iddialar son derece haksız iddialardır. Bu iddiaları şiddetle reddediyorum. Yalancıdır. Kendisini mahkemeye vereceğim."
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Günay'ın, "türban konusunda MHP'yle uzlaşılmasını yanlış bulduğu"na ilişkin sözlerine tepki göstermiş ve şöyle konuşmuştu:
"Kültür Bakanı'nın AKP ile MHP arasındaki türban uzlaşmasından memnun olmadığı görülüyor. Kafası 1980 öncesi marksist düşünceyle şekillenmiş olduğu için MHP'ye hasmane yaklaşımı var. Günay'ın kafası geçmişte kalmış, Türkiye'yi kavrayamamış. Geçmişte takılı kaldığı için o günlerde nasıl bakıyorsa şimdi de aynı bakıyor. Kültür bakanı bir zamanlar Türk bayrağının yerine kızılbayrak çekmişti. Dolayısıyla böyle birinin MHP'ye karşı olması doğal, böyle çarpık düşünceler içinde olması da doğal. Çağı yakalayamayan, geçmişte takılı kalmış bir zihniyetin söylediği bu sözlere şaşırmamak lazım. Ayrıca, görülüyor ki, yeni "siyaset evi'ne de yaranmanın peşinde."
(ANKA)
Denizli 'idman' yaptı
Paralarını alamadıkları gerekçesiyle hafta içindeki idmanlara çıkmayan Denizlisporlu futbolcular, yine de Gençlerbirliği'ni yendiDenizli, evinde Gençlerbirliği'ni 3-2 yendi ve puanını 39'a yükselterek iyice rahatladı. Para alamadıkları için hafta boyu idmana çıkmayan yeşilsiyahlıların kaptanı Yusuf, "Antrenmanlara çıkmamaya, kendimiz çalışmaya devam edeceğiz. Sorunumuz yönetimle" dedi.
DENİZLİ-GENÇLERBİRLİĞİ: 3-2
STAT: Atatürk GOLLER: Serhat (41), Yusuf (67), Carlos Alberto (75) / Okan (38), Isaac (90) SARI KARTLAR: Julio Cesar, Yusuf, Musa, Zafer, Christian / Kerem, Hakan DENİZLİ: Hamidou **, Selahattin **, Hasan **, Fatih Yiğen **, Carlos Albe
DENİZLİ-GENÇLERBİRLİĞİ: 3-2
STAT: Atatürk GOLLER: Serhat (41), Yusuf (67), Carlos Alberto (75) / Okan (38), Isaac (90) SARI KARTLAR: Julio Cesar, Yusuf, Musa, Zafer, Christian / Kerem, Hakan DENİZLİ: Hamidou **, Selahattin **, Hasan **, Fatih Yiğen **, Carlos Albe
Vali suçu 'düşük kod'a yükledi
İstanbul Valisi Güler, TBMM İnsan Hakları Komisyonu'na, Dink'e eylem yapılacağına ilişkin Trabzon Emniyeti'nin uyarı yazısının "düşük kodlu" olduğu için dikkate alınmadığını söylediH, Meclis İnsan Hakları Komisyonu'nun Hrant Dink suikastını incelemek üzere oluşturduğu alt komisyonun tutanaklarının önemli bölümlerini açıklıyor. Tutanaklarda, hem İstanbul Valisi Muammer Güler, hem de Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, Trabzon İstihbarat Şube Müdürlüğü'nün uyarı yazısına karşın Hrant Dink'in korunmamasını, yazının "düşük kodlu" olmasına bağlıyor. Güler ve Cerrah, "O kodla gelen yazı emniyet müdürüne veya valiye kadar çıkmaz" diyerek, kendilerini savundu. AK Parti Bursa Milletvekili Mehmet Ocaktan'ın başkanlığını yaptığı komisyon, 3-4 Ocak tarihleri arasında İstanbul'da resmi yetkilileri dinledi ve Dink ailesi ile evinde görüştü. Görüşmenin tutanaklarına İstanbul Valisi Muammer Güler'in çarpıcı açıklamaları şöyle yansıdı:
* Vilayetteki konuşma 2004 yılında. Cinayetle arada 3 yıl var. 06.02.2004'te Hrant'ın Sabiha Gökçen hakkında çıkan yazıları gerginlik çıkardı.
* İstanbul'da koruma önlemi alınabilecek 500'e yakın Ermeni kişi ve kuruluş var. Aklımıza Dink'le konuşmak geldi. Azınlık işlerine bakan vali yardımcımız Dink'i çağırdı. Dink iyiniyet ve nezaket kuralları çerçevesinde uyarılmak istendi.
TEHDİT EDİLMEDİ
* Vali Yardımcısı tarafından tehdit edilmemiştir. Dink'in tehdit edildiğine dair valiliğe yapılmış bir başvurusu yoktur. Koruma talebi de yoktur.
* Trabzon İstihbarat Şube Müdürlüğü'nden İstanbul İstihbarat Şube Müdürlüğü'ne gönderilen yazı yüksek kodla gelmemiş ve Yardımcı İstihbarat Elemanına (YİE) dayanan bir istihbarattır. Yani çok güvenilir değil. Oluşum Trabzon'da, mesela yazıda Yasin Hayal İstanbul'a gidebilir deseydi önemli olabilirdi. O kodla gelen yazı emniyet müdürüne veya valiye kadar çıkmaz. Yalnız bir eksik var İstanbul Emniyeti cevap yazabilirdi. O yapılmamış.
* Vilayetteki konuşma 2004 yılında. Cinayetle arada 3 yıl var. 06.02.2004'te Hrant'ın Sabiha Gökçen hakkında çıkan yazıları gerginlik çıkardı.
* İstanbul'da koruma önlemi alınabilecek 500'e yakın Ermeni kişi ve kuruluş var. Aklımıza Dink'le konuşmak geldi. Azınlık işlerine bakan vali yardımcımız Dink'i çağırdı. Dink iyiniyet ve nezaket kuralları çerçevesinde uyarılmak istendi.
TEHDİT EDİLMEDİ
* Vali Yardımcısı tarafından tehdit edilmemiştir. Dink'in tehdit edildiğine dair valiliğe yapılmış bir başvurusu yoktur. Koruma talebi de yoktur.
* Trabzon İstihbarat Şube Müdürlüğü'nden İstanbul İstihbarat Şube Müdürlüğü'ne gönderilen yazı yüksek kodla gelmemiş ve Yardımcı İstihbarat Elemanına (YİE) dayanan bir istihbarattır. Yani çok güvenilir değil. Oluşum Trabzon'da, mesela yazıda Yasin Hayal İstanbul'a gidebilir deseydi önemli olabilirdi. O kodla gelen yazı emniyet müdürüne veya valiye kadar çıkmaz. Yalnız bir eksik var İstanbul Emniyeti cevap yazabilirdi. O yapılmamış.
Suat'la Şebnem'e mutluluklar!
Bir yarışma programında Müslüm Gürses ile birlikte yarışacak olan Melike Öcalan, bir süre önce boşandığı popçu Suat Suna hakkında ilk defa konuştu. ...Bir yarışma programında Müslüm Gürses ile birlikte yarışacak olan Melike Öcalan, bir süre önce boşandığı popçu Suat Suna hakkında ilk defa konuştu.
Güzel sunucu şunları söyledi: "Suat'la görüşmüyoruz ama düşman da değiliz. Kendisi beni aldatacak yapıda bir adam değildir. Basında çıktığı gibi Şebnem Schaeffer ile birlikteyse, kendisine mutluluklar diliyorum."
GÜNAYDIN
Güzel sunucu şunları söyledi: "Suat'la görüşmüyoruz ama düşman da değiliz. Kendisi beni aldatacak yapıda bir adam değildir. Basında çıktığı gibi Şebnem Schaeffer ile birlikteyse, kendisine mutluluklar diliyorum."
GÜNAYDIN
Çocuğun kişiliğini aile belirliyor
Iowa Üniversitesi'nde yürütülen yeni bir çalışma, bebeklik döneminde anne-babasıyla pozitif bir ilişki kuran çocukların; sabırlı, düşünceli ve otokontrollü olduklarını gözler önüne serdi. ...Iowa Üniversitesi'nde yürütülen yeni bir çalışma, bebeklik döneminde anne-babasıyla pozitif bir ilişki kuran çocukların; sabırlı, düşünceli ve otokontrollü olduklarını gözler önüne serdi. Anne, baba ve bebekten oluşan 102 aileyle yürütülen çalışmanın, bebekler 4.5 yaşına gelene dek sürdürüldüğü belirtildi. İlk iki yıl, ebeveynle bebek arasındaki ses ve hareket uyumu, iletişim ve birbirleriyle vakit geçirmekten hoşlanıp hoşlanmadıkları araştırıldı. Sonuçta; ilk iki yıl annesiyle yakın, pozitif ve uyumlu bir ilişki içinde olan bir çocuğun, annesinin isteklerini önemsediği ve otokontrollü bir şekilde hareket ettiği belirlendi. Babasıyla olan ilişkisinin pozitif olmasının ise, çocuğun kendi başına doğru kararlar almasını sağladığı gözlemlendi.
Tansiyonunuzu süt ile düşürebilirsiniz
Hipertansiyonla ilgili, yaklaşık otuz bin orta yaş ve üstü kadının katıldığı yeni bir araştırmanın sonuçlarına göre; günde iki bardak yağsız süt içen ...
Kesilen parmak pudra ile büyüdü
ABD'de, 3 yıl önce parmak ucu kesilen kişinin orta parmağı domuz mesanesinden pudra ile dört haftada tekrar uzadıABD'de bilim adamları ürettikleri "mucize pudrayla" kopan parmak ucunu yeniden çıkarmayı başardı!.. Üç yıl önce yaşanan ve CBS televizyonunun ortaya çıkardığı olayın kahramanı ise, maket uçak yaparken elinin orta parmağının ucunu koparan Lee Spievcak... Genetik araştırmalar yapan kardeşinin önerisi üzerine domuz mesanesindeki hücre ve proteinlerin toz haline getirilmesiyle elde edilen pudrayı süren Spievcak'ın parmak ucu, 4 haftada eski halini aldı. Pittsburg Üniversitesi uzmanlarının uzun yıllar üzerinde çalışarak geliştirdiği bu yeni nesil "mucize pudra" domuz mesanesinden elde edilen "extracellular matrix" (Hücredışı matriksi) sayesinde mucizeler yaratıyor. Bu matriks kesilen bölgeye sürüldüğünde, kök hücreleri uyararak yeniden organın yapılanması için harekete geçmelerini sağlıyor.
ORDU KULLANIYOR
Protein ve hücre bağlayıcılarından oluşan matriksi pudra haline getirdiklerini belirten genetik uzmanı Dr. Steven Badylak da şu bilgileri verdi: "Pudra sürüldüğü yerdeki hücreleri kontrol altına alarak yeniden üretime geçmelerini emrediyor. Vücudun kesik yeri kaplama girişimini engelliyor. Hücrelerin damara, tırnağa ya da deriye dönüşmesi için onları yönlendiriyor. Nerede ihtiyaç varsa yetişkin kök hücreler gerekli organları oluşturmaya başlıyor." Dr. Badylak'a göre teorik olarak bu şekilde kopan bir bacağın yeniden çıkartılması da mümkün. Yöntem aslında ABD ordusunda sakat kalan askerler için kullanılıyor ancak, bu haberle ilk kez kamuoyuna yansıdı. Sıradaki hedef, kopan kol ve bacakları da yeniden çıkartabilmek ya da yanık teni yeniden oluşturmak.
ORDU KULLANIYOR
Protein ve hücre bağlayıcılarından oluşan matriksi pudra haline getirdiklerini belirten genetik uzmanı Dr. Steven Badylak da şu bilgileri verdi: "Pudra sürüldüğü yerdeki hücreleri kontrol altına alarak yeniden üretime geçmelerini emrediyor. Vücudun kesik yeri kaplama girişimini engelliyor. Hücrelerin damara, tırnağa ya da deriye dönüşmesi için onları yönlendiriyor. Nerede ihtiyaç varsa yetişkin kök hücreler gerekli organları oluşturmaya başlıyor." Dr. Badylak'a göre teorik olarak bu şekilde kopan bir bacağın yeniden çıkartılması da mümkün. Yöntem aslında ABD ordusunda sakat kalan askerler için kullanılıyor ancak, bu haberle ilk kez kamuoyuna yansıdı. Sıradaki hedef, kopan kol ve bacakları da yeniden çıkartabilmek ya da yanık teni yeniden oluşturmak.
Sürpriz bir beraberlik mi var?
Geçtiğimiz yıl Hülya Avşar'ın sevgilisi olarak adını duyuran Ali Güven'in adı, şimdilerde İpek Tuzcuoğlu ile anılıyor. Ancak, önceki gece Harbiye'deki ...iğimiz yıl Hülya Avşar'ın sevgilisi olarak adını duyuran Ali Güven'in adı, şimdilerde İpek Tuzcuoğlu ile anılıyor. Ancak, önceki gece Harbiye'deki Loft Restaurant'ta arkadaşları ile yemek yiyen ikili bu iddiayı kabul etmiyor. İpek Tuzcuoğlu, gazetecilerin "Ali Güven ile ilişkiniz var mı?" sorusuna "Sadece arkadaşım. Masada başkaları da vardı. Baş başa değildik" şeklinde yanıt verdi. Mekanı önce İpek Tuzcuoğlu, ondan 5 dakika sonra da Ali Güven terk etti.
Ceza uyarısı
Bursaspor Kulübü Başkanı İbrahim Yazıcı, yeşil-beyazlı taraftarlara kötü ve çirkin tezahürat uyarısında bulundu.İbrahim Yazıcı, kulübün ''www.bursaspor.org.tr'' adresli resmi internet sitesine yaptığı açıklamada, Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu'nun (PFDK) bu sezon yeşil-beyazlı kulübe 'çirkin ve kötü tezahürat' nedeniyle 120 bin YTL para ve 2 maç seyircisiz maç oynama cezası verdiğini anımsattı.
Bursaspor'un, en büyük gücü olan taraftarlarından yoksun olduğu maçlarda 4 puan kaybettiğini kaydeden Yazıcı, ayrıca kulübün seyircisiz maçlardaki hasılat kaybının da unutulmaması gerektiğini belirtti.
Yazıcı, ''çirkin ve kötü tezahürat'' nedeniyle kulübün alınabilecek cezaların sınırına geldiğini belirten Yazıcı, taraftarlara hitaben şunları kaydetti:
''Kötü ve çirkin tezahürat nedeniyle alınacak bir ceza kulübe büyük maddi sorun yaratır. Alınabilecek cezalar neticesinde takımımızın sahada kazanmış olduğu 3 puan silinecektir. İçeride ve dışarıda oynayacağımız tüm maçlarda, sadece takımı coşturmak ve desteklemek adına tezahürat yapmanızı, kötü davranış ve tezahüratlardan kaçınmanızı kulübümüzün menfaatleri için, Türkiye'nin en iyi taraftarı olan sizlerden istiyoruz. Sadece sahada oynanacak futbolun güzelliği ve olumlu sonuçlar adına her türlü desteği vermenizi, sadece kendinizi değil, yanınızda oturan arkadaşınızı da bu hedef doğrultusunda yönlendirmenizi tüm yönetim kurulu olarak rica ediyoruz.''
A.A.
Bursaspor'un, en büyük gücü olan taraftarlarından yoksun olduğu maçlarda 4 puan kaybettiğini kaydeden Yazıcı, ayrıca kulübün seyircisiz maçlardaki hasılat kaybının da unutulmaması gerektiğini belirtti.
Yazıcı, ''çirkin ve kötü tezahürat'' nedeniyle kulübün alınabilecek cezaların sınırına geldiğini belirten Yazıcı, taraftarlara hitaben şunları kaydetti:
''Kötü ve çirkin tezahürat nedeniyle alınacak bir ceza kulübe büyük maddi sorun yaratır. Alınabilecek cezalar neticesinde takımımızın sahada kazanmış olduğu 3 puan silinecektir. İçeride ve dışarıda oynayacağımız tüm maçlarda, sadece takımı coşturmak ve desteklemek adına tezahürat yapmanızı, kötü davranış ve tezahüratlardan kaçınmanızı kulübümüzün menfaatleri için, Türkiye'nin en iyi taraftarı olan sizlerden istiyoruz. Sadece sahada oynanacak futbolun güzelliği ve olumlu sonuçlar adına her türlü desteği vermenizi, sadece kendinizi değil, yanınızda oturan arkadaşınızı da bu hedef doğrultusunda yönlendirmenizi tüm yönetim kurulu olarak rica ediyoruz.''
A.A.
Pakistan'da intihar saldırısı
Seçim ofisine düzenlenen saldırıda 27 kişi öldü, 90 kişi yaralandı.Pakistan'ın kuzeyindeki bir seçim ofisine arabalı intihar saldırı düzenlendi. Saldırıda en az 27 kişi ölürken 90 kişi de yaralandı.
Saldırı, Pakistan-Afganistan snırındaki Parachinar'da meydana geldi. Saldırı, seçimlere 2 gün kalmışken gerçekleştirildi. Ölenlerin çoğunun, muhalefetteki Pakistan Halkçı Partisi mensubu olduğu bildirildi.
Cihan
Saldırı, Pakistan-Afganistan snırındaki Parachinar'da meydana geldi. Saldırı, seçimlere 2 gün kalmışken gerçekleştirildi. Ölenlerin çoğunun, muhalefetteki Pakistan Halkçı Partisi mensubu olduğu bildirildi.
Cihan
BBG'li Edi'nin bebek dramı
Tüp bebek yöntemiyle doğan bebeği anne karnındayken "tüberküloz" kaptığı anlaşılamayınca öldü..
Sahaflardan ders kitapları çalıyordum!
Hande Ataizi, geçmişiyle ilgili gizli kalmış bir gerçeği açıkladı. Lüks yaşadığı için eleştirilen, parasını har vurup harman savurduğu iddia edilen Ataizi, itiraflarıyla şaşırttı. ...e Ataizi, geçmişiyle ilgili gizli kalmış bir gerçeği açıkladı. Lüks yaşadığı için eleştirilen, parasını har vurup harman savurduğu iddia edilen Ataizi, itiraflarıyla şaşırttı. Ünlü oyuncu Mega Magazin programında şu açıklamaları yaptı:
İddiaya giriyorduk
"Herkes beni paranın değerini bilmemekle suçluyor. Paranın değerini biliyorum. Üniversitede öğrenciyken yokluktan kitap çalıyordum. Arkadaşlarımla sahaflara gidip ders kitaplarını çalıyorduk. Hatta 'kim daha ağır kitap çalacak' diye iddiaya giriyorduk. O dönem elimi cebime attığımda üç milyon çıksa bayram ediyordum. Şimdi ise zor durumda kalmayayım diye para biriktiriyorum."
İddiaya giriyorduk
"Herkes beni paranın değerini bilmemekle suçluyor. Paranın değerini biliyorum. Üniversitede öğrenciyken yokluktan kitap çalıyordum. Arkadaşlarımla sahaflara gidip ders kitaplarını çalıyorduk. Hatta 'kim daha ağır kitap çalacak' diye iddiaya giriyorduk. O dönem elimi cebime attığımda üç milyon çıksa bayram ediyordum. Şimdi ise zor durumda kalmayayım diye para biriktiriyorum."
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)