16 Şubat 2009 Pazartesi

Futbolun büyüsü

Terim'in bu konuşması, kaleci Volkan'ın rakip oyucuya yaptığı saldırının bir benzeri
Türker Alkan yazdı..Milli Takımımız Portekiz’e yenilince karım hemen bir teselli noktası bulmuştu: “Hiç olmazsa serseri maganda kurşunundan kurtulduk,” demişti. Ama İsviçre galibiyeti, arkasından Çek zaferi maganda kurşununu gene gündeme getirdi.
Üç maçı da izledim. Futboldan pek anlamam ama, iki çift laf etmeden duramayacağım.
Portekiz’e hakkıyla yenildik. Son iki maçı da hakkıyla aldık. Fakat kazandığımız maçlardaki sürpriz unsuru âdeta şok yarattı. Kitleleri sokağa döktü.
İtiraf etmeliyim ki mağlup durumdaki bir Türkiye’yi izlemeye dayanamıyorum. Çekler
2 -0 öne geçince maçı izlemekten vazgeçtim. “Ben yatıyorum,” dedim. On dakika sonra karımın sesi geldi, “Bir gol attık!” Yattığıma pişman oldum ama, kalkmadım. Arkasından tekrar karımın sesi, “Gool!”
Eh artık kalkmak vacip olmuştu. Böylece son golü izlemek nasip oldu.
Ve halkımız sokaklara döküldü. 
Ve basın olaya geniş yer verdi.
Ve Fatih Terim ağır konuştu, “Utanmıyorsunuz,” dedi basına! Ama İmparator Fatih bey şu anda öyle prestijli bir konumda ki, basın bu hakareti duymazdan geldi, sineye çekti.
Halkın ve basının coşkusunda salt bir futbol maçı galibiyetinden çok daha fazlası vardı sanırım. Dünkü gazete manşetlerinden bir kaçına bakın: “Dünya bizi konuşuyor,” “Bize karşı koyacak takım yok,” “Türklere şapka çıkarıyoruz,” “Dünya Türk’e hayran,” “Dış basın: Cesur yürekler.”
Böylece AB kapısında bekletilmenin acısını mı çıkardık? Belki.
Yalnız AB değil. İş arayıp da bulamayan gençlerimiz, üniversiteye  giremeyen çocuklarımız, siyasal kavgalardan bıkanlarımız, kısacası dertlerden bıkanlarımız için de bu futbol başarıları bir panzehir etkisi yaratmış olmalı.
Kısacası böyle bir başarıya şiddete ihtiyacımız vardı sanırım.
Futbol yorumcularını toplumbilimcilere benzetiyorum. Her şey olup bittikten sonra ‘neden öyle olduğunu’ açıklamanın bir yolunu buluyorlar. Şimdi gene iş başındalar.
Şampiyon olur muyuz? Bunu bilmek mümkün değil. Fakat, şampiyon olamasak bile, takımımızın şu ana kadar sergilediği başarı hiç de küçümsenecek cinsten değil.
Fatih Terim belli ki işini biliyor. Sevimli ve zeki bir insan. Ama televizyon karşısına geçip basına hakaretler yağdırması anlaşılacak ve kabul edilebilecek cinsten bir şey değildi. Kimlerden şikâyetçi ise onları eleştirmeliydi, bütün basına hakaret etmesi kabul edilemez. Terim’in bu konuşması, kaleci Volkan’ın rakip oyucuya yaptığı saldırının bir benzeri. Oysa hocanın öğrencilerine  örnek olması, onlara soğukkanlı olmayı öretmesi gerekmez miydi?
Türker ALKAN - RADİKAL

Hiç yorum yok: