12 Şubat 2009 Perşembe

Metehan Demir yazdı

2008'de Türkiye'yi bekleyen kritik başlıklarBir süredir medyada 2007’nin en önemli olayları ile ilgili kıyamet gibi haberler çıkıyor. Ama, biri çıkıp da, ‘Bana ne kardeşim 2007’nin önemli olaylarından…Benim başıma gelenden daha önemli ne olabilir’, dese kim ne diyebilir?
Mesela ‘şu yakınımı kaybettim’, ‘iflas ettim’, ‘bu hastalıkla mücadele ettim, ölümden döndüm’, ‘kaza geçirdim’, ‘terfi edemedim, geleceğe ait tüm umudumu kaybettim’,’bunca yıllık ilişkimi bitirdim’,’aşık oldum’, ‘işten atıldım’, ‘sonunda zengin oldum’ gibi yüzlerce şekilde çoğaltılabilecek örneklerle karşımıza gelinse, ‘haklısınız’dan başka kim ne diyebilir?
İletişim içinde olduğu çevre ve kendi hayatının öncelikleri paralelinde mutlaka kendine göre herkesin 2007’de en önemli olayı birbirinden farklı oldu.
Birinin hayatının akışını değiştiren diğerinin umrunda olmazken, Türkiye’yi sarsan bir olay dahi olsa bazılarımızın çok daha bireysel vakaları vardı.
Şimdi, çoğumuzun kaçarcasına terkettiği 2007 ve büyük bir umutla beklediği 2008 rüyalarını yaşıyoruz.
Aslında yılbaşı psikolojisi, çok basit bir saat sisteminin devinimde geri dönmek üzere gidilen kaçacak delik, bir ufak mola.
İnşallah tersi olur ama… 1 Ocak, 2 Ocak veya gelecek günler sihirli bir değneğin dokunduğu şekilde alıp bizi uçurmayacak. Önemli olan, 2007’de ne yaptık, 2008’de ise bir önceki  yılda nerelerde hata yaptığımızı görüp, ona gore ne hazırlık yaptığımız. Yoksa daha nice yılbaşı kaçışları yaşarız.
Doğru... bireysel çıkmazlar ve şahsi olarak 2007’nin en önemli olayları hepimiz için değişiyor.
Ama bütün  bunları konuşurken, ortada bir gerçek var. O da, ülkenin yaşadığı olayların hepimizde doğrudan veya dolaylı olarak, en azından psikolojik de olsa etki yarattığı. Çünkü artık dünyada bir ülkenin iç ve dış politikasının doğrudan bireyi etkilediği bir gerçek.
Türkiye’de 2007’ye bakıldığında unutulmaz olaylar arasında, Agos Gazetesi  Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesi, Genelkurmayın 27 Nisan gece  bildirisi, Ankara Anafartalar Çarşısı’ndaki bombalı  saldırıda 9 kişinin ölümü, bazı illerde yapılan Cumhuriyet mitingleri, Anayasa Mahkemesi’nin Cumhurbaşkanlığı seçimi için 367 yeter sayısı gerektiği yönündeki kararı, bu çerçevede Abdullah Gül’ün yaşadığı zorlu süreç, 22 Temmuz seçimleri, AKP’nin yüzde 47’lik seçim zaferi, Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı seçilmesi, referandum sonuçları, terörist  PKK’nın Türkiye’yi ayağa kaldıran saldırıları, ABD ile gerilen ilişkiler ve son olarak ardarda  Kuzey Irak’ta PKK’ya vurulan darbeler var. Bununla birlikte Atlas Jet’in Isparta’da düşen uçağından, Milli Takım’ın 2008 Avrupa Şampiyonası  finallerine gitmesinden,  Malatya’da yayınevinde insanların katledilmesine dek bir çok olayı da not düşebiliriz.
Peki, 2008’de neler olacak? Türkiye’yi hangi  başlıklar bekliyor? 
-İçeride ve Kuzey Irak’ta terörle mücadele devam edecek.  PKK yeniden ayağa  kalkabilmek, eylem yapabilmek ve destek  bulabilmek için elinden geleni  yapacak. Misilleme girişimlerine karşı emniyet alarm durumunu sürdürecek. 
-ABD ile ilişkiler, terörle mücadele ve sözde Ermeni  soykırımı tasarısında Washington’un izleyeceği samimi politikaların seyri ve devamı doğrultusunda büyük önem taşıyacak. Afganistan’da yalnız kalması, Irak’tan çekilme planlarında Ankara’nın önemini anlaması ve İran politikalarında sıkı müttefikler arama paniği Amerika’yı PKK ile mücadele dahil biraz daha Türkiye’nin yanına itmiş görünüyor. Ama bu kavramanın iyi yönetilme becerisi tamamen Türkiye’ye bağlı.  Yıl sonunda ABD Başkanlik seçimleri de bu çerçevede Ankara tarafından çok iyi bir gelecek projeksiyonuna oturtulmalı.
-AK Parti’nin Anayasa değişikliği çalışmaları doğrultusunda türbanın üniversitelerde serbest bırakılması  girişimleri en kritik tartışma noktalarından biri olacak. Gözlerin üzerinde olacağı isimlerden biri de hükümete yakın olduğu şeklinde suçlanan ve türbana üniversitede olumlu baktığı bilinen yeni YÖK Başkanı .
-Terörle mücadelede uyum içinde giden Hükümet-Asker ilişkileri türban meselesi  başta olmak üzere zaman zaman dalgalı bir süreç içine girebilir.
-PKK terör örgütünün çözülmesi girişimleri doğrultusunda hükümetin TCK’nın 221. Maddesi  üzerinde yaptığı suça karışmamış örgüt üyelerinin eve dönmeleri  çalışması tartışma yaratmaya devam edecek. Bunun af olmadığı anlatılmaya çalışılacak.
-CHP’nin Kongresi yine olaylı geçecek. Partinin yaşadığı olumsuz süreç yeni oluşumları, istifaları getirebilir.
- Rumlara Türk liman ve havaalanlarının açılması konusunda olağanüstü çaba sarfeden AB ile ilişkiler müzakereler anlamında da karşılıklı restleşmelerle kör topal devam edecek. Kimin kimi  istediği muamması olanca haşmeti le sürecek.  2008’in 2. Yarısında Carlo Bruni ile beraberliği tüm dünya tarafından yakından izlenen Sarkozy’nin Fransa’sı AB Dönem Başkanı olacak. Bu dönem pek bir şenlikli geçecek.
-Kıbrıs sorununda taraflar arasında uzlaşma çok konuşulacak ama somut sonuca ulaşmak o kadar kolay olmayacak. Yunanistan ile Ege’de gerginlik sürecek.
-Sözde Ermeni soykırımı tasarısı dünyanın çeşitli ülkelerinde Türkiye’ni karşısına gelmeye devam edecek.
-İrtica tehlikesi  ile ilgili zaman zaman yine taraflar arasında ‘var mı, yok mu’ rauntları yaşanabilir.
- Türkiye, Ortadoğu Barış Süreci, Pakistan, Kosova ve benzeri  konularda, ‘ne şiş yansın ne kebap’ prensibi ile durumu idare edecek. 
–Abdullah Gül’ün  tarafsız mı, yoksa hükümetin Çankaya Noteri mi olduğu tartışılmaya devam edecek.
-Kabinede  revizyon  ve  Mart 2009’daki yerel seçimler sık sık konuşulacak.
 -Medyada büyük dalgalanmalar ve yer değiştirmeler olabililir.
-Herşey planlandığı gibi giderse, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt Ağustos’ta bu görevini  Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ’a devredecek.  Gözler, bu görevde 2 yıl kalacak Başbuğ Paşa’nın nasıl bir çizgi izleyeceğinde olacak.
- Ekonomide yabancı yatırımcılar çekilmeye çalışılacak. Dünyadaki ekonomik dalgalanmalar zaman zaman Türkiye’ye zor anlar yaşatabilir. Dolar ve Euro’nun aşırı değerliliği Türk şirketlerinin işini biraz daha zorlaştıracak.
Tabii bir de kesin olanlar da var. Mesela, deprem tedbirleri ile ilgili hiç bir somut adım atılmayacak, caydırma olmadığı için trafik kazaları rekora gidecek, dolaylı  vergilerde dünya şampiyonluğu kimseye kaptırılmayacak, sabit gelirli memurlarının durumunda iyileşme olmayacak,  asgari ücret en fazla 30 ytl artacak , bedelli askerlik veya askerliğin kısaltılması söz konusu olmayacak.
Durum böyle….
Türkiye’yi anlatmaya çalıştık. Çünkü, bu başlıklardaki gelişmeler bir şekilde hepimizi ilgilendiriyor. 
Ama yine de umarız 2008 hepimiz ve ülkemiz için unutulmaz ama bir o kadar da iyi olaylarla geçer. 
Çünkü bu ülke iyi şeyleri de hakediyor.
 
 

Hiç yorum yok: